Şirketler, bireyselden çok kollektif aklın başarılarına inanıyor, bunun oluşumuna yardımcı oluyor. İnovasyon ve büyümenin birlikte gerçekleşeceğine inanan firmalar, tüm çalışanlarının katkı sunmasını bekliyor.
Tıpkı, posta ekipmanları üreticisi Pitney Bowes’un bir ihtiyacı tüm çalışanlarıyla birlikte çözmesi gibi. Şirket, müşterileri, bir görevliden diğerine yönlendirmeden sorularına yanıt verecek daha basit bir sisteme ihtiyaç duyduğunda, bunu tüm çalışanlarını devreye sokarak çözdü. Pitney Bowes CEO’su Murray Martin, bu durumu, hemen her gün müşteri talepleriyle yüz yüze kalan görevlilerin pratik düşüncelerinin sağladığı fayda ile açıklıyor.
Büyüme baskısı altındaki şirketler, bir yandan da araştırma ve geliştirme harcamalarına yatırdıkları ciddi bütçelerin hesabını vermek durumundalar. Sadece Pitney Bowes değil, aralarında AT&T, Cisco Systems, Electronic Arts, Wal-Mart ve MetLife ‘ın da olduğu şirketler “kollektif aklı” ortaya çıkartabilecek yazılım ve araçlar yardımıyla tüm çalışanlarının ortak aklını sorguluyor.
Geçmişte, öneri kutuları ile çalışanlarının geri bildirimlerini toplayan Pitney Bowes, bugünlerde “Idea Central” isimli yazılımları kullanıyor. 2008’den bu yana farklı konulardaki çözüm taleplerini çalışanlarına ileten şirket, geçen sürede 3 bin dönüş sağlamış. Ve şimdi bunların 700’ünü uygulamaya hazırlanıyor.
Kollektif aklı toplamaya yarayan yazılım ile bu eko-sisteme gelecek olursak: şirketlerin yılda bu yazılımlar için 250 milyon dolar harcadıkları tahmin ediliyor. Segmentin yılda yüzde 15 ile yüzde 30 mertebesinde büyüdüğü göz önüne alınırsa, bunun, yazılım şirketleri için karlı bir branş olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek.



Kaynak : 