Mayıs başından beri Türk internet camiası “22 ağustosta sansür mü geliyor?” korkusu yaşıyor. Şubat ayında BTK tarafından yayınlanan “profilleme” kararı, beraberinde pek çok tartışmayı getirdi. Konuyu, bugünlerde yayınlanacak olan AGIT raporunu hazırlayan Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.Dr.Yaman Akdeniz’e sorduk (bu bölümün videosu çarşamba günü yayınlanacak olan bölümde yer alacak):
turk-internet.com : Yaman Bey, merhaba.
Yaman Akdeniz : Merhaba.
turk-internet.com : Biz sizi internet hukuku konusundaki çalışmalarınızla tanıyoruz. Uluslar arası alanda da çalışmalarınız var. Size şu son gelişmeleri sormak istiyoruz. Şubat ayında bir BTK kararı var biliyorsunuz ama Nisan’a kadar çok fazla konuşulmadı, Nisan’dan sonra birden bire gündemde patlama yarattı. Siz bu kararla ilgili düşüncelerinizi bize iletir misiniz?
Yaman Akdeniz : Öncelikle Nisan sonuna kadar pek konuşulmadı doğrudur çünkü bunun özellikle uzmanlar ve medya tarafından incelenmesi, irdelenmesi vakit aldı. Nisan ayı içinde Bianet haber sitesinin Danıştay nezrinde açtığı ipral ve durdurma davası sonrasında tabiî ki bu medyada haber oldu ve daha çok kişi duydu ve konuşmaya başladı.
turk-internet.com : Yaman Bey, karışık bir metin midir bu?
Yaman Akdeniz : Tabi aslında idare hukuku açısından baktığımız zaman bu BTK’nın almış olduğu bir karar ve karara ilişkin usul ve esaslardır. Aslında yönetmelik derecesinde bile olmayan bir idari işlemdir. Yönetmelik olmadığı için resmi gazetede yayınlanmamıştır, resmi gazetede yayınlanmayınca dolayısıyla daha az kişi bunu fark etmiştir. Yani sadece BTK’nın web sitesinde yayınlanan bir karardan ibarettir, onun için de zaten fark edilmesi ve incelenmesi vakit almıştır.
turk-internet.com : Peki bu karar içinde sizin sakıncalı gördüğünüz noktalar hangileri? Mesela bir profilleme var. Bu profilleme konusunda ne düşünüyorsunuz?
Yaman Akdeniz : Şimdi aslında filtreleme sistemleri tarihsel olarak çok yeni değil. Yani 90’lı yılların ortasından beri gerek Amerika Birleşik Devletleri’nde gerek Avrupa Birliği bünyesinde çocukların zararlı içerikten korunması için geliştirilmiş yazılımlar olarak karşımıza çıkmıştır. Ve bugün itibariyle de farklı farklı ürünler piyasada vardır. Yani bireysel bilgisayarlarda kullanılması mümkün olan yazılımlardan bahsediyoruz.
Türkiye’nin yapmak istediği yani BTK kararıyla yapmaya çalıştığı bundan farklıdır. Yani devlet nezrinde, server bazında, servis sağlayıcıları tarafından ve bütün kullanıcıların kullanması mecbur olan bir sistemden bahsediyoruz. O bakımdan aslında yurtdışındaki diğer örneklerinden daha farklı bir sistemle karşı karşıyayız. Profillere gelince Türkiye’deki sistem altında 4 tane farklı profil karşımıza çıkıyor.
turk-internet.com : Evet, bunlardan standart profilin şu andaki durum olduğu söyleniyor yani değişen bir şey yok deniyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Yaman Akdeniz : Şimdi, şu anda kullandığımız internet hiçbir profile hiçbir filtrelemeye tabi değil. Sadece 5651 sayılı kanun altında erişim ve mahkemeler ya da TİB tarafından engellenmiş sitelere girmiyoruz. Fakat tamamen açık bir internetimiz var.
22 Ağustos 2011 tarihinden sonra buna standart profil diyorlar fakat kullanması mecburi bir profilden bahsediliyor.
İkisinin arasındaki farka baktığımız zaman standart profil denen profil de bir filtreleme profilidir. Ve kullanıcıların bu profili bir kullanıcı adı ve bir şifreyle kullanması söz konusu.
İkincisi sadece web adresleri ve ip adresleri değil, Proxy sitelerinin ve bazı portların da bu profiller altında erişime engellenmesi daha doğrusu filtrelenmesi söz konusu olacaktır. Bunun anlamı servis sağlayıcılarının bir izleme yükümlülüğü var yani eğer ben bir kullanıcı olarak filtrelenmiş siteleri açmaya çalışır, ya da bazı sistemler kullanarak bu sitelere girmeye çalışırsam bunun tespit edilmesi ve sonrasında belki ikinci bir önlem alınması BTK tarafından söz konusu. 11. madde böyle diyor.
Söyleşinin devamını Prof.Dr.Yaman Akdeniz : Suç İçeren Siteye Bakan Değil, Onu Oraya Koyan ya da Oraya Buraya Gönderen Suçludur – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 