1909 seçimleri iki partinin yarıştığı ilk seçim olarak tarihimizde yerini aldı. Ancak, Osmanlı Devletinin sonlarına gelindiği bu dönemde, meşrutiyetin ilanı sonrası yapılan bu seçim ve seçim tanıtımlarının, bugün anladığımız seçim ve seçim kampanyaları ile benzerlik taşımadığı ifade edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 yılında kurulmasını takiben, çok partili seçim dönemine 1950 yılında geçildi. Aradan geçen yarım asırdan uzun süre içinde, bugüne kadar bir çok parti yapılan seçimlerde iktidara gelmek için rakipleriyle kıyasıya rekabete girip, yarıştı.
Son olarak, 2002 yılında yapılan seçimle ülkenin yönetimi büyük bir çoğunlukla Adalet ve Kalkınma partisine verildi. Beş yıllık iktidar süresinin dolmasına bir kaç ay kala Türkiye Büyük Meclisi’nde alınan bir karar ile seçimler erkene alındı. Bu karar çerçevesinde, 22 Temmuz 2007 tarihinde yani bundan yaklaşık 20 gün sonra 23üncü Dönem Milletvekilliği seçimi yapılacak ve 13 parti ülkemizin yönetimini ele geçirmek için yarışacak. Bu seçim sürecinde tüm partilerimiz ve bağımsız adaylar yoğun bir tanıtım kampanyaları sürdürmekteler. Bu süreçte, seçime giren tüm partiler, programlarını, vaatlerini, ülke ve dünya sorunlarına dair görüşlerini televizyonlarda, gazetelerde ve internette bizlerle ile paylaşmaktalar.
Elinizdeki incelemenin iki nedenle sınırlanması gerekti. Seçime katılan 13 partinin seçim beyannamelerinin araştırılıp incelenmesi, inceleme süresini uzatacak, ve seçime çok az bir süre kalması nedeni ile, yazı elinize seçimden önce geçemeyebilecekti. Sınırlama gerekçelerinden birincisi olarak zaman darlığı ifade edilebilir. Bu nedenle, çeşitli kamu oyu değerlendirmelerinde ülke barajı olan %10 oy oranının aşarak meclise girebileceği tahmin edilen beş parti ile inceleme sınırlandı. Bu beş parti (alfabetik sıralama ile) Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti (DP), Genç Parti (GP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’dir. Ancak, bu beş partinin sadece üçünün web sayfasından Seçim Beyannamesine ulaşılabilmesi sonucunda, okumakta olduğunuz inceleme, sadece AKP, CHP ve MHP’nin Seçim Beyannameleri esas alınarak hazırlandı.
Seçim Beyannameleri, partilerin çeşitli alanlardaki hedeflerinin, halka verdikleri sözlerinin yazılı belgesi niteliğine haizdir. Seçim Beyannamelerinin çok geniş bir yelpazeyi kapsaması, bir çok konuya değinilmesi nedeni ile bu yazı Bilgi ve Haberleşme Teknolojileri Sektörü ile sınırlandırıldı. Böyle bir çerçeve çizilmesinin okuyucular tarafından makul bulunacağını umut ediyorum.
İncelemenin bazı başlıklar halinde hazırlanmasının okuyucuya daha sistematik bir sunum sağlayacağı değerlendirildi. Bu başlıklar altında, partilerin hangi yaklaşımları gösterdiklerinin, düşüncelerinin ne derece doğru ve somut öneriler ve vaatler içerdiğinin okuyucunu değerlendirmesine sunulması hedeflendi. Sonuç olarak, okuyuculara görüşlerimi aktarmaktan ziyade, okuyucuların kendileri için derlenen bu görüşlerden, hedef ve vaatlerden yararlanarak kendi yargılarını oluşturmalarına katkı sağlanmasının daha tarafsız bir yaklaşım olacağına inanıyorum.
Bununla birlikte, genel olarak bütün Seçim Beyannamelerinde sorunlara somut cevaplar verilmediği, genel ifadelerle yetinildiği görülecektir. AKP’nin seçim beyannamesi ise aynı şekilde genel hedefleri içermesinin yanı sıra, geçen dönem iktidarda olan partinin seçim beyannamesi olarak, geçtiğimiz 4.5 yıllık dönemin de faaliyet raporunun özeti hüviyeti ile diğer partilerin seçim beyannamelerinden farklılık taşımaktadır.
Seçim Beyannamelerinde, bir iş planında olduğu gibi kaynak ihtiyacı ve nereden hangi şartlarla karşılanacağı, zamanlama, projenin artı ve eksileri, fırsatlar ve tehditler, çevresel şartlar, vs gibi bir çok unsurun olmaması çok şaşırtıcı olmamalıdır. Zira, partiler iktidara geldiklerinde somutlaşmış hedeflerine ve iş planlarına hükümet programında yer vermektedirler. Bununla birlikte, Seçim Beyannameleri de partilerin hedeflerini temel yaklaşımlarını göstermesi bakımından önem ihtiva etmektedir. Seçimden sonra iktidara gelen partinin bu çerçeve belgesine ne derece uyduğunun dikkatle takip edilmesi bir vatandaşlık görevi olmalıdır. Bir örnek olması bakımından partilerin AR-GE yaklaşımlarına bakılırsa;
- AKP’nin 2013 yılında %2 seviyesini yakalamayı,
- CHP beş yıl içinde AR-GE harcamalarına ayrılan payı 4 katına çıkarmayı,
- DP daha genel ifade ile bütçedeki harcamayı 2 katına artırmayı,
- MHP ise beş yıl içinde GSYİH’nın %2,5 oranına çıkarmayı,
planladığı görülmektedir. Bu genel ifadeler, yukarıda belirtilen seviyelerin nasıl yakalanacağını ifade etmemekle birlikte, yukarıda da açıkladığım gibi partilerin hedeflerini göstermesi bakımından önemle not edilmelidir.
Bu incelemeye temel olan partilerin seçim beyannameleri tarafsız, dikkatli bir şekilde incelendi ve aşağıdaki bilgiler derlendi. Kısa bir süre içinde yapılan bu çalışmada, bütün özene rağmen, gözden kaçan görüşler olabilir. Bunun tüm sorumluluğunu üstleniyor ve eğer varsa istenmeden yapılan muhtemel tüm hatalar için şimdiden özür diliyorum.
Son not: Bu yazı tamamlandığında Demokrat Parti web sayfasına Seçim Beyannamesi konuldu. İncelemenin tam olması bakımından oldukça hızlı bir şekilde DP’nin Seçim Beyannamesinde yer alan görüşlerde inceleme içine dahil edilmeye çalışıldı. Ne yazık ki CHP ve kısmen MHP dışında partilerin web sayfalarından alınan pdf belgeler üzerinde arama yapmakta, kopyalama ve yapıştırma işlemlerinde dahi sorunlar yaşanması yazının sonuçlanma sürecini uzattı.
Araştırmanın devamını Partilerin Seçim Beyannamelerinde Bilişim-İnternet-Telekom – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 