Türkiye’de, bugün ilk defa kutlanan ‘Güvenli İnternet Günü’ne, yurt dışından olduğu gibi, çeşitli üniversitelerden akademisyenler de katıldı. Bunlardan biri de Anadolu Üniversitesi BÖTE Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferhan Odabaşı’ydı. Prof. Dr. Odabaşı, “Güvenli İnternet” kavramını şu şekilde ifade ediyor;
İnternetin, bir mecra olduğunu düşünürseniz, rahatça gezebileceğiniz güvenli bir sokak olarak nitelendirebiliriz. Mahallemizi, evimizi güvenli kılmak daha somut şeyler olduğu için onları sağlamak aslında daha kolay. Ancak, internette bir sorun var: burası soyut bir alan olduğu için kapısına bekçi koymak pek mümkün görünmüyor. Burada yapılacak sansürleme de ters tepebilir. Çünkü, internet bir sosyal oluşumdur. İnternet, günümüzün en büyük sosyal döngüsünü teşkil ediyor. Dolayısıyla, yetişkinler olarak güvenli internet ortamı oluşturabilmek için davranış geliştirmemiz gerekiyor. Çocuklar için güvenli bir internetten bahsettiğimizdeyse çocuklarımıza anne-babalık-öğretmenlik yapmak konusu gündeme geliyor. Sonuç itibariyle “Güvenli İnternet, hep birlikte oluşturabileceğimiz bir olgudur” diyebiliriz.
turk-internet.com: Mevcut şartlar içerisinde güvenli internet nasıl sağlanabilir?
Prof. Dr. Ferhan Odabaşı: Biz, aslında ülke olarak oldukça ilerideyiz. Bu, AB’den, gelen temsilcilerin konuşmalarıyla da anlaşılıyor. Biz ilerideyiz, çünkü erken yol almaya başladık. Biz, denetimlerimizi daha erken yapıyoruz. Bu mecrayı daha güvenli hale getirebilmemizde bize fayda sağlayacak çeşitli adımları daha önceden atıyoruz. Türkiye’nin, bu INSAFE programında çok daha iyi yerlere geleceğine de inanıyorum. Bugün, açılışı yapılan ‘Güvenli Çocuk’ sitesi de bu adımlardan biri. Türkiye’de, devletin, güvenli internet sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği iyi niyetli eylemlerin bir farkındalık yaratılmasına katkıda bulunacağına inanıyorum.
turk-internet.com: Başkanlığını yürüttüğünüz BÖTE Bölümü’nden ve çalışmalarınızdan kısaca bahsedebilirmisiniz?
Prof. Dr. Ferhan Odabaşı: İnternet, aslında bir dönüşüm mecrası. Bu kapsamda biz Anadolu Üniversitesi BÖTE Bölümü elemanları olarak, çocuk-aile-internet bileşenleri ile internetin vazgeçilmezliği konuları üzerine yoğunlaşıyoruz. Araştırma ve çalışmalarımızda internetin, çocukların hayatında önemli bir yere sahip olduğunu göz önünde bulunduruyoruz. Bölüm olarak, interneti daha güvenli, daha kullanışlı hale getirmek ve üzerindeki kötü örtüyü kaldırabilmek için uğraşıyoruz. Sonuç itibariyle, sanal dünya da gerçek dünyadaki ögeleri barındırıyor. O nedenle, zaafları olan insanlara internette de rastlamak olası. Sanal dünya, erişim ve etkileşimi kolaylaştırdığı için çok daha fazla göz önünde bulunuyor ve o nedenle çok daha fazla dikkat çekiyor.
BÖTE(Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümleri) ilk olarak 1998 yılında eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması çerçevesinde YÖK tarafından açılmış bir bölüm. Temel amacı, bilgisayar ve diğer bilgi teknolojileri konusunda lisans eğitimi vererek ilk ve orta öğretime bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmeni yetiştirmek olan bölümümüzden mezun olanlar, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı devlet ve özel okullarda bilgisayar öğretmeni, öğretim teknoloğu ya da üniversitelerde akademisyen olarak çalışabilirler. Bilgisayar destekli eğitim, bilgisayar destekli yabancı dil eğitimi, eğitim teknolojisi, eğitim ve okul sistemlerinde bilgisayar kullanımı, teknolojinin insan üzerine etkileri, bilgisayar kaygısı, bölüm öğretim elemanlarının üzerinde çalışmakta olduğu konular arasında yer alıyor.
BÖTE olarak YÖK tarafından bize verilen programı öğretiyoruz. Ancak, ne yazık ki bu programın içerisinde bir sosyal dönüşüm aracı olarak bilgisayar ve internet bulunmuyor. Biz, kendimiz bunu genel kültür ve benzeri derslerle destekliyoruz. Bu konuyla ilgili olarak, “Bilgi ve İnternet Teknolojisiyle Gelen Dönüşümler” isimli yeni bir kitabımız basılacak. 13 bölümlük yayında araştırmalar, eğitim-öğretim, etik, sağlık, iletişim, aile, görsel tasarım gibi alanlarda yaşanan dönüşümler anlatılıyor. Sonuç itibariyle tüm dünyanın içerisinde olduğu bir dönüşüm yaşıyoruz. Bu dönüşümü en sağlıklı geçirebilmek hepimizin sorumluluğu ve önceliği olmalı diye düşünüyorum.

Kaynak : 