“İnternet bağımlılığı”, “sosyal medya kullanımı”, “sosyalleşme” gündemde sıcaklığını koruyan konular. Sorularımızı, bu konularda çalışmalar yürüten Acıbadem Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kültegin Ögel’e yöneltiyoruz. Acıbadem hastanelerinde psikiyatri ve psikoloji grubunun kuruluşunu gerçekleştiren, Prof. Dr. Ögel, bağımlılığın aşırı internet kullanımında son durak olduğunu ve son durağa gelmeden diğer duraklarda inmeyi bilmenin daha önemli olduğunu belirtiyor.
turk-internet.com: “İnternet bağımlılığı” tam olarak ne demek? Kimler internet bağımlısı olarak nitelendirilmeli?
Prof. Dr. Kültegin Ögel: Kişinin kullandığı süre tek başına bağımlı demek için yeterli değil. Bireyin psikososyal işlevleri bozulduğu zaman bağımlılık başlıyor. İşe gitmek, arkadaşlarla görüşmek, ders çalışmak, aileyle birşeyler yapmak… tüm bunlar psikososyal işlevler. Son yaptığımız bir araştırmada “internete yoğunlaşma” diye tanımladığımız sorunda yine bağımlılıkta etkin bir faktör olarak ortaya çıktı.
Örneğin: “İnternette iken acıktığınızı veya susadığınızı veya tuvaletinizin geldiğini veya uykunuzun geldiğini fark etmediğiniz zamanlar oldu mu?” sorusu belirleyici oluyor. Tabi bu durum ileri bağımlılık durumlarında ortaya çıktığını da unutmamak gerekir.
turk-internet.com: İnternete girenlerin önemli bir bölümü bunu gazete okuma alışkanlıklarıyla açıklıyor. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?
Prof. Dr. Kültegin Ögel: Yaşam artık internet üstünden yaşanıyor. Dolayısıyla gazete kağıdı artık yaşamın bir parçası olmaktan çıktı. İnternet ve ona ulaşımı sağlayan araçları bedenimizin bir parçası olarak görüyoruz. Cep telefonumuz yanımızda olmadığı zaman huzursuzluk yaşamamız da ondan. Ben bunu gece uyurken küçük çocuğun ayısını aramasına benzetiyorum. Artık küçük ayımız internete ulaşımımızı sağlayan araçlar…
turk-internet.com: “Kimi bireyler interneti sosyalleşmede ilaç niyetine kullanıyor” diyorsunuz. Neden? Ya da tersinden soracak olursak internet olmasaydı bu bireyler nasıl sosyalleşeceklerdi?
Prof. Dr. Kültegin Ögel: Önemli bir kısmı sosyalleşemeyeceklerdi. İnternet sanal da olsa bir sosyallik yaratıyor bazı insanlara. Ancak sosyalleşmek için gerekli değişimleri yapmaktan alıkoyuyor insanları.
Örneğin sosyal fobisi olan bir kişinin sosyalleşmesi için kendisini zorlaması, yaşayacağı zorlukları göze alarak dışarı çıkması ve bu korkuyla yüzleşmesi gerekir. Ama interneti varsa tüm bunlara gerek kalmadığı için değişim için çaba göstermiyor.
Ancak bir diğer grup ise internetle sosyalleşmeyi daha kolay bulduğu için tercih ediyor. Hazırlan, çık, konuş, geri dön! Çok uzun iş diye bakıyorlar. Bu durumda giderek içe kapanma, sosyal yetilerini kaybetme ve ardından da sosyal zorluklar yaşamaya başlıyorlar.
turk-internet.com: İnternet bağımlılığı nasıl önlenir? İnternet bağımlılığını önlemek için ebeveynler ne yapabilir?
Prof. Dr. Kültegin Ögel: İnternet bir vahşi orman. Orada herkes var. Üstüne üstlük oradaki herkes kendi kimliğinde değil. Birçoğu dürtüleriyle orada. İnternet tehlikeli bir arka sokak aslında. Çocuklarımızı sokağa gönderirken “Nereye gidiyorsun? Kimlerle buluşacaksın? Yabancılarla konuşma! Sakın geç kalma!” gibi soruları soruyor ve tembihlerde bulunuyoruz ama bunları internete girdikleri zaman da yapıyor muyuz?
Ebeveynlere tavsiyelerim satır başları itibariyle şunlar olabilir;
- Kendinizi internet konusunda eğitin. Çocuğunuzdan daha iyi olmak zorundasınız. İnternet programları hakkında yeterince bilgiye sahip olmalısınız. Bilmeden ona anlatamazsınız. Ama dikkat! Siz de bağımlı olmayın!
- Bilgisayarınıza internet filtresi eklemeyi unutmayın. Filtreyi de sık sık yeni çıkanlarla değiştirin. Çocuğunuz sizden önce onları kırabilir.
- Bilgisayarı açık bir alana koyun, ekran görünebilsin. İlk günden itibaren bilgisayar onun odasında olmazsa, iyi olur. Salonda bir yere koyun. Bir süre sonra siz sıkılabilirsiniz ama dayanmalısınız.
- Onunla bir sözleşme yapın. İyi örnek olun. Örneğin TV bağımlılığınızı gözden geçirin. Sizinle birlikte TV seyretmek zorunda olmadığını unutmayın. Sohbet için zamanlar ayırın.
- Onların ne yaptığını takip edin. Ne oynuyor? Kiminle oynuyor? Hangi sitelere giriyor? İnternet “browsing history”i gözden geçirin. Ctrl veH’ye basarak “history”i görebilirsiniz. Bunun için programlar da indirebilirsiniz. Yeni indirilen belgeleri tarayın ve gözden geçirin.
- Küçüklerle birlikte internette sörf yaparak hangi sitelere girilmeyeceğini, genel sörf adabını onlara öğretin. Home page’i değiştirin. Açılış sayfaları bazen tehditler içerebilir. İnternet açılış sayfası sizin belirlediğiniz bir sayfa olmalı.
- İzleyin, neler yaptığını bilin ama fazla ses çıkarmayın. Tehlikeli bir durum oluncaya kadar izleyin. Böylece en azından kontrol sizin elinizde olabilir.
- Şifre kırıcılar kullanılarak mesajlarının denetlenmesinin etik olup olmadığı bir tartışma konusudur. 18 yaşından küçükler için ve tehlikede olduğunu düşündüğünüz zaman bu yapılabilir. Ancak bunun dışında uygulamanın yarar değil zarar getirebileceği göz önüne alınmalıdır.




Kaynak : 