NATO, deniz altı kablolarına yapılacak sabotaja ya da diğer arızalara karşı yedekleme anlamında ve küresel iletişim ağlarının dayanıklılığını artırmak için Proje HEIST’i (Telekomünikasyon Bilgi Güvenliğini Sağlayan Hibrit Uzay-Denizaltı Mimarisi) geliştiriyor.
Kasım ortalarında, Finlandiya’yı Estonya ve Almanya’ya bağlayan deniz altı kablolarının kesildiği ortaya çıktı. Henüz olayın mahiyeti anlaşılamamış olsa da, batılı kaynaklar sabotajdan şüpheleniyor. Bu olay ayrıca kritik altyapıların kırılganlığını göstermiş oldu.
Küresel veri trafiğinin %95’inden fazlasının deniz altı kablolarına dayandığı göz önüne alındığında, bunların kesintiye uğraması önemli ekonomik ve güvenlik etkilerine yol açabilir.
Proje HEIST’in Temel hedefleri şöyle sıralanıyor;
- Hasar Tespiti: HEIST, deniz altı kablo hasarını metre düzeyinde doğrulukla tespit etmeyi ve kesintilerin derhal tespit edilip onarılmasını sağlamayı amaçlıyor.
- Verilerin Yönlendirilmesi: Kablo hasarı durumunda sistem, kesintisiz iletişimi garanti altına alarak verileri uydu ağları üzerinden otomatik olarak yeniden yönlendirecek.
- Açık Kaynaklı Protokoller: HEIST, iletişim altyapısını korumada küresel iş birliğini ve standardizasyonu teşvik etmek için açık kaynaklı protokoller kurmayı planlıyor.
Uydular birincil yedekler olarak hizmet etse de, mevcut bant genişlikleri fiber optik kablolarla karşılaştırıldığında sınırlı. Örneğin, Google’ın en son fiber optik hatları saniyede 340 terabit’e kadar hızlara ulaşabilirken, çoğu uydu saniyede ancak yaklaşık 5 gigabit işleyebiliyor.
Radyo iletiminden lazerlere geçiş gibi uydu teknolojisindeki ilerlemelerin uydu bant genişliğini önemli ölçüde artırması bekleniyor. Starlink ve Amazon’un Project Kuiper gibi şirketler, veri iletim hızlarını iyileştirmek için halihazırda lazer tabanlı iletişim sistemleri geliştiriyor.
NATO, Project HEIST’i uygulayarak, potansiyel tehditlere dayanabilecek ve dünya çapında sürekli bilgi akışını sağlayabilecek daha sağlam ve esnek bir iletişim altyapısı oluşturmayı hedefliyor.



Kaynak : 