web analytics
Cumartesi, Haziran 27, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa TELEKOM Operatörler

Özelleştirilen Kurumlardan Yapılan Personel Nakilleri Tehdit Unsuru mudur?

Telekomcular Derneği Basın Açıklaması : "Karayolları Genel Müdürlüğü’nün; 2012-2016 dönemini kapsayan stratejik planının, 60. Sayfasında Kuruluşun GZFT (Güçlü Yönler, Zayıf Yönler, Fırsatlar ve Tehditler) Analizi’ne yer verilmiş ve bu analizde “Özelleştirilen kurumlardan yapılan personel nakilleri” bir tehdit unsuru olarak değerlendirilmiştir."

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
25 Ocak 2013
-Operatörler
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Özelleştirmeler 1980’lerden itibaren çeşitli ekonomik ve çalışan boyutları tartışıldı ama anlaşılan her boyutu ele iyi alınmamış.

Telekomcular Derneği, geçmişte Türk Telekom’da çalışan ve özelleştirme sonrası çeşitli dönemlerde ayrılan kişilerin kurduğu bir dernek. Bu derneğin bazı ilginç çıkışları var. Nitekim son yaptıkları açıklama, olayın bir başka yönünü ve devletin kendi içinde sorunlarını tam analiz edip, çözmediğini gösteriyor.

Ya da bunun başka yolu yok ve ancak böyle mi oluyor? Bunu bilemiyoruz. Ama Telekomcular Derneği, insanların hayatlarında olumsuz koşulların meydana gelmiş olabileceği, belki mobbing olayları yaşanabildiği şeklinde uyarılar yapan ve bir o kadar da şaşırtıcı bir basın açıklaması yayınladı. Şaşırtıcı diyoruz çünkü açıklamadan görüldüğü kadarıyla devletin bir kararı, devletin içindeki diğer bir kurumun stratejik planında “tehdit” olarak yorumlanıyor. Telekomcular Derneği’nin basın açıklaması şu şekilde :


    KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BU TEHDİTTEN KURTARILMALIDIR

    Karayolları Genel Müdürlüğü’nün; 2012-2016 dönemini kapsayan stratejik planının, 60. Sayfasında Kuruluşun GZFT (Güçlü Yönler, Zayıf Yönler, Fırsatlar ve Tehditler) Analizi’ne yer verilmiş ve bu analizde “Özelleştirilen kurumlardan yapılan personel nakilleri” bir tehdit unsuru olarak değerlendirilmiştir.

    Tehdit karşısında ne yapılır? Tehdidi yok etmek için çalışılır. Karayolları Genel Müdürlüğü Özelleştirilen kurumlardan gelen personeli nasıl yok edecektir? İstifaya, emekliliğe zorlayarak mı? Sürerek mi?

    Bu değerlendirilme ile Karayolları Genel Müdürlüğü; nakil gelen personeli, kurum yöneticilerine hedef göstermiştir.

    Karayolları Genel Müdürlüğüne özelleştirilen kurumlardan naklen gelen personel, bu raporun yayınlandığı tarihten itibaren psikolojik baskı altındadırlar.

    Söz konusu analiz Karayolları Genel Müdürlüğünde özelleştirilen kurumlardan naklen gelen personelin MOBBİNG’e maruz kaldıklarının kanıtıdır.

    Bu Değerlendirme, 19 Mart 2011 Tarih 27879 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi.” Konulu 2011/2 Sayılı Başbakanlık Genelgesinin ayaklar altına alınmasıdır..

    Karayolları Genel Müdürlüğü için TEHDİT, “Özelleştirilen kurumlardan yapılan personel nakilleri” midir? Yoksa farklı kurum kültürlerinden gelen, farklı birikimlere ve farklı bakış açılarına sahip olan personeli değerlendirip, onları Karayolları Genel Müdürlüğü için FIRSAT’a dönüştüremeyen, üstelik tehdit unsuru olarak gören yeteneksiz yöneticiler midir?

    Karayolları Genel Müdürlüğü için asıl TEHDİT bu yönetim anlayışıdır.

    Türkiye’nin gözde kuruluşlarından Karayolları Genel Müdürlüğü bu TEHDİT’ten kurtarılmalı, Karayolları Genel Müdürü, Stratejik Planı hazırlayan Strateji Dairesi Başkanı ve bu başkanın bağlı olduğu Genel Müdür Yardımcısı görevden alınmalıdır.

    Mobbing Genelgesini yayınlayan, özelleştirilen kurumlardaki personelin mağdur edilmeyeceği sözünü veren Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın ve en azından Türk Telekom’dan naklen gelen personelin kapasitesini bilen Sayın Binali YILDIRIM’ın Karayolları Genel Müdürlüğünü bu tehditten kurtaracağına inanmak istiyoruz.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
    TELEKOMCULAR DERNEĞİ


Özelleştirmenin İnsan Kaynakları Boyutu

Pek çoğu Atatürk zamanında kurulmuş olan devlet şirketleri (KİT – Kamu İktisadi Kurumları), özelleştirme öncesinde (sonrasında da benzer eleştiriler var gerçi), hemen her hükümet zamanında siyasi kadrolara iş olanağı sağlamak için kullanıldı.

Bu da zamanla kadroların şişkinliği nedeniyle maliyet (maaşlar) ve pek çok kişinin ne olduğuna bakılmaksızın, partizanlıkla işe alınması nedeniyle KİT’lerin verimsiz olmasıyla sonuçlandı (işe yaramayanların işe alınması bir sorun, işe yarayanların da motivasyonun bozulması da başka bir sorun, daha da karmaşık, yani birbirine iş yaptırmama gibi sorunlarından hiç bahsetmiyoruz bile).

Zaten özelleştirmeye gitmenin bir nedeni de buydu. Devletin üzerindeki maaş yükü ve para kazanma baskısının kaldırılması.

Çünkü bu kadar büyük kadroları taşıyan devlet, maaş ödemeleri (ki doğal olarak devletin başka ihtiyaçları için de yapılıyordu) için devamlı zam yapmak zorundaydı. Bu durum ise, ülkedeki servis fiyatları ve dolayısıyla halkın mutluluğu ile ülkenin yurtdışındaki rekabeti açısından olumsuzluk yaratıyordu.

Öyle ki, Türk Telekom’un 2000 yılı OECD analizinde[1] yer alan fiyatlarına bakıldığında, dünyanın en pahalı telekom hizmeti kullanan firmaları arasında yer alması kaçınılmaz oluyordu. Çünkü bugün grup şirketleriyle birlikte bugün 23,800 civarı elemanı olduğu söylenen Türk Telekom’un eleman sayısı, özelleştirmenin hemen öncesinde 74.000 civarıydı[2].

Özelleştirmede İnsan Kaynakları Hareketleri

Yıllarca KİT’lerin sorumsuzca elemanlarla doldurulması bir sorun ise, bu kişilerin özelleştirme sonrasında başka şirketlere aktarılması, emekli edilmesi ya da işten çıkarılmaları süreci, aynı düzeyde bir problem olarak gözüküyor. Anlaşılan odur ki, 1980’lerden beri özelleştirme konuştuğumuz halde, bu konuda hazırlık yapılmamış. Sadece zamanı geldiğinde kullanılmak üzere (işten daha kolay atılmak gibi), çalışanların cazip maaş önerisiyle sözleşmeli duruma geçişi yapılmış.

Bunu zaten Türk Telekom örneğinde 2005 sonunda başlayan kargaşada görmüştük[3]. Türk Telekom’un elemanları o dönemde tabiri caiz ise “bir boşluğa düşmüş” ve nasıl davranacaklarını bilememiş, bilgi almak için her yere başvurmaya başlamışlardı.

Başvurdukları (soru sordukları) yerlerden birisi de turk-internet.com’du ve kendilerine o dönem insan kaynakları konusunda engin bilgisi ve yardımcı olmak isteği olan “Fuat Önderoğlu” çeşitli seçenekleri ve bilgileri içeren yazılarla cevap olmuştu[3]. turk-internet.com o dönemde bu konuda önemli bir işlev üstlenmişti.

Ama bunu yapması gereken devletti. Devletin, özelleştirdiği şirketlerdeki elemanları nereye, nasıl aktaracağı ya da bilgi ve tecrübelerine göre nasıl değerlendirilmeleri gerektiği gibi analizlerin yapılmadığı görülüyor. Telekomcular Derneği’nin açıklamasının bir tarafında “mobbing” uyarısı olduğu için şimdi ayrıca “psikolojik-terapatik destek verilmesi gerekir miydi?” diye de düşünmeye başladık.

Dolayısıyla bu konuda daha fazla tez-doktora çalışması yapılmalı[4] diye düşünüyoruz. Çünkü bugün de bakıldığında hala kamu kurumlarına siyasi nedenlerle elemanlar alındığı görülüyor. Bu çalışmaların gerekli olabileceği ortada.

Emekli Edilme Sürecinde Tecrbe-Bilgi Birikimi Dikkate Alınıyor mu?

Diğer yandan güncel bir duruma da dikkatleri çekmek isteriz. Bu tam da, “özelleştirmeler için insan kaynakları analizleri-çalışmaları yapılmamış” yorumuna uygun bir durum.

Belki yeni bir satış çalışmasına hazırlık olarak, Türk Telekom’un özelleştirme öncesinden gelen çalışanları uzun bir zamandır çeşitli teşviklerle (8 maaş gibi), emekli edilmeye çalışılıyor. Geçen yıl sonunda 4000 elemanın ayrıldığı belirtilmişti. Zaten aldığımız bilgiye göre, eleman sayısının 15,000’lere düşürülmesi gerekiyormuş.

Bu rakam doğru mudur, bilmiyoruz. Ama bize tuhaf gelmiyor. Türk Telekom’un eleman sayısının fazla olduğunu[2], bu eleman sayısının halka ya da şirketin kendisine haksızlık olduğunu da (yani ya halk pahalı telekom servisi kullanacak ya da şirket zarar edecek), her zaman raporladık. Ama başka bir konuyu da gözden kaçırmamak lazım; “kurunun yanında yaşın da yandığı” görülüyor yani işten çıkarılan elemanların bazılarının teknik açıdan tecrübeli ve bilgili kişiler olduğu ve bu konunun pek de değerlendirilmediği düşünülüyor.

Doğal olarak, “bunu düşünenler işten çıkarılanlar mıdır?” diye sorulabilir. Doğrudur, işten çıkarılanlar bunu ifade ediyorlar ama diğer yandan sahadan (Türk Telekom alt yapısını kullanan telekom şirketleri) aldığımız bilgiler de bunu teyit ediyor. Sorun çözülme sürelerinin uzadığı ya da bazen anlamsız sorunlar meydana geldiği belirtiliyor.

Bu konuya da dikkatleri çekmek istedik. Ama bu konuda daha detaylı bir analiz yazmayı düşünüyoruz. Katkı vermek isteyen olursa lütfen bize yazsın.

[1] OECD’nin Uluslarası Telefon Ücretleri Raporu

[2] Türk Telekom’un Eleman Sayısı Ne Olmalı..

[3] Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu

[4] Özelleştirme Sürecinde Kamu Personel Yönetiminden, İnsan Kaynakları Yönetimine Geçiş ve T.C.Ziraat Bankası Örneği / Master Tezi / Senem Aytaş

Etiketler: Haber

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.