web analytics
Salı, Haziran 23, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Teknolojiler Sağlık Teknolojileri

Parkinsondan Epilepsiye: Sinir Bilimde Hücre, Gen ve Yapay Zeka Dönemi

turk-internet.com Pr Haberleri-turk-internet.com Pr Haberleri
26 Ocak 2026
-Sağlık Teknolojileri, Yapay Zeka
0
Parkinsondan Epilepsiye: Sinir Bilimde Hücre, Gen ve Yapay Zeka Dönemi
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Nörobilimde son yıllarda yaşanan dönüşümü bütüncül bir bakışla değerlendiren Prof. Dr. Filiz Onat, beynin artık tek tek bölgeler üzerinden değil, etkileşim hâlindeki ağlar üzerinden ele alındığını vurgulayarak, bu yaklaşımın özellikle bilişsel süreçler ve nöropsikiyatrik bozuklukların anlaşılmasında belirleyici olduğunu ifade ediyor. Fonksiyonel görüntüleme tekniklerindeki ilerlemelerin sağlıklı ve hastalıklı beyin arasındaki farkların daha erken ve hassas biçimde saptanmasına olanak tanıdığını belirten Prof. Dr. Filiz Onat şöyle diyor:

“Yapay zekâ ve büyük veri analizlerinin nörobilime entegrasyonu çok önemli. Yapay zekâ, nörobilimin yerini alan bir araç değil; aksine insan beyninin karmaşıklığını çözebilmemiz için bize yeni bir pencere açıyor.”

Prof. Dr. Filiz Onat, nörobilimin geleceğinde kişiselleştirilmiş tedavilerin belirleyici olacağını vurgulayarak, genetik, çevresel ve nörofizyolojik verilerin birlikte değerlendirilmesinin önemini şu sözlerle ifade ediyor:

“Artık ‘tek hastalık, tek tedavi’ anlayışından uzaklaşıyoruz. Her beynin kendine özgü bir imzası var ve biz bu imzayı okuyabildiğimiz ölçüde etkili tedaviler geliştirebileceğiz”…

Beyin Hastalıklarında Hücre ve Gen Tedavileri

Sempozyumun önemli konuşmacılarından Lund Üniversitesi Sinir Sistemlerinde Beyin Onarımı ve Görüntüleme (Brain Repair and Imaging in Neural Systems, BRAINS) Departmanı Araştırma Yöneticisi Prof. Dr. Deniz Kırık, Parkinson hastalığına yönelik hücre ve gen tedavilerindeki güncel gelişmeleri kapsamlı biçimde ele aldı. Hücre nakline dayalı yaklaşımların son 30 yılda aşamalı olarak geliştiğini belirten Prof. Dr. Deniz Kırık, geçmişten bugüne yaşanan dönüşümü şöyle özetliyor:

“İlk uygulamalarda primer hücreler kullanılıyordu ve en verimli sonuçlar fetüsten elde edilen dopamin hücreleriyle alınıyordu. Ancak teknik ve etik sorunlar nedeniyle, bugün odağımız kök hücre temelli yaklaşımlara kaymış durumda.”

Hayvan deneylerinden elde edilen olumlu sonuçların ardından klinik çalışmaların başladığını ve insan kök hücrelerinden elde edilen dopamin hücrelerinin belirli beyin bölgelerine nakline dayalı çalışmaların önümüzdeki yıllarda önemli sonuçlar verebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz Kırık şöyle konuşuyor:

“Önümüzdeki 3–5 yıl içinde, potansiyeli en yüksek hücre preparatlarının klinik kullanıma girmesini bekliyoruz. Gen tedavilerinde hedef seçimi, hastalığın evresine göre değişiyor. Erken evrede GDNF gibi nörotrofik faktörler, ileri evrelerde ise dopamin sentezine yönelik genler öne çıkıyor. Bugüne kadar örneğin Parkinson hastalığı için kullanılan gen tedavi yöntemlerinde güvenlik açısından ciddi bir sorunla karşılaşmadık.”

Nadir Hastalıklar, Yaygın Hastalıkların Tedavisine Işık Tutuyor

University College London Nöroloji Enstitüsü, Kas Hastalıkları Departmanı’ndan Klinik Araştırmacı Dr. Rauan Kaiyrzhanov, nadir görülen nörolojik hastalıkların genetik temellerine odaklanan çalışmaların çok önemli olduğuna dikkat çekerek şunları söylüyor:

“Özellikle Orta Asya ve Kafkasya popülasyonlarında akraba evliliklerinin yüksek oranda olması, nadir genetik hastalıkların görülme sıklığını artırıyor. Yaptığımız bilimsel incelemelerde sadece 1.000 aileyi analiz ederek yaklaşık 100 potansiyel yeni hastalık geni belirledik. Bu durum, henüz keşfedilmemiş birçok hastalık mekanizması olabileceğini gösteriyor.”

Nadir hastalık araştırmalarının yalnızca küçük hasta gruplarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Dr. Rauan Kaiyrzhanov, bu çalışmaların yaygın hastalıkların anlaşılmasına da doğrudan katkı sunduğunu belirtiyor:

“Genetik epilepsilerden ailesel hiperkolesterolemiye kadar birçok nadir hastalık çalışması, bugün milyonlarca insanı etkileyen yaygın hastalıkların tedavi yaklaşımlarını şekillendirdi.”

Dr. Rauan Kaiyrzhanov’a göre, nadir hastalık araştırmaları sayesinde, yaygın hastalıkların tedavisinde de doğrudan ilerlemeler sağlandı:

“Ailesel hiperkolesterolemi çalışmaları LDL reseptörlerinin rolünü ortaya koyarak, günümüzde yaygın olarak kullanılan statinler ve PCSK9 inhibitörlerinin geliştirilmesine yol açtı. Ailesel obezite çalışmaları leptin–melanokortin yolaklarını ortaya çıkardı ve bu mekanizmalar güncel obezite tedavilerinin temelini oluşturdu. Neonatal diyabet çalışmaları KATP kanal mutasyonlarını tanımlayarak, bazı hassas tedavilerin önünü açtı ve tip 2 diyabet biyolojisine katkı sağladı. Genetik epilepsi araştırmaları, nöronal iyon kanal bozukluklarını açıklayarak hem epilepsi hem de nöropatik ağrı tedavisinde kullanılan ilaçların mekanizmalarını geliştirdi. BRCA1/2 gibi genetik kanser sendromları ise tarama, korunma ve hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesini sağladı”

Genetik Testler ve Dizileme Teknolojileri Hızla Gelişiyor

Özellikle çocuklar ve yetişkinlerde görülen nadir nörolojik hastalıklar üzerinde çalıştığına değinen Dr. Rauan Kaiyrzhanov gelişimsel gecikme, epileptik ensefalopatiler, hareket bozuklukları, ALS, serebellar ataksi, Huntington hastalığı ve Parkinson alanlarında önemli bilimsel araştırmalar gerçekleştirdiklerine dikkat çekiyor. Son yıllarda bu hastalıkların genetik temelini anlamada çok önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan Dr. Rauan Kaiyrzhanov şöyle konuşuyor:

“Bu alanlarda birkaç önemli ilerleme kaydedildi. Örneğin Parkinson hastalığında ‘Seed aggregation assay’ yönteminin geliştirilmesi, geç başlangıçlı serebellar ataksinin en yaygın genleri olarak FGF14 ve RFC1’in keşfi ve Huntington hastalığında ATM-130 gen tedavisinin geliştirilmesi bunlar arasında yer alıyor.”

Dr. Rauan Kaiyrzhanov’a göre genetik testler ve dizileme teknolojilerinin hızla geliştiği bir çağdayız. Bu gelişmelerin nadir görülen nörolojik hastalıkların tanısına büyük katkı sağladığına dikkat çeken Dr. Rauan Kaiyrzhanov, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Son yıllardaki genetik dizileme alanındaki gelişmeler, nadir hastalıkların tanı ve bakımını kesinlikle iyileştirdi. Her yıl yaklaşık 300 yeni hastalık geni tanımlanıyor. Üçüncü ve dördüncü nesil dizileme teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, bugün çözülemeyen genetik hastalıkların da aydınlatılması ve bu hastalıkların tedavi edilebilmesi mümkün olacak”…

Etiketler: Acıbadem ÜniversitesiDeniz KırıkFiliz OnatGündemNörobilimRauan Kaiyrzhanov

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
turk-internet.com Pr Haberleri

turk-internet.com Pr Haberleri

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.