Bu röportajın ilk bölümünü Niyazi Saral : Hardware Knowhow Birikimini Paylaşmak için Çizgi-Tagem Akademiyi Açtık. Tüketiciyi de Korumak için – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
2008 son günlerinde vizyona giren Devrim Arabaları filmi, ülkemizde bir şeyler yapmanın, üretmek dışındaki zorluklarını ekrana getiriyordu. Filmde arabayı 29 günde üretmeyi başaran mühendis ekibinin, üretimin zorluklarından daha çok “Türkiye’de araba yapılamaz”, “üretmek, dışarıdan getirmekten daha pahalıya gelir”, “zaten bu teknolojide gidilecek noktaya varılmış, acaba yeni ne yapılabilir ki”, “vergileri nereye harcıyorlar”, “bunu üretirsek, Amerika kızar diğer malları vermez” ve benzeri her zaman duymaya alışkın olduğumuz pek çok engelleyici ifade ile uğraştıklarını gördük. Muhtemelen de sonuçta benzin bitmesinden ziyade bu ifadelerin yarattığı hava nedeniyle başarıyla yaratılan araba bir kenara itildi.
Bu ifadeleri, herkesin hayatı boyunca birçok kez duyduğunu ve hatta bazen söylediğini de sanıyorum. Öyle ki, ne zaman bir konuda moda deyimle “inovasyon” yapıldığını görsek ve alkışlasak, etraftan müstehzi ifadelerle de karşılaşıyoruz. “Pahalı”, “teknoloji çok ileride yetişemeyiz” vsvs.. Ama asıl bu komik değil mi?
Geçtiğimiz yıl duyurulan ilginç bir yarışma vardı : “Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor” başlıklı bu yarışma, orta ve küçük ölçekli bilgisayar şirketlerinin üye olduğu Tübider ve Çizgi Elektroniğin desteğiyle yapılıyor.
Turk-internet.com : Bir de geçen yıl düzenlediğiniz işlemci yarışması var. Onu da anlatır mısınız?
Niyazi Saral : “Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor” geçen sene düzenlediğimiz aslında bir eğitim yarışması, buna pedagojide “PBL” Proje tabanlı öğrenim deniyor. Amaç sayısal elektronik tasarımının gelişimini, üniversite ve teknik okullara anlatmak.

Yarışmaya 103 üniversite grubu katıldı. Bu üniversite gruplarına, hepsine FPGA kitleri ve EDA “Electronic Design Enviroment” tasarım yazılımları hediye edildi. FPGA dediğimiz Elektronik digital tasarım kitleri. Mikrobilgisayar ya da işlemci tasarlamak için kullanılıyor.
Turk-internet.com : Yarışma sonucunda ne oldu? Toplumun ilgisi nasıldı?
Niyazi Saral : Yarışma sonucunda, sanal işlemci ve fiziksel kategori işlemcide 3’er çalışmaya ödül verildi. Bunlar şunlardır.
Biz yarışmada “belli komutları” tasarlayın demiştik. Yarışmaya katılanlardan TOBB çalışması sonrasında üniversite ABD’den bir network processor işi aldı. Belki de bu yarışma sayesinde yurtdışından iş aldılar.

Yarımaya teknik düzeyde çok ilgi var. Ama toplumun umurunda değil. Haber yapmak için bütün kanalları dolaştık. Bize fuarda “Standınıza Sibel Can gelsin, daha iyi haber olur,” dediler.
Bu çalışmalar sayesinde Türkiye’deki tüm üniversitelerde şŞu anda benim tanımadığım bilgisayar mühendisliği bölümü yok. Zaten yarışmaya tüm hocalarımız, hepsi olumlu baktı. Arkasından Gömsis düzenledik. Gömülü Sistemler ve Uygulamaları Sempozyumu. Bunun yanında meslek liselerindeki Teknik Öğretmenleri de destekliyoruz. Onlarla da temastayız. Çok yakın bir zamanda Türkiye’deki tüm meslek liseleri öğretmenlerini kapsayacak bir eğitim programımız var.
Ama “CPU TURKEY” yarışmasına farklı yaklaşan; mesela “her boyayı boyadık, bir fıstık rengi kaldı.” diyen de çıktı. Aynen “Devrim arabaları” filminde olduğu gibi.
Turk-internet.com : Peki bu konuyu da açıklığa kavuşturalım. Siz bu işlemci yarışması ile Intel’e, AMD’ye rakip bir işlemci mi planlıyorsunuz?
Niyazi Saral : Zaten böyle konuşanlar konuya hakim değiller. Zannediyorlar ki biz 25-30 yıl önceki çalışmaları yapıp, ondan sonra bugünkü noktaya geleceğiz.
Ama artık tasarım, EDA yani “enhance design environment” bir platformda yapılıyor. 2 yıl önce başlayıp bugün başka noktaya gelen pek çok firma var. Biz Intel’e rakip bir işlemci peşinde değiliz. Ama bugün pek çok yerde işlemci kullanılıyor. Biz Intel’e, AMD’ye “Gelin, bakın bu teknolojilere yatkın bir çevre burası,” siz yatırımınızı buraya yapın demek istiyoruz.
Turk-internet.com : Yarışmanın 2cisi yapılacak mı?
Niyazi Saral : 2.cisini 2010’un nisan-mayıs arasında sonuçlanmak üzere planladık. AMD, Arena, Avea destek oluyor. Bu sene kendi notebook’umuzu tasarlayacağız. Bu sene İtalyanlarla yani Genova üniversitesi ile birlikte yapacağız.
Turk-internet.com : Tübitak bu çalışmaya destek olmuyor mu?
Niyazi Saral : Tübitak’ın desteklediği ve yönettiği birkaç AB projesi var ama kişilerin bunlara erişmesi ve sonuçlandırması çok zor ve o yüzden de kullanılamıyor.
AB’nin şu kadar desteği var diyorlar ama bunu almak için size müşavirlik yapacak firmalar götürdüğünüz projeye mesela “rakam küçük, büyüt” diyorlar. Sizden de bir sürü para alıyorlar.
Sistemi oluşturan insanların bakış açısından bunalmış durumdayım. Çözmek yerine abesle iştigal çok fazla.
Turk-internet.com : Peki tekrar konuya dönelim. İşlemci tasarlatmanızın amacı nedir?
Niyazi Saral : İşlemci tasarlarken rakip olacağız diye çıkmıyoruz. Değil Türkiye’nin bir yerinde, Dünyada AMD ya da Intel’e rakip olacak bir işlemci üretmek çok zor. Hazırladığımız sempozyumda yaptığı sunumda Intel dedi ki; “Dünya’da satılan işlemcilerin % 2’si Intel ve AMD tarafından üretilen desktop ve masa üstüdür. Geri kalan % 98’i diğer işlemciler mesela hesap makinası, akıllı kart içinde işlemciler beyaz eşyalarda ve diğer otomasyon cihazlarında kullanılanlardır…”
Gömülü sistemlerde benzer çalışmaları zaten Türkiye’de görüyoruz. Dünyadaki herhangi bir üretici diyelim ki fabrika açacak. Türkiye’de bir şeyler olabildiğini görseler, mühendislerimizin ilgisine tanık olsalar buraya yatırım yapmak için gelirler. Biz buna fırsat sağlamak istiyoruz.
Bu röportajın devamını Niyazi Saral : Krizde İşler % 50 Durdu. Düzelmeyi Ancak 2011’de Bekliyorum – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 