İnternet reklamcılığında ekim ayı gündemini “Parti reklamları” oluşturdu. Çeşitli partiler ufak ya da büyük bütçelerle bir miktar banner şeklinde reklam satın aldılar.
Bu da bize, Partilerin daha internet olayına vakıf olamadıkları gösterdi. Çünkü aslında “offline seçim ortamlarını bile şekillendirebilecek bir ortam” olan internet’i sadece BANNER olarak kullanıyorlar.
Oysa ABD’de bu iş çoktan ONLINE KAMPANYA’lar şeklinde uygulanmaya başlandı. Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz ve İnternet Reklamcılığını ve medya satın almayı ABD’de daha bu işin ilk yıllarında bilfiil yapmış olan Meltem Özçelebi şöyle diyor;
- Partilerin banner satın alması, internet reklamcılığı alanında iyi bir adım ama yıllardır varolan bir olanağın eksik değerlendirilmesi. Farklı hedef kitlelere yönelik farklı mesajlar verilebilirdi.
Örneğin, kadınlara yönelik bir banner ile kadın siteleri üzerinden kadınlara etkin mesajlar ve partilerin kadın programları verilebilirdi. Ama partiler bu tür bir kullanımı akıl edemediler. Bu şekilde kullanım yerine tek tip bannerlar görüyoruz.
İnternetin reklamcılık alanında sunduğu en önemli özelliklerinden biri de hedefleme ve takip yeteneği. Hedefe “zero-in” kilitlenmeniz için çok çeşitli ad-serving yöntemleri ile normal mecralara kıyasla çok daha küçük bütçelerle hedef kitlenizi tam kalbinden vurabilmek mümkün. Hatta müşteri adayınızın karşısına “moment of truth” anında, yani tam sizin şirketinizin ürünleri veya hizmetleri ile ilgili bir arama yaparken çıkabilmek de çok kolay.
Yaşa, cinsiyete, yaşadığı şehire, mesleğe, internete giriş yaptığı kurumun türüne ve daha birçok kritere göre belirleyeceğiniz bir kitleye reklamınızı
gösterebilir, tepkiyi de ölçümleyebilirsiniz. Hatta, “bir kişi aynı reklamı 2-3-5 kereden daha fazla görmesin” türünden ek kısıtlarla reklama ayırdığınız bütçenin son derece verimli kullanılmasını sağlayabilirsiniz.
Ama ne yazık ki Türkiye`de internetin hedefleme yetkinliklerinin çok az bir kısmı biliniyor ve anlatıldığında beklenilen ilgiyi göremiyor.
Bu yöntemleri bir kaç yıl önce ABD`de IBM, Ameritrade, SAP, Wall Street Access gibi müşterilerim için mega bütçelerle yoğun olarak kullanıp, çok da etkileyici sonuçlar alan bir internetçi olarak, Türkiye`deki şirketlerin hala bu olanakların varlığını ya da yararını görememelerini izlemek bana üzüntü veriyor.
Umarız, kısa zamanda yıllardır yurtdışında kullanılan bu reklam uygulamalarından, Turkiye`de de olması gereken düzeyde yararlanılır.”
Sonuç olarak internet reklamcılığının neler yapabileceği ne tür açılımlar yaratabileceği tam olarak anlaşılamadığı buradan da görülebiliyor. Neler yapılabilirdi, özetlersek;
- Kullanıcı profiline uygun banner’lar oluşturulabilirdi. Örneğin, KOBİ’lere yönelik sitelerde partilerin kendi KOBİ politikaları anlatılabilirdi. Ya da Kadın sitelerinden kadın politikaları.
Hele gençler. Özellikle de Üniversite çağındaki gençlerin internet kullanımlarının yüksekliği biliniyor.
- Diğer bir olanak, interaktivite. İnternet üzerinden etkin, cevap alınabilecek kampanyalar düzenlenebilirdi. Bu yolla partiler kendi günlük propogandalarında hangi mesajlara ağırlık vermeleri gerektiğini bile güncel bir şekilde tespit ediyor olabilirlerdi.
İnşallah başka seçime diyelim.



Kaynak : 