Yuval Noah Harari’nin yeni yayınlanan kitabı Nexus’ u okurken aklıma ilginç düşünceler takılıp durdu. Bizim sektör çalışanlarının zaten sürekli düşünüp, tartıştığı ve hakkında bol miktarda sunumlar izlediği konuların ele alındığı, aydınlatıcı bir kitap olmuş.
Kitapta 2010 yılında Laszlo Hanyecz’in, 10.000 bitcoin ödeyerek satın aldığı o meşhur iki pizzadan bile bahsediliyor.
Genel olarak bu kitapta son dönemde herkesi az ya da çok rahatsız eden; gerçek bilgi, hakikat, misenformasyon, dezenformasyon vb kavramlara kafa yormamızı istiyor. Bunları bir takım tarihi olaylarla örneklendirip sonuçları açısından daha anlaşılır olmalarını sağlıyor.
Kitaptaki örneklerden en çok ilgimi çekenler 1. Dünya savaşı esnasında cephede sıkışan ABD askerlerini, bacağına iliştirilen konum bilgisi notu ile ölmekten kurtaran posta güvercininin öyküsü oldu. Kitabın kapağında da o kuşun temsili görseli kullanılmış zaten. Hikayenin sonunu da yazıp tatsızlık etmeyeceğim. Benim gibi, sonunu önceden bilmeyen okuyucuların ilgisini çekecektir mutlaka. Bu “kahraman kuş” üzerinden yaratılan hikaye ile ABD de savaş sonrası yurttaşlık bilincinin pekiştirilmeye çalışıldığı aşikar.
Bir diğer örnek ise yine birinci dünya savaşı yıllarında Gazze’ de İngilizlere karşı savunma halinde olan Osmanlı ordusundan bahsediliyor. Gazze de yaşayan Yahudi bir kadının, evinin pencere kepenklerini belirli bir kod ile açıp kapatarak İngiliz gemilerine istihbarat sağladığı ve İngilizlerin galip gelmesinde önemli rol oynadığını belirtiyor. Nili adındaki casus örgütü bünyesinde bu çalışmaları yapmaları ama sonrasında ise Osmanlı askerleri tarafından yakalanmaları okuyuculara aktarılıyor. Sarah Aaronshon adındaki bu kadının yaptıkları ile İsrail halkının bir kısmınca savaş kahramanı olarak nitelendirilecekken, sonrasında intihar etmesi sebebiyle bir diğer kısım halkı tarafından da günahkar olarak nitelendirildiği ve kabul görmediğinden bahsediyor. Demek ki Ortadoğu’da konuları bir yanıyla ele alarak bir toplumsal uzlaşma sağlamak her zaman imkansızmış.
Kitabın adı olan Nexus’ u ilk duyduğumda aklıma kelimenin karşılığı olan rabıta kelimesi geldi. Oradan da Uğur Mumcu’ nun meşhur kitabı geldi doğal olarak. O kitabının konumuzla bir alakası yok tabii ki. Şartları zorlayıp olduğunu söylersek dezenformasyon örneği vermiş olur muyuz? Bence bu aşamada Uğur Mumcu’yu saygı ile anıp yolumuza devam edelim.
Diğer yandan Yalçın Küçük’ ün kitaplarında sıklıkla bahsedilen gizli direniş örgütü Nili’ den böyle bir kitapta uzun uzadıya bahsedilmesi kitabın heyecan dozunu bizler için biraz yükseltmiş. Kitapta Harari’ nin de altını çizdiği gibi tarihi bilmek ve anlamak çok değerlidir. Günümüzde yaşanan baş döndürücü değişimleri öngörebilmek için bundan başka bir dayanak olmadığı kanaatindeyim. Harari de bunu şu şekilde ifade etmiş :
”…Ancak, tarihi anlamanın günümüz teknolojik, ekonomik ve kültürel gelişmelerini daha iyi kavramada ve daha acil olarak politik önceliklerimizi değiştirmede faydalı olabileceğine inanıyorum.”
Kitapta ayrıca hikayelerin önemi ve bizi güçlü kılan yanımız olduğunun altı sıkılıkla çiziliyor. Yazarın önceki kitaplarında da savunduğu üzere, insanlığın ilk zamanlarına giderek “Sapiens bireysel olarak Neandertallerden daha zeki olmasa da, beş yüz Sapiens birlikte elli Neandertalden çok daha zekiydi. Tüm bunlar hikayeler sayesinde mümkün oldu” tespitini yapıyor. Fakat insanlık her zaman kendisi için iyi ve doğru olan hikayenin peşinden gitmeyebiliyor ki bunu da pek çok kereler gördük, deneyimledik. Bunu da çok beğendiğim şu cümle ile ifade ediyor “Tarih genellikle deterministik güç ilişkileri tarafından değil, büyüleyici ama zararlı hikayelere inanmanın sonucu olan trajik hatalar tarafından şekillendirilir”
Sonuç olarak
Kitabın yazılmasının sebebi ya da başka bir şekilde ifade edecek olursak kitabın asıl bir derdi var ki o da yapay zeka teknolojilerinin hızlı gelişimi ve beraberinde getirmekte olduğu belirsizliklere dikkat çekmektir. Bunu da aşağıdaki şekilde ifade ediyor yazar:
“Temelleri bugünlerde atılmakta olan AI yakın gelecekte tepeden tırnağa her şeyi etkileyeceği için mutlaka düzgün bir şekilde inşa edilmelidir. Bunu daha yolun başındayken yapmak en kolayıdır. AI güç ve otorite açısından büyüdükçe ve belki de kendi kendini yorumlayan bir kutsal kitap haline geldikçe, günümüz mühendislerinin aldığı kararlar çağlar boyunca yankılanabilir.”
Yuval Noah Harari’ nin kaygılarını anlayıp ona hak vermemek elde değil elbette. Yapay zeka teknolojisi, bizimle paylaşılan kısmına bakıldığı zaman bile, baş döndürücü bir hal aldı. Kontrolden çıkar ve bizleri umulmadık maceraların içine sürükler mi işte tüm korkular bundan kaynaklanıyor. Teknolojik gelişmelere çok fazla ket vurmayacak bir regülasyon ile konunun çözülebileceğini düşünüyorum. İyimserliğimi koruyarak yakın gelecekte her şeyin daha güzel olacağını umanlardanım.



Kaynak : 