web analytics
Çarşamba, Haziran 24, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa TELEKOM TEKNOLOJİK MEVZUAT - HUKUK 5651 - Erişim Engelleme

Ne Göreceğimize, Ne Öğrenebileceğimize, Ne Alacağımıza Google, Facebook,Amazon mu Karar mı Veriyor?

Mehmet Taşnikli-Mehmet Taşnikli
9 Haziran 2014
-5651 - Erişim Engelleme, İnternet Gelişimi & Sosyolojisi
0
Ne Göreceğimize, Ne Öğrenebileceğimize, Ne Alacağımıza Google, Facebook,Amazon mu Karar mı Veriyor?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Anlaşılan, interneti sınırlandıran ya da istediğimize ulaşmamıza engel olanlar sadece hükümetler değil. Maalesef “tekel” haline gelen bazı internet devleri, bizlerin yani internet kullanıcılarının neyi görüp, neyi görmeyeceğine de karar verebiliyor. Çare mi? Hiçbir firmanın tekel olmasına izin vermemek..

Batı basınında son aylarda bazı yayınlarda “Büyükler, çirkin davranıyor” deniliyor. Bununla kastedilen, Google, Facebook ve Amazon gibi internet devlerinin, tekel olmalarının ve kara kutu algoritmasının kötü yönlerini.

Google, Facebook ve Amazon gibi yarı tekel niteliği taşıyan yatırımlar ve onların gizemli algoritmaları internet kullanıcıları olarak bizlerin ne göreceğimizi, ne öğreneceğimizi ve de ne satın alacağımızı etkilemelerine izin vermeleri dolayısıyla bizler için birer tehlike oluşturabileceklerini son günlerde çeşitli gelişmeler sonucunda tekrar kanıtlamış oldular.

İnternet harika bir şey! İçeriği ve ürünleri ile sınırsız bir evren. Üstelik tüm bunlar bir sandalye başının rahatlığında veya avuç içi uzaklığında! Sanki yüzyıllar öncesinden bir bilim kurgu filminin içindeymişiz gibi! Ancak maalesef gerçek şu ki, bu devasa yarı monopoller, söz konusu bu evrenin geniş bir alanını kontrol ediyorlar. Bu sitelerin kendi tercihleri ve kara kutu algoritmaları biz internet kullanıcılarının ne gördüğümüzü, ne araştırabileceğimizi ve ne satın alabileceğimizi biçimlendiriyor ve hatta bazen bizlere bu anlamda tanımlamalar da yapıyorlar.

Google, Amazon ve Facebook bu geniş evrende yaşamakta olan biz internet kullanıcılarına bu konuda uyarı niteliği taşıyan bir ders veriyorlar. Bizler, dijital yaşamamızın dozunu gün geçtikçe arttırmaya devam ededururken, yukarıda ismini sıraladığımız bu platformların kötü uygulamalarından son örnekler aşağıda sıralanıyor;

Amazon – Hachette Kavgası

En son örnekten başlayacak olursak, online kitap satış sitesi Amazon, tedarikçisi olan Hachette ile olan rekabetinde dozu oldukça arttırdı. Amazon, bunu sadece Hachette’in bazı içeriklerini ‘ ulaşılamaz’ olarak belirtmekle yapmıyor, bazen söz konusu şirketin aramalarda sorun yaşattığı iddiasıyla, kategorizasyon sitemini de eleştiriyor.

Peki neden bu oluyor? Bazılarına göre, aslında Amazon, tedarikçilerine baskı uygulamakta olan diğer perakendecilerin yaptıklarından farklı bir şey yapmıyor. Walmart gibi perakendecilerin, daha iyi koşullar elde edebilmek amacıyla kendisine mal tedarik eden firmaları sıkıştırmak şeklindeki kötü şöhretini unutmamak gerek. Ancak Amazon, e-kitapta dikkate değer bir piyasa payıyla, gerçek dünyada birçok içeriği cüceleştiriyor; hatta fiziki bir kitap satıcısının yapamadığı bir şeyi yapabiliyor; ( kendi kitapları da dahil olmak üzere) bazı içerikleri saklıyor ya da onlara ulaşılmasını zorlaştırıyor.

Peki kullanıcı bunu nasıl aşar; Kısaca aşamaz. Maalesef bu duruma karşı yapılacak fazla bir şey yok! Başka perakendecilerden kitap aramak ve almak, Amazon’un söz konusu bu davranışına karşı mücadele etmenin bir yolu. Gelgelelim, Barnes & Noble gibi diğer online siteler ise, Amazon ile olan rekabetleri kendilerini hız kesmeye zorladığı ve dolayısıyla daha az kullanışlı hale getirdiği için çekici değiller.

Google’ın kara kutu algoritması

Bugünün en gizli formülü olan sırrına erişilmez algoritmanın tartışmasız kralı arama motoru Google’ın “meta filtreler”inin buluşçusu Matt Haughey, yüksek kalitesi ile bilinen 15 yaşındaki bu online topluluğunun indeksleme algoritmasında yaptıkları güncellemenin kullanım trafiğini nasıl keskin bir şekilde etkileyebileceğini gördüğünü detaylı olarak açıklaması, söz konusu sitelerin ne kadar tehlikeli ve sinir bozucu olduğunu tekrar gündeme getirdi. Google’a göre, sadece trafik yükünü arttırmak için değil, reklam gelirinin arttırılması için de gerekli olan Metafilter uygulaması, siteyi bir anda zirveden dibe gönderebiliyor.

Çünkü mesela Google’in arama sonuçlarında 5. sayfaya kadar görünmüyorsanız, hiç mevcut olmamışsınız demektir. Google’ın algoritması fikri mülkiyet hakkına sahip olduğu için de internet sitelerinin yükseliş ve düşüşlerinin nedeni hakkında hiçbir şey söyleyemiyor. Danny Sullivan gibi uzmanlar dahi ne Metafiler’in yüzde 40’lara varan düşüşünün sebebini, ne de bunun nasıl düzeleceği konusunda bir öneri sunabiliyorlar.

Facebook, bazı içerikleri görünür ya da görünmez yapıyor

Facebook’un ne gördüğümüz/ ne okuduğumuz üzerinde kendisinin oynadığı role ışık tuttuğu için ürün müdürü Mike Hudack’a teşekkür edebiliriz. Kendisi bir beyanında, sığ konular üzerine yoğunlaşmaları dolayısıyla medyayı eleştirmiş ve bu eleştirisi sonrasında gazetecilerden Facebook’un neyin paylaşılacağına, neyin akış içine gireceğine kendisinin karar vermesine kızgın şikâyetler almıştı.

Mesela, Facebook’un Suriye Savaşı gibi haber niteliği taşıyan bazı konuları görünmez kıldığı da eleştirilen bir husus.

Facebook, kullanıcıları belirli içeriklere yönlendirme noktasında esaslı bir role de sahip. Kullandığı algoritma ve nasıl çalıştığını veya bir içeriği neden diğer bir içeriğe tercih ettiği konusunda hiçbir şey bilmememiz noktasında Google’a benziyor. Bu, Facebook’u gazetelerin bir zamanlar olduğu kadar kötü yapıyor.

Başka Şirketler de Var

Sadece bu şirketler değil, başkaları da var. Mesela Apple da platformu üzerindeki uygulama ve hizmetleri çok küçük bilgilendirmeler ile kaldırmasıyla ünlü. Bu devasa telif hakları platformlarını kullanmanın üzerimizdeki yansımalarının farkında olan bizler, zamanımızı, dikkatimizi ve maddi kaynaklarımızı bir diğerine yöneltmek suretiyle söz konusu rekabeti cesaretlendiriyoruz. “Net tarafsızlığı” kavramını ortaya koyan Kolombiya Hukuk Profesörü Tim Wu, The Master Switch isimli kitabında, teknoloji dünyasının rekabet ve oligopol arasında büyük gidiş gelişlere tanık olduğunu belirtiyor. Bizim tek yapabileceğimiz ise, bu gidiş gelişlerin daha hızlı gerçekleşmesini sağlamak.

Bizim internet kullanıcıları olarak yapmamız gereken ise, bazı firmaların rakipsiz hale gelmesinin önüne geçmek, diğer siteleri de kullanarak, dengelemeyi sağlamak. Aksi takdirde rakipleri yok olan firmalar giderek daha çok baskıcı hale gelecek.

Zaten tartışılan diğer bir eğilim de, Google’un yıllar önce Çin ile girdiği savaştan bu yana köprülerin altından çok sular aktığı ve firmaların “şeffaflık raporu” yayınlamalarına karşın, pek ala baskıcı hükümetlerle bazı pazarlıklara da girebildiklerinin ortaya dökülmesi oluyor.

Etiketler: AlgoritmaAmazonAppleGoogleHachetteMatt HaugheyMeta (Facebook)MetafilterMike HudackOnline HabercilikThe Master SwitchTim WuYazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Mehmet Taşnikli

Mehmet Taşnikli

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.