ODTÜ’de yapılan bir araştırmada e-Devlet sitelerinin kullanışlı olup olmadığı analiz edilmiş. Bize yararlı gelen bu ilginç araştırma konusunda Prof.Dr.Kürşat Çağıltay ile konuştuk.
Türk.İnternet.com: E Devlet siteleri ile ilgili bir araştırma yaptığınızdan bahsettiniz, bu konuda sizden bir bilgi almak istiyoruz ama öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?
Prof. Dr.Kürşat Çağıltay: Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) eğitim fakültesi bilgisayar üretim teknolojileri eğitim bölümünde öğretim üyesiyim.
İnternetle ilgili esas geçmişime gelecek olursak, interneti Türkiye’ye getiren teknik ekibin başındaydım. 1993 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK iş birliğiyle başlatılan Turnet projesinde yer almıştım. İnternet Türkiye’ye geldiğinde ilk kullanan iki üç kişi arasındayım. Tarihi misyonum var. Dolayısıyla teknik konulardaki çalışmalardan, günümüzde biraz daha uygulamaya yönelik, eğitime yönelik, özellikle insan boyutu sosyal teknik boyutuna yönelik çalışmalara yöneldim.
Türk.İnternet.com: Zaten ODTÜ’de buna yönelik çalışmalar duyuyoruz. Mesela bir web sitesinde insanlar nereye bakar araştırmanız vardı. Peki e-devlet araştırması hangi e-devlet sitelerini kapsadı.
Prof. Dr.Kürşat Çağıltay: Şimdi bahsettiğiniz gibi ODTÜ’de bir “insan bilgisi iletişim araştırma” labrotuarı var. Bilgi işlem daire başkanlığını binasında kurulu bir yer. Bahsettiğiniz projede göz hareketlerini inceleme yaptık. İnsanlar bir takım web sitelerinde nereye, ne kadar bakıyor? Bunları inceleyen araştırmalar da yapıyoruz.
Türk.İnternet.com: Bu araştırmadan bahsetmişken sorsam insanlar bütün web sitelerinde, aynı yerlere mi bakıyorlar, yoksa web sitesinin özelliğine göre bu değişiklik gösteriyor mu?
Prof. Dr.Kürşat Çağıltay: Her web sitesi aslında kendine has bir yapıya sahip. Bunu tasarlayan kişinin karşıdaki kullanıcıyı düşünerek yaratmasından dolayı, bir web sitesi karşısına geçtiği zaman kullanıcılar değişik patentleri, profilleri izleyebiliyorlar.
Dolayısıyla bunların hepsinin incelenip, gerçekten tasarımcı düşündüğünü oraya aktarabilmiş midir? En azından kullanıcılar tasarımcının ne düşündüğünü anlayabiliyorlar mı diye anlamaya çalışıyoruz.
Araçlarımız var elimizde. Göz hareketlerini inceleme araçlarımız yada değişik kılavuzlarımız var. Bunlarla bir web sitesinde nereye bakılıyor, nereye bakılmıyor, neresi kullanılıyor, ne kadar verimli, ne kadar etkili, ne kadar memnun edici, ön boyutlarıyla anlamaya çalışıyoruz.
Şimdi bu e-devlet çalışmamıza gelecek olursak kısa bir süreden beri bu konuda çalışmalar yapıyoruz. Dediğim gibi insan-bilgisayar iletişim araştırma grubumuz var.
Bu grup kapsamında geçtiğimiz yıllarda, e devlet siteleri, örneğin görme engelliler tarafından ne kadar kullanılıyor veya kullanılamıyor gibi çalışmalar ya da küçük çaplı genel e-devlet sitelerinin kullanımıyla ilgili çalışmalar yapmıştık.
Bundan beş yıl kadar önce yanılmıyorsam eğer Sayıştayın bir çalışması vardı. Sayıştay otuz küsüre yakın e-devlet sitesini alıp bir değerlendirme yapmıştı. O çalışma ne yazık ki daha sonra tekrarlanmadı. O zaman dedik ki çalışmayı biz tekrarlayalım ve bu kadar yıl sonra biraz geniş kapsamlı bir çalışma olsun. Temelde Sayıştay raporundaki kurumları aldık.
Türk.İnternet.com: Kaç tane kurum dediniz?
Prof. Dr.Kürşat Çağıltay: 33 oldu. Onların çalışmalarının üzerine, o zaman olmayan birkaç kurum vardı onları da ekledik örneğin e devlet kapısı gibi.
Türk.İnternet.com: Peki Sayıştay raporuyla bir karşılaştırma mı yaptınız?
Prof. Dr.Kürşat Çağıltay: Karşılaştırma değil çünkü onların çalışması ile bizim çalışmamız bir miktar farklı. Onlar “ne kadar statik içerik” , “ne kadar etkiletişim” boyutlarında bakmışlardı. Biz sadece kurumları seçme kriterleri olarak Sayıştay raporunu temel aldık.
Benim bildiğim kadarıyla bu 33 e-devlet sitesini değerlendiren ilk çalışma. Master tezi yapan bir öğrencim var. Bunu o master tezi kapsamında gerçekleştirdik. Daha önce Türksat için hazırladığımız bir kılavuz vardı. Kamu kurumları internet siteleri kılavuzu diye. O kılavuzda ortaya konulan temel kriterleri aldık. 33 e-devlet sitesini bunlara göre değerlendirdik.
Mesela sitede gezinebilirlik ya da kurumla etkiletişimli iletişim kurabilme kriterlerine baktık. Mesela sitede kullanılan görseller, web sitesinin akılda kalabilir olması, alternatif web sitesi isimlerinin bulunabilir olması, genel sayfa düzeni, linkler gibi 15, 20 tane farklı kriter bazında değerlendirildi.
Bunlardan yine en önemlisi görme engelliler tarafından kullanılabiliniyor ve web sitesinin tasarlanmasında bunlar göz önünde alınmış mı kriteriydi.
Türk.İnternet.com: Görme engelliler için ne gibi özellikler arıyorsunuz?
Prof. Dr.Kürşat Çağıltay:
Örneğin tamamen görme engelli olan kişiler ekran okuyucu denilen bir takım yazılımlar var. Bunlarla siteleri kullanıyorlar. Biz fareyi alıp bir imleci götürüp bir linkin üzerine tıklayabiliyoruz ama bunlar sayfadaki her bir linkin üzerine tap tuşuna tek tek basarak ilerlemek durumunda dolayısıyla, kritik bir bağlantının sayfanın çok uzak bir noktasında olması o kişinin oraya ulaşmasında ciddi şekilde ekor sarfetmesi sözkonusu.
Biz resimleri görebiliyoruz ama görme engelliler resimleri göremiyor. Dolayısıyla her bir resmin arkasında o resmin ne olduğunu anlatan bir açıklama alanı vardır bizim görmediğimiz.
Görme engellilerin kullandığı yazılımlar örneğin o arkadaki yazıyı açıklamayı okurlar. Buradaki resim Atatürk’e ait bir resim gibi, buradaki resim falancanın trafik kazasının resmidir gibi.
O sitede gezen görme engelliler resmi görmezler ama resimle ilgili açıklamayı görür. Web sitesi tasarımının da buna göre uygun olarak yapılması gerekiyor ki bu sitede gezinen görme engeli bir kişi zorluk çekmesin.
Söyleşinin devamını Prof.Dr.Çağıltay; e-Devlet Sitelerinde Vatandaşı değil, Falanca Müdürün ya da Bakanın Etkinliğini Merkeze Alan Yaklaşım Var – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 