OECD’nin yayınladığı “Governing with Artificial Intelligence: The State of Play and Way Forward in Core Government Functions” adlı rapora göre, dünya çapında 1300+ den fazla yapay zeka düzenlemesi, rehberi, politikası vs var. Bu sayı 2022 yılına nazaran % 30 artış anlamına geliyor ve bir yandan da Uluslararası işbirliklerinin durakladığı tespit edilmiş.
Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Konseyi (UNECE) gibi kuruluşlar “AI ürünlerinde regülasyon uyumu ve standardizasyon” konularında çağrılar yapıyor. “Framework Convention on Artificial Intelligence” gibi uluslararası anlaşmalar, insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü çerçevesinde bağlayıcı olmayan ama önemli taahhütler içeriyor.
Politika / düzenleme / rehber vs.” sayısının artmış olmasının yanında “uluslararası işbirliği durdu” kısmı, bazı ülkelerin aktif düzenlemeye geçerken diğerlerinin yavaş kalması, çelişkili yaklaşımlar geliştirmesi gibi durumlara işaret ediyor.
Politikalar / düzenlemelerin sayısının artmasının nedenleri arasındai teknolojik gelişim hızı, rekabet ve bunlara paralel olarak artan kamu baskısı geliyor.
Üretken Yapay Zeka ve LLM’ler, görüntü/ses üretme, otomasyon, sağlık uygulamaları vs. alanlarda hızla kullanışlı hale geliyor; riskler (gizlilik, adalet, güvenlik, sahte içerik) artıyor, gizlilik, veri suistimali, derin sahte video (deepfake), algoritmik önyargı gibi konularda halk ve medya bilinci yükseldiği için kamu baskısı artıyor.
Ülkeler, yapay zeka altyapıları ve veriler üzerindeki kontrolü kaybetmek istemiyor. Egemenlik, uluslararası normlara uymamak, yabancı teknoloji bağımlılığı gibi kaygılar düzenleyicileri motive ediyor. OECD, CoE, AB, GPAI gibi platformlar hem rehberlik sağlıyor hem ülkeleri normatif çerçeve oluşturmaya çağırıyor. Bu “yumuşak baskı” da düzenlemelerin artmasına yol açıyor.
Uluslararası İşbirliğinin Duraklamasının Sebepleri
Farklı ülkeler yapay zekada liderlik peşinde; regülasyon katılığı rekabet avantajını azaltabilir. Örneğin bazı ülke şirketleri daha gevşek kurallarla yatırım çekmek isteyebilir. Regülasyon Modelleri Farklılığı “Yumuşak kurallar / rehberler” vs bağlayıcı yasalar arasında fark var. AB’nın AI Yasası gibi düzenlemeler daha katı; ABD ve bazı ülkeler daha esnek ve sektör bazlı yaklaşımlar kullanıyor.
Veri aktarımını düzenleyen yasalar (örneğin AB-GDPR, Çin’in veri koruma yasaları) birbirine uymuyor; veri paylaşımı ve denetim mekanizmalarında farklılıklar var. Uygulama ve Yaptırım Kapasitesi Eksikliği Özellikle düşük/middle gelirli ülkelerde hem teknik kapasite hem regülatör personeli / bütçesi yetersiz. Kurallar olsa bile denetim ve uygulamada boşluklar oluşuyor. Teknoloji etiği, yapay zekanın stratejik kullanımı (örneğin gözetim, propaganda, askeri kullanım) gibi konularda uluslararası normlarda fikir ayrılıkları mevcut.
Türkiye gibi teknolojik altyapısını hızla geliştirmeye çalışan ülkeler için bu uluslararası düzenleme artışı hem fırsat hem risk. Fırsat, çünkü uluslararası normlara uygun politika & regülasyon geliştirilmesi ile yabancı yatırım ve iş birlikleri çekilebilir. Eğer kurallar sert ve uygulanamaz olursa yerel şirketler için ağır maliyet oluşturabilir.
Regülasyonun şeffaf olması önemli; “neyin düzenlendiği”, “hangi AI uygulama alanlarının riskli sayıldığı”, “denetim mekanizmalarının nasıl olacağı” gibi konular net olmalı.



Kaynak : 