web analytics
Cuma, Temmuz 24, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Öztürk : Türkiye’de Şirket Ömürleri 20 Yıldan 15 Yıla Düşmüş Durumda – 3

IFS, Satış ve Pazarlama Direktörü, Yönetim Kurulu Üyesi Ergin Öztürk : "Aile şirketi demek; aslında, bir anlamda birinci neslin, hadi bilemediniz ikinci neslin bir noktaya getirdiği bir yapıdan bahsediyoruz. Mesela diyelim ki 50 yıl ya da 30 yıl önce kurulmuş bir şirket, o dönem ki şartları düşünün, bu dönemdeki şartları düşünün. Her an her şey değişiyor. İşin başındaki nesil yaşlanıyor. Ortama adaptasyonda bir sıkıntı çekiliyor. Bu noktada ikinci nesilden beklenen şey şu. Daha yoğun teknoloji kullanımıyla işletmeye yeni bir sıçrama yaratması. Bizim buradaki sloganımız: 2T formülü. Birinci neslin avantajı tecrübe ise, ikinci neslin avantajı teknoloji. "

Murat Çehreli-Murat Çehreli
3 Eylül 2010
- Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu söyleşinin ilk bölümünü Ergin Öztürk : Yazılımın İyisi, Kötüsü Yoktur, Uygun Olanı, Olmayanı Vardır – 1 ve ikinci bölümünü Öztürk : IFS’i Aldığınızda Size Verilen Bir Yazılım Değil, Aslında Bir KnowHow – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

turk-internet.com: Türkiye’ye baktığımızda çok köklü aile şirketlerinin olduğunu görüyoruz. IFS yazılımları aile şirketlerine nasıl bir kolaylık sağlıyor?

Ergin Öztürk: Bizim, “Akıllı Şirket Günleri” adında düzenlediğimiz bir organizasyonumuz var. Türkiye’de yoğunlukla aile şirketleri var. Şimdi ben enteresan bir tespitle başlamıştım o zaman. İnsan ömrü uzuyor. Bundan 20 sene önce insan ömrü ile 50 yıl öncesinin insan ömrü aynı değil. Son 50 yılda insan ömrü yaklaşık 20 yaş daha uzamış. Sebebi şu: çünkü beyin adaptasyon yeteneği çok yüksek bir şey ve çevre de ne kadar bozucu etkenler de olsa buna rağmen insanlar daha fazla adapte oluyor.

Ama şirketlere bakıyorsunuz, şirket ömürleri kısalıyor. Şirket ömürleri 20 yıldan 15 yıla düşmüş. Türkiye’de, ortalama aile şirketi ömrü 10-12 yıl. Yani şu demek, güzel bir şirketiniz varsa 10 yaşına geldiğinde ortada bir şirket kalmıyor.

Peki neden böyle? İşte biraz evvel anlattığım sebepten ötürü.

Siz, bir iş kolunda bir iş kuruyor olabilirsiniz. Benim konuştuğum iş sahiplerinin derdi bu. İşi belli bir noktaya getirmişler, ancak o noktadan sonra büyütemiyorlar ya da verimli, karlı bir işletme olmuyor. Sebebi bu.

Aile şirketi demek; aslında, bir anlamda birinci neslin, hadi bilemediniz ikinci neslin bir noktaya getirdiği bir yapıdan bahsediyoruz. Mesela diyelim ki 50 yıl ya da 30 yıl önce kurulmuş bir şirket, o dönem ki şartları düşünün, bu dönemdeki şartları düşünün. Her an her şey değişiyor. İşin başındaki nesil yaşlanıyor. Ortama adaptasyonda bir sıkıntı çekiliyor. Bu noktada ikinci nesilden beklenen şey şu. Daha yoğun teknoloji kullanımıyla işletmeye yeni bir sıçrama yaratması.

Bizim buradaki sloganımız: 2T formülü. Birinci neslin avantajı tecrübe ise, ikinci neslin avantajı teknoloji.

Genelde bizim sistemlerimizi işletmelerde ikinci nesil alır. Niye, zaten onlar teknolojiyle büyüyorlar. Biz diyoruz ki teknolojiden yararlanın. Bunun içerisinde doğru yazılım, doğru donanım, doğru mobil uygulamalar, web servisleri doğru bir şekilde entegre edip işlerinizin verimliliğini artırın. İşleriniz hızlansın, operasyon süreleriniz düşsün. Bunu daha az insanla yapmayı başarın. Biz diyoruz ki, yazılımla ya da donanımla ne kadar başarılı, hızlı, performanslı olursa olsun düşünemedikleri bir şey yaratamadıklarını düşünüyoruz.

İşte bu noktada insan devreye giriyor. Diyoruz ki, akıllı şirket insan ve teknolojinin uyumlu birlikteliği.

Şimdi nereden çıktı bu? Biz işimiz gereği çok şirket dolaşıyoruz. Bazı şirketlerin operasyonları yönetme, işletmeleri yönetme biçimlerinin diğerlerinden daha akıllı olduğunu gördük. Daha çabuk tepki verebiliyorlar. Bunun, büyüklükle, küçüklükle hiç alakası yok. Bunun, markayla hiç alakası yok. Ciroyla hiç alakası yok.

Yani, bazı şirketlerde insanlar daha akıllı davranıyor. Gereksiz şeylere vakit harcamıyorlar. İyi bir fiir bulduklarında hemen ertesi gün onu hayata geçiriyorlar. Sistematikler. Tüm bunları 6, 7 maddeyle bir araya getirdik ve “Akıllı Şirket” konseptini çıkarttık.

Temelde, bir insan vücuduyla bir şirket birbirlerine çok benziyor. Sebebi şu: organları, departmanlara benzetebiliriz. Organlar arasındaki damarlar da veri akışı. Beynin olmadığını düşünün. Kalp kafasına göre çalışıyor; kalp çok güzel çalışıyor, ama böbekler işlemiyor.

Soru şu: bir işletmede beyin kimdir? Herkes beyin patrondur diyor. Hayır, değil. Biz diyoruz ki işletmedeki beyin kurumsal yazılım sistemi. Yani diyelim ki IFS.

Neden böyle? Sebebi şu: merkezi bir sistem olması gerekiyor ve bütün departmanları yöneten bir sistem olması gerekiyor. Gereğinde kontrol ediyor, gereğinde düzenliyor. Onun için her departmandaki insan işini IFS’in kurallarına göre yapacak, ama düzeltmek, iyileştirmek gerektiğinde yine kendi bilgi ve becerisini koyacak.

Bu ne demek? Planlamada 20 yıldır çalışan Ahmet beyin bilgi ve becerisini mutlaka siz IFS’in içerisinde belirli bir kurallar silsilesi olarak koymanız gerekiyor. Ya da satıştaki Necla hanımın bilgi ve becarisini mutlaka IFS’in içerisinde belirli kurallar içerisinde koymanız gerekiyor.

Burada kural şu: ne Ahmet bey, ne de Necla hanıma bağımlı olmamanız gerekiyor. İşletmenin belirli bir kurumsal sistemi olacak, bu bilgi sistemi işletmenin bütün operasyonlarını yönetecek. Herkes bu kurallara göre çalışacak.

Bu durumda patron da rahat edecek. Sanıldığının aksine elemanlar, böyle bir sistem kurulduğunda kendilerine ihtiyaç duyulmayacağı endişesine sahip değiller. Aksine, şunu tespit ettik: insanlar işlerinde mutsuzlar. Neden mutsuzlar biliyor musunuz? Çünkü verimli çalışmıyorlar. Sürekli aynı operasyonları yapıyorlar, bundan dolayı da kendi kariyerlerine, hayatlarına bir şeyler katmıyorlar.

Oysa, bu tarz bir sistemde işin operasyonel kısmını, yani hammaliyesini IFS hallediyor. Siz, IFS’in yapamadığı bilgi gerektiren konuları ona öğretiyorsunuz. Yani, bir anlamda bir robota işi öğretmek gibi. Biz, bunu sistematik yapın diyoruz. Bunu yapan işletmeler dünya standartında işletmeler.

Biz bunu çok denedik. Tersanelerde de, makine imalatında da, plastikte de. Yabancı bir yönetim danışmanını getirin. Hakan Plastik bizim bir müşterimiz. Hakan Plastik’te kullanılan IFS sistemiyle, İngiltere’deki en büyük boru üreticisinde kurulan sistemle, çalışan sistem bire bir aynı. Bu şu demek. Yarın, Hakan Plastik İngiltere’ye ihracat yapacak olursa bu ürünün izlenebilirliği, kalitesi ve ya yönetim sistemindeki karlılığıyla ilgili temel veriler aslında üç aşağı beş yukarı aynı olacak.

Tabii, bundan büyük ölçüde istifade edecek olanlar da büyük işletmelerden çok KOBİ’ler olacak. Onlar, yeni yönetim stilleri arıyorlar. Yani, biz ne yapsak da yeni bir bakış açısı yakalasak diyorlar.

Söyleşinin son bölümünü Öztürk : IFS Kriterlerinde Yeterlilik Sağlamayan Firmalara, 1 Yıl Sonra Görüşelim Diyoruz – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Bu söyleşi, advertorial olarak hazırlanan IFS / Akıllı Şirket Çözümleri Dosyası kapsamında yayınlanmaktadır.

Etiketler: Söyleşi - Röportaj
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Murat Çehreli

Murat Çehreli

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Çin’deki Bir Üniversitede “Yapay Zekayı Yanıltma” Sınavı Yapıldı
  • 13 Yılda 3 Kurum, Aynı Soru: Türkiye Siber Güvenlikte Gerçekten Daha Güvende mi?
  • İnternet Altyapısı, Sosyal Ağlar ve Oyun Platformları Siber Güvenlik Başkanlığı Denetimine Giriyor
  • Yapay Zeka Halka Arz Patlaması, SBF Döneminden Sonra “Effective Altruism”e İkinci Bir Hayat Verebilir
  • CarbonNature, Yapay Zekâ ve Uydu Verileriyle Doğanın Karbon Değerini Gelire Dönüştürüyor

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.