Ankara Barosu 11-15 Ocak 2010 tarihleri arasında 6. Uluslar arası Hukuk Kurultayı’nı Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde düzenledi. Kongrenin ana başlıkları şunlardı: “Adalet ve Hukuk Reformu” ve “Yeni gelişmelerin ışığında Enerji Yasası, İletişim Yasası ve Arabuluculuk”.
Turk-internet.com olarak biz de bu önemli kongreyi yakından takip ettik ve kongrenin önemli yabancı konuşmacılarından birisi olan Prof. Jon Garon ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Kongrede Avrupa ve Amerika’daki mahremiyet hakları konusunda başarılı bir sunum yapan Garon, Hamline Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ders veren bir profesör. Aynı zamanda Gallagher, Callahan & Gartrell, P.C hukuk firmasında danışmanlık görevi yapan profesör Garon ile olan söyleşimizin metnini ve videosunu aşağıda bulabilirsiniz.
Turk Internet: Merhaba Bay Garon.
Jon Garon: Merhaba.
Turk Internet: Ankara’da bir kongre için bulunmaktayız ve siz de oldukça etkileyici bir sunum gerçekleştirdiniz. Bize Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Telekom yasalarının odak noktalarından biraz bahseder misiniz?
Jon Garon: Aslına bakarsanız şu anda ABD deki Telekom yasaları geniş-bant teknolojilerini geleneksel telekomünikasyon teknolojilerine entegre etmeye odaklanmış durumda. Geniş-bandın yaygınlaşması ile birlikte topluma çok daha genel ve geniş ölçülerde erişim imkanı sağlanıyor. Bu sayede başka türlü böylesi bir Internet erişimine bütçesi yetmeyebilecek olanlara da erişim sağlanıyor. Ayrıca sunulan ses hizmetleri ve yerelleşmedeki çeşitlilikle sağlanan yeni medya olanakları çok daha fazla yerel içeriğin oluşturulabilmesini sağlıyor. FCC’nin stratejik planı da bu odak noktaları üzerine kurulu.
Turk Internet: Anlıyorum. Ben de tam FCC üzerine bir soru soracaktım. Türkiye’de birisi medya diğeri ise Telekom ile ilgilenen iki farklı yetkili kurumumuz mevcut. Amerika’daki yetkili kurum FCC’nin (Federal İletişim Komisyonu) ilgilendiği konular nelerdir?
Jon Garon: Amerika’da FCC’nin rolünde ciddi bir evrim yaşanıyor. Sizin de değindiğiniz üzere FCC’nin radyo ve televizyon dalgaları üzerinde yetkisi mevcut. Yani ulusal yayın yapan genel televizyon kanalları ve genel yayın altyapısı üzerinde yetkisi mevcut. Ancak FCC’nin genel olarak Internet regülasyonu üzerinde çok daha az, kablolu yayın sisteminde ise orta düzeyde bir yetkisi söz konusu. Bence bu durum FCC ve belki bir derecede de Türkiye’deki ilgili kurum üzerine bir sorunun varlığını ortaya koymakta. Sonuçta aynı konuda yetkili iki farklı kurumunuz veya değişik teknolojiler için değişik standartlarınız varsa hatırı sayılır ölçülerde uyuşmazlık sorunları ortaya çıkmakta. Bu bağlamda FCC’nin amaçlarından birisi de uyuşmazlıkları ortadan kaldırmak ve entegrasyonu sağlamak yönünde. FCC birinin medyaya nasıl ulaştığından ziyade medyaya bir bütün olarak bakmaya önem veriyor. Bu medya bilgileri ister radyo veya telefon dalgaları ile isterse de cep telefonu yayını yoluyla gelsin büyük bir sistem oluşturuyor.
Turk Internet: Sunumunuzda Avrupa’daki ve Amerika’daki sistem faklılıklarından da bahsetmiştiniz. Bu konuda bize neler söyleyebilirsiniz?
Jon Garon: Buradaki programda özellikle mahremiyet hakkını tartıştık. Aslına bakarsanız bu alanda Avrupa Birliği ve pek çok Avrupa ülkesi Amerika’dan ciddi biçimde ileride yer alıyor. ABD yalnızca sağlık bilgileri ve temel hizmet bilgileri gibi belirli tiplerde bilgiler tanımlamış durumda. Bunun dışında bireyleri tamamıyla kendi başlarının çaresine bakmaya bırakmış. Oysa Avrupa’da veri mahremiyeti yönergesi, veri tabanı yönergesi gibi yönergeler ile üçüncü kişilerin bireylerden elde ettikleri bilgileri kullanımına dair bireylere çok daha geniş bir korunma sağlanıyor. Ayrıca toplanan yanlış verilerin düzeltilmesi olanağı da çok daha gelişmiş durumda. Sonuç olarak ABD’nin veri mahremiyetinin nasıl daha iyi düzenleneceği ve vatandaşlarına nasıl daha iyi korunma sağlanabileceği ile ilgili Avrupa’dan öğrenecek çok şeyi var.
Turk Internet: Son soru olarak teknoloji ve hukuki sorunlar konusunda ne düşünüyorsunuz diye sormak istiyorum. Şu an yasalar mı teknoloji mi önde? Aslında biliyoruz ki genelde önde olan teknoloji ve yasal düzenlemeler gelişmelerin ardından gelmekte. Ancak bu sizce bir sorun mu yoksa doğal bir süreç olarak mı görülmeli?
Jon Garon: Bence bu kaçınılmaz bir şey. Teknolojinin hangi düzeyde olduğunu ve ne yöne gideceğini tahmin etme yeteneği bence avukatlar için imkansız bir görev. Her yeni teknolojiyi önceden sezmeye gayret edersek sonuçta kendimizi yaratıcılığı engellerken buluruz. Benim görmek istediğim, ki bu konuda makaleler de yazıyorum, yeni teknolojiler geliştikçe içine adapte olabilecekleri oldukça geniş bir prensipler bütünü oluşturmak. Bu sayede bireylerin mahremiyet haklarını korurken veya bir yazarın ifade özgürlüğü ve saygınlık haklarını korurken tek bir spesifik teknolojiye bakıyor olmayacağız. Elimizdeki temel prensiplere bakıyor olacağız ve yeni teknolojiler için oluşturulacak regülasyonlar da bu çerçevede incelenecek. Bence asıl işte bunu sağlayabilirsek hukuk ve teknoloji sağlıklı bir ilişkide ilerleyebilir.
Turk Internet: Teşekkürler Bay Garon.
Jon Garon: Rica ederim.

Kaynak : 