Bu yazının ilk 5 bölümünü ;
- VoIP Üzerine Hukuki Bir Değerlendirme – I
- Ip Üzerinden Ses Aktarımının Hukuksal Yönü – II
- Türk Telekom ve VoIP
- Telekomünikasyon Kurumu ve VoIP
- Avrupa Birliği ve VoIP
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Pozitif Hukuk ve VoIP
Gelişen teknolojilerin kullanımında karşılaşılan hukuki ve idari problemlerin cevabının direk olarak ilgili yasa ve yönetmelikte bulunmasını beklemek, aranan cevabın bulunamaması halinde ise yasal boşluktan bahsetmek hukuk bilimine yapılacak en büyük haksızlıktır.
Yasa koyucunun teknolojinin önünde gitmesi, her tür olası problemi çok önceden görerek tedbirini alması en azından hayatın olağan akışına aykırıdır. Elbetteki yeni teknolojilerin uygulanmasında bazı hukuki ve idari problemlerin çıkması kaçınılmazdır. İşte böyle durumlarda ilgili yasanın genel prensipleri ile çatışmayacak, yasanın sözü (lafzı) kadar özünü (ruhu) de dikkate alacak çözümler bulunması yapılacak en doğru iştir.
O halde, 406 sayılı yasada VoIP ile ilgili düzenlemenin bulunmaması, yasal bir boşluğun bulunduğu anlamına gelmemelidir. Geliştirilen her yeni teknoloji için yeni bir yasa yada yönetmelik çıkarılması maddeten imkansız olduğu gibi, gerekli de değildir.
Şimdi, yukarıdaki bilgiler ışığında VoIP nin ne olduğu ve yasayla T.Telekom A.Ş. ye tanınmış olan ses tekeli hakkını ihlal eden bir eylem sayılıp sayılmayacağı sorusunun cevabını arayalım.
- 1 – VoIP Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetidir.
Sorunun çözümünde sık sık başvuracağımız 4502 sayılı yasa ile Telekomünikasyon Hizmetleri Yönetmeliği’nde çok geniş tanımlamaların yapılmış olduğu hemen fark edilmektedir. Kuşkusuz yasa koyucu bu yaklaşımıyla, ileride çıkması olası problemlerin çözümünde öncelikle sorunun doğru olarak tanımlanması amacını taşımıştır.
Yönetmelikte “yasa yapma tekniği “ne uygun olarak öncelikle genel kavramların, daha sonra somut hizmet ve teknolojilerin tanımı yapılmıştır. Örnek vermek gerekirse, önce “Mobil Telekomünikasyon Sistemi” daha sonra “GSM Telekomünikasyon Sistemi” tanımlarının yapıldığını görmekteyiz. Yine dikkati çeken bir başka husus, hemen her tür telekomünikasyon hizmeti tanımının hiçbir unutkanlığa izin vermeksizin büyük bir dikkatle yapılmış olmasıdır. Konuyla ilgili örnek: “Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti “tanımının ve “internet protokolü üzerinden ses iletimi” tanımlarının da yapılmış olmasıdır.
Bu kavramların iyi anlaşılması halinde problemin çözümünün de daha kolay olacağı rahatlıkla söylenebilir.
Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti : Aboneler arasında iletilen ses ve veri dahil her türlü mesajın formu, muhtevası, kodu, protokolü veya benzer hususları üzerinde bilgisayar işlemleri ile veya başka surette işlem yapıp, aboneye veya kullanıcıya ilave, farklı veya yeniden yapılandırılmış bir mesaj ileten veya yüklenilmiş, kaydedilmiş mesaj ve veriler ile aboneler arası interaktiviteyi sağlayan telekomünikasyon hizmetleri,
Internet protokolü üzerinden ses iletimi (VoIP) : Paket anahtarlamalı olarak internet üzerinden iletilen veri halindeki ses,
Yukarıda da açıklandığı gibi yönetmelikte, önce genel olarak “Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti“nin, daha sonra da “internet protokolü üzerinden ses iletimi“nin kısa bir tanımının yapılmış olduğunu görmekteyiz.
Yapılan bu tanımlar doğrultusunda,
İletimi yapılacak sesin, bir takım bilgisayar işlemlerinden geçirilmek suretiyle paket anahtarlamalı yapıya dönüştürülmesi ve internet üzerinden aktarımı sonrasında, diğer taraftaki kullanıcıya farklı (veri halindeki sesin internet üzerinden iletimi sırasında paket kayıplarının olması, sesin gecikmesi ve kalitesinin düşmesi kaçınılmazdır) bir mesajın ulaştırılarak interaktivitenin sağlanmış olmasının özel anlamıyla “internet protokolü üzerinden ses iletimi”, genel anlamıyla da “Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti “olduğu kuşkusuzdur.
Bu tespite (VoIP nin Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti olduğuna) T.Telekom A.Ş. ve Telekomünikasyon Kurumu’nun hiçbir itirazı bulunmamaktadır. Gerçekten de Başbakanlık Müsteşarlığı’nın gözetim ve denetiminde Mayıs 2002 tarihinde toplanan Türkiye Bilişim Şurası, İletişim Altyapısı Raporunda bu hususu açıkça ifade etmiş, raporu hazırlayanlar arasında bulunan iki kuruluş bu tespite hiçbir çekince koymadan aynen katılmıştır.
2 – Basit Ses İletimi, Asgari (evrensel) Hizmettir.
Türk Telekom A.Ş. ne yasayla tanınan tekel hakkının, sabit telefonla basit ses iletimini içerdiği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açıktır. Tüm dünyada sadece bu hizmetlerin verilmesi ana telekomünikasyon operatörlerin tekeline bırakılmış olup, basit ses iletimi ve benzeri hizmetler, asgari ( evrensel ) hizmet olarak tanımlanmıştır.
Bu kavramın tanımı da Telekomünikasyon Hizmetleri Yönetmeliği’ nde çok açık bir şekilde yapılmıştır.
Asgari (evrensel) Hizmet : Bakanlık tarafından Kurumun ve işletmecilerin görüşleri alınmak suretiyle konu ve kapsamları belirlenen, coğrafi konumlarından bağımsız olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde herkes tarafından erişilebilir, belirlenmiş kaliteyi haiz ve herkesin karşılayabileceği şekilde makul bedel karşılığında sunulacak olan ve ankesörlü telefon, acil telekomünikasyon hizmetleri ve telefon rehber hizmetlerini de ihtiva eden asgari evrensel hizmet türlerini,
Klasik anlamıyla basit ses iletimi, kullanıcılar arasında hat tahsisi esasına dayanmaktadır. Sesin bakır kablolar ve PSTN şebekeleri üzerinden iletimi sırasında yapısında herhangi bir değişiklik yapılmamakta, dolayısıyla kullanıcılara önceden belirlenmiş kaliteyi haiz hizmet makul bir bedel karşılığında sunulabilmektedir. Basit ses iletimi hizmetine coğrafi konumlarından bağımsız olarak hemen herkesin erişebilir olması, onun asgari ( evrensel ) hizmet olduğunun en belirgin özelliğidir. Basit ses iletimi yapmak üzere kurulmuş olan PSTN şebekeler üzerinden T.Telekom A.Ş.nin, ankesörlü telefon, acil arama hizmeti de vermekte olduğunu söylemeye gerek dahi yoktur.
Çok açıktır ki, yönetmelik yukarıdaki tanımları yapmak suretiyle, Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti ile Asgari ( evrensel ) Hizmetin birbirlerinden tamamen farklı hizmet türleri olduğunu bir kez daha vurgulamıştır.
3 – Basit Ses İletimi ve Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti Ayrımı
4502 sayılı yasanın 3. maddesi mevzuattaki telekomünikasyon hizmetlerinin verilebilmesi yöntemlerini düzenlerken üçlü bir ayrım yapmıştır. Bu ayrıma göre telekomünikasyon hizmetleri,
- a) Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetleri,
b) Ek 18. madde kapsamındaki hizmetler,
c) Yasanın 2 (c) maddesinde tanımı yapılan TEKEL kapsamındaki hizmetler…
olmak üzere üç ana başlık altında toplanmış ve bu hizmetlerin ancak telekomünikasyon ruhsatı, imtiyaz sözleşmesi, genel izin veya görev sözleşmesi ile yapılmasının mümkün olabileceği belirtilmiştir. Anılan yasa, ile verilebileceği hükümlerini getirmişken, tekel kapsamındaki hizmetin verilebilmesi için T.Telekom A.Ş. ile bakanlığın bir görev sözleşmesi yapmasını uygun görmüştür.
Bir başka deyişle yasa koyucu Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti ile tekel kapsamındaki hizmetleri ayrı sınıflandırmaya ve dolayısıyla ayrı tip yetkilendirmeye tabi tutmuştur. Bu nedenle, ruhsat yada genel izin sahibi işletmecinin, tekel kapsamındaki (basit ses iletimi-sabit telefon) hizmetlerden farklı tür “Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti” ni vermesinin yasayla çelişir hiç bir yanı bulunmamaktadır.
Tekel hakkının sona ermesi üzerine herhangi bir işletmecinin sabit telefon ile basit ses iletimi yapmak istemesi halinde, bunun ancak bir görev sözleşmesi ile yapılabileceğini söylemek mümkündür.
Sonuç
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında aşağıdaki özet dikkatinize sunulmuştur.
- VoIP, paket anahtarlamalı sistemde ses iletimidir. Yasada T.Telekom A.Ş. ne tanınan tekel hakkı ise, PSTN şebekeleri üzerinden sunulan eş zamanlı ve devre anahtarlamalı basit ses iletimi hizmetini kapsamaktadır. Bir başka deyişle, VoIP Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetiyken, tekel hakkı kapsamındaki basit ses iletimi hizmeti, yönetmelikteki asgari (evrensel) hizmet tanımı içerisinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle, ruhsat yada genel izin sahibi işletmecinin “internet üzerinden ses iletimi “hizmeti vermesinin ses tekelini ihlal eden hiçbir yanı bulunmamaktadır.
- Amerika Birleşik Devletleri, AB ülkeleri ve teknoloji alanında söz sahibi tüm ülkelerde serbest bırakılmış bir teknolojinin, tamamen ticari kaygılarla, ülke güvenliği gibi son derece hassas bir konunun gerekçe gösterilerek engellenmeye çalışılması, T.Telekom A.Ş. nin ciddiyeti ile bağdaşmamaktadır. Hatları kesilen, işyerleri basılan işletmecilerin bu yüzden çok büyük zarara uğradığı açıktır.
- Onlarca telekomünikasyon müteşebbisinin ağır ceza mahkemelerinde yargılandığı şu günlerde, sektörü regüle etmek amacıyla kurulmuş olan T.Telekomünikasyon Kurumu’nun sessiz kalmasının hiçbir haklı gerekçesi bulunmamaktadır. T.Telekom A.Ş. yi gücendirmemek için yaşanan gelişmeleri görmezden gelen kurumun, sektörde neyi regüle edeceği veya uzmanlığını hangi konuda göstereceği de merak konusudur. Yapılacak şey son derece basittir. Ya AB düzenlemeleri örnek alınacak ya da Botswana veya Kamboçya uygulamaları örnek gösterilecektir.
- “Pozitif Hukuk ve VoIP” başlığı altında yapılan tüm açıklamalar bir yana, yönetmelikte açıkça tanımı yapılan “Internet protokolü üzerinden Ses İletimi ”nin yasaklanması, hatta kısıtlanmasının istenmesi halinde, bu konuda hiç olmazsa birkaç satırlık bir düzenlemenin de aynı yönetmelikte olması gerekeceği açıktır.
Yönetmelikte tanımı yapılan, ancak hiçbir şekilde yapılması yasaklanmayan bir teknolojinin “ben yaptım oldu” dayatmalarıyla engellenmeye çalışılmasının en hafif şekliyle anayasa ile teminat altına alınan Haberleşme Hürriyeti’ nin engellenmesi anlamına geleceği bilinmelidir.
Yasanın yapılmasını açıkça suç saymadığı, yapılmasını yasaklamadığı bir eylemi yapanların bugün maruz kaldığı baskılara, adaletin en kısa süre içerisinde cevabını vereceğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
- Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetlerinin ruhsat veya genel izin,(m.3/c-son)
- Ek 18. Madde kapsamında sayılan hizmetlerin telekomünikasyon ruhsatı veya imtiyaz sözleşmesi, (m.3, a bendi, son cümle)
Bu yazının ilk 5 bölümünü ;
- VoIP Üzerine Hukuki Bir Değerlendirme – I
- Ip Üzerinden Ses Aktarımının Hukuksal Yönü – II
- Türk Telekom ve VoIP
- Telekomünikasyon Kurumu ve VoIP
- Avrupa Birliği ve VoIP
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Pozitif Hukuk ve VoIP
Gelişen teknolojilerin kullanımında karşılaşılan hukuki ve idari problemlerin cevabının direk olarak ilgili yasa ve yönetmelikte bulunmasını beklemek, aranan cevabın bulunamaması halinde ise yasal boşluktan bahsetmek hukuk bilimine yapılacak en büyük haksızlıktır.
Yasa koyucunun teknolojinin önünde gitmesi, her tür olası problemi çok önceden görerek tedbirini alması en azından hayatın olağan akışına aykırıdır. Elbetteki yeni teknolojilerin uygulanmasında bazı hukuki ve idari problemlerin çıkması kaçınılmazdır. İşte böyle durumlarda ilgili yasanın genel prensipleri ile çatışmayacak, yasanın sözü (lafzı) kadar özünü (ruhu) de dikkate alacak çözümler bulunması yapılacak en doğru iştir.O halde, 406 sayılı yasada VoIP ile ilgili düzenlemenin bulunmaması, yasal bir boşluğun bulunduğu anlamına gelmemelidir. Geliştirilen her yeni teknoloji için yeni bir yasa yada yönetmelik çıkarılması maddeten imkansız olduğu gibi, gerekli de değildir.
Şimdi, yukarıdaki bilgiler ışığında VoIP nin ne olduğu ve yasayla T.Telekom A.Ş. ye tanınmış olan ses tekeli hakkını ihlal eden bir eylem sayılıp sayılmayacağı sorusunun cevabını arayalım.
- 1 – VoIP Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetidir.
Sorunun çözümünde sık sık başvuracağımız 4502 sayılı yasa ile Telekomünikasyon Hizmetleri Yönetmeliği’nde çok geniş tanımlamaların yapılmış olduğu hemen fark edilmektedir. Kuşkusuz yasa koyucu bu yaklaşımıyla, ileride çıkması olası problemlerin çözümünde öncelikle sorunun doğru olarak tanımlanması amacını taşımıştır.
Yönetmelikte “yasa yapma tekniği “ne uygun olarak öncelikle genel kavramların, daha sonra somut hizmet ve teknolojilerin tanımı yapılmıştır. Örnek vermek gerekirse, önce “Mobil Telekomünikasyon Sistemi” daha sonra “GSM Telekomünikasyon Sistemi” tanımlarının yapıldığını görmekteyiz. Yine dikkati çeken bir başka husus, hemen her tür telekomünikasyon hizmeti tanımının hiçbir unutkanlığa izin vermeksizin büyük bir dikkatle yapılmış olmasıdır. Konuyla ilgili örnek: “Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti “tanımının ve “internet protokolü üzerinden ses iletimi” tanımlarının da yapılmış olmasıdır.
Bu kavramların iyi anlaşılması halinde problemin çözümünün de daha kolay olacağı rahatlıkla söylenebilir.
Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti : Aboneler arasında iletilen ses ve veri dahil her türlü mesajın formu, muhtevası, kodu, protokolü veya benzer hususları üzerinde bilgisayar işlemleri ile veya başka surette işlem yapıp, aboneye veya kullanıcıya ilave, farklı veya yeniden yapılandırılmış bir mesaj ileten veya yüklenilmiş, kaydedilmiş mesaj ve veriler ile aboneler arası interaktiviteyi sağlayan telekomünikasyon hizmetleri,
Internet protokolü üzerinden ses iletimi (VoIP) : Paket anahtarlamalı olarak internet üzerinden iletilen veri halindeki ses,
Yukarıda da açıklandığı gibi yönetmelikte, önce genel olarak “Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti“nin, daha sonra da “internet protokolü üzerinden ses iletimi“nin kısa bir tanımının yapılmış olduğunu görmekteyiz.
Yapılan bu tanımlar doğrultusunda,
İletimi yapılacak sesin, bir takım bilgisayar işlemlerinden geçirilmek suretiyle paket anahtarlamalı yapıya dönüştürülmesi ve internet üzerinden aktarımı sonrasında, diğer taraftaki kullanıcıya farklı (veri halindeki sesin internet üzerinden iletimi sırasında paket kayıplarının olması, sesin gecikmesi ve kalitesinin düşmesi kaçınılmazdır) bir mesajın ulaştırılarak interaktivitenin sağlanmış olmasının özel anlamıyla “internet protokolü üzerinden ses iletimi”, genel anlamıyla da “Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti “olduğu kuşkusuzdur.
Bu tespite (VoIP nin Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti olduğuna) T.Telekom A.Ş. ve Telekomünikasyon Kurumu’nun hiçbir itirazı bulunmamaktadır. Gerçekten de Başbakanlık Müsteşarlığı’nın gözetim ve denetiminde Mayıs 2002 tarihinde toplanan Türkiye Bilişim Şurası, İletişim Altyapısı Raporunda bu hususu açıkça ifade etmiş, raporu hazırlayanlar arasında bulunan iki kuruluş bu tespite hiçbir çekince koymadan aynen katılmıştır.
2 – Basit Ses İletimi, Asgari (evrensel) Hizmettir.
Türk Telekom A.Ş. ne yasayla tanınan tekel hakkının, sabit telefonla basit ses iletimini içerdiği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açıktır. Tüm dünyada sadece bu hizmetlerin verilmesi ana telekomünikasyon operatörlerin tekeline bırakılmış olup, basit ses iletimi ve benzeri hizmetler, asgari ( evrensel ) hizmet olarak tanımlanmıştır.
Bu kavramın tanımı da Telekomünikasyon Hizmetleri Yönetmeliği’ nde çok açık bir şekilde yapılmıştır.
Asgari (evrensel) Hizmet : Bakanlık tarafından Kurumun ve işletmecilerin görüşleri alınmak suretiyle konu ve kapsamları belirlenen, coğrafi konumlarından bağımsız olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde herkes tarafından erişilebilir, belirlenmiş kaliteyi haiz ve herkesin karşılayabileceği şekilde makul bedel karşılığında sunulacak olan ve ankesörlü telefon, acil telekomünikasyon hizmetleri ve telefon rehber hizmetlerini de ihtiva eden asgari evrensel hizmet türlerini,
Klasik anlamıyla basit ses iletimi, kullanıcılar arasında hat tahsisi esasına dayanmaktadır. Sesin bakır kablolar ve PSTN şebekeleri üzerinden iletimi sırasında yapısında herhangi bir değişiklik yapılmamakta, dolayısıyla kullanıcılara önceden belirlenmiş kaliteyi haiz hizmet makul bir bedel karşılığında sunulabilmektedir. Basit ses iletimi hizmetine coğrafi konumlarından bağımsız olarak hemen herkesin erişebilir olması, onun asgari ( evrensel ) hizmet olduğunun en belirgin özelliğidir. Basit ses iletimi yapmak üzere kurulmuş olan PSTN şebekeler üzerinden T.Telekom A.Ş.nin, ankesörlü telefon, acil arama hizmeti de vermekte olduğunu söylemeye gerek dahi yoktur.
Çok açıktır ki, yönetmelik yukarıdaki tanımları yapmak suretiyle, Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti ile Asgari ( evrensel ) Hizmetin birbirlerinden tamamen farklı hizmet türleri olduğunu bir kez daha vurgulamıştır.
3 – Basit Ses İletimi ve Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti Ayrımı
4502 sayılı yasanın 3. maddesi mevzuattaki telekomünikasyon hizmetlerinin verilebilmesi yöntemlerini düzenlerken üçlü bir ayrım yapmıştır. Bu ayrıma göre telekomünikasyon hizmetleri,
- a) Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetleri,
b) Ek 18. madde kapsamındaki hizmetler,
c) Yasanın 2 (c) maddesinde tanımı yapılan TEKEL kapsamındaki hizmetler…olmak üzere üç ana başlık altında toplanmış ve bu hizmetlerin ancak telekomünikasyon ruhsatı, imtiyaz sözleşmesi, genel izin veya görev sözleşmesi ile yapılmasının mümkün olabileceği belirtilmiştir. Anılan yasa, ile verilebileceği hükümlerini getirmişken, tekel kapsamındaki hizmetin verilebilmesi için T.Telekom A.Ş. ile bakanlığın bir görev sözleşmesi yapmasını uygun görmüştür.
Bir başka deyişle yasa koyucu Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti ile tekel kapsamındaki hizmetleri ayrı sınıflandırmaya ve dolayısıyla ayrı tip yetkilendirmeye tabi tutmuştur. Bu nedenle, ruhsat yada genel izin sahibi işletmecinin, tekel kapsamındaki (basit ses iletimi-sabit telefon) hizmetlerden farklı tür “Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmeti” ni vermesinin yasayla çelişir hiç bir yanı bulunmamaktadır.
Tekel hakkının sona ermesi üzerine herhangi bir işletmecinin sabit telefon ile basit ses iletimi yapmak istemesi halinde, bunun ancak bir görev sözleşmesi ile yapılabileceğini söylemek mümkündür.
Sonuç
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında aşağıdaki özet dikkatinize sunulmuştur.
- VoIP, paket anahtarlamalı sistemde ses iletimidir. Yasada T.Telekom A.Ş. ne tanınan tekel hakkı ise, PSTN şebekeleri üzerinden sunulan eş zamanlı ve devre anahtarlamalı basit ses iletimi hizmetini kapsamaktadır. Bir başka deyişle, VoIP Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetiyken, tekel hakkı kapsamındaki basit ses iletimi hizmeti, yönetmelikteki asgari (evrensel) hizmet tanımı içerisinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle, ruhsat yada genel izin sahibi işletmecinin “internet üzerinden ses iletimi “hizmeti vermesinin ses tekelini ihlal eden hiçbir yanı bulunmamaktadır.
- Amerika Birleşik Devletleri, AB ülkeleri ve teknoloji alanında söz sahibi tüm ülkelerde serbest bırakılmış bir teknolojinin, tamamen ticari kaygılarla, ülke güvenliği gibi son derece hassas bir konunun gerekçe gösterilerek engellenmeye çalışılması, T.Telekom A.Ş. nin ciddiyeti ile bağdaşmamaktadır. Hatları kesilen, işyerleri basılan işletmecilerin bu yüzden çok büyük zarara uğradığı açıktır.
- Onlarca telekomünikasyon müteşebbisinin ağır ceza mahkemelerinde yargılandığı şu günlerde, sektörü regüle etmek amacıyla kurulmuş olan T.Telekomünikasyon Kurumu’nun sessiz kalmasının hiçbir haklı gerekçesi bulunmamaktadır. T.Telekom A.Ş. yi gücendirmemek için yaşanan gelişmeleri görmezden gelen kurumun, sektörde neyi regüle edeceği veya uzmanlığını hangi konuda göstereceği de merak konusudur. Yapılacak şey son derece basittir. Ya AB düzenlemeleri örnek alınacak ya da Botswana veya Kamboçya uygulamaları örnek gösterilecektir.
- “Pozitif Hukuk ve VoIP” başlığı altında yapılan tüm açıklamalar bir yana, yönetmelikte açıkça tanımı yapılan “Internet protokolü üzerinden Ses İletimi ”nin yasaklanması, hatta kısıtlanmasının istenmesi halinde, bu konuda hiç olmazsa birkaç satırlık bir düzenlemenin de aynı yönetmelikte olması gerekeceği açıktır.
Yönetmelikte tanımı yapılan, ancak hiçbir şekilde yapılması yasaklanmayan bir teknolojinin “ben yaptım oldu” dayatmalarıyla engellenmeye çalışılmasının en hafif şekliyle anayasa ile teminat altına alınan Haberleşme Hürriyeti’ nin engellenmesi anlamına geleceği bilinmelidir.
Yasanın yapılmasını açıkça suç saymadığı, yapılmasını yasaklamadığı bir eylemi yapanların bugün maruz kaldığı baskılara, adaletin en kısa süre içerisinde cevabını vereceğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
- Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetlerinin ruhsat veya genel izin,(m.3/c-son)
- Ek 18. Madde kapsamında sayılan hizmetlerin telekomünikasyon ruhsatı veya imtiyaz sözleşmesi, (m.3, a bendi, son cümle)



Kaynak : 