Sosyal medya bugünün internet dünyasındaki temeli haline geldi. İnsanların –daha önce olmadığı kadar– kendilerini ifade edebilmeleri ya da benzer düşüncelere sahip insanlara ulaşabilmelerini sağlaması bir yana günümüzün siyasi ya da ticari nedenlerle kirlenmiş olan medyasının yerine geçmeye başladı. Ama şikayetler de çok fazla. Bu ifade özgürlüğünü, hakaret özgürlüğü sananlar ya da dezenformasyon yaratanlar mevcut.
“Sosyal medyada sınırları aşan davranışlar olduğunda, bir psikiyatrist gözüyle nasıl değerlendirilir?” konusunda Dr.İbrahim Bilgen ile konuştuk. Dr.Bilgen “Anksiyete Bozuklukları (Panik Bozukluk; Obsesif Kompulsif Bozukluk; Yaygın Anksiyete Bozukluğu; Sosyal Fobi, Sınav Kaygısı) ve Depresyon” üzerinde çalışan bir psikiyatrist. Bakın sorularımıza nasıl cevap verdi.
turk-internet.com : İbrahim Bey, bir psikolog gözüyle bakıldığında, internet üzerinde kişiliğini gizleyen (kendisini farklı gösteren) ya da diğerlerine hakaret eden, değerleri aşağılayan kişileri nasıl değerlendiriyorsunuz? İnternet üzerinde bu tür davranmak nasıl yorumlanmalıdır?
Psikiyatrist Dr.İbrahim Bilgen : Birbirine hakaret eden kişiler her toplumda ve ortamda bulunmaktadır. İnsanların, sınırları içerisine girmeden, onlara zarar vermeden yapılan her davranış kişinin kendi kişiliğini ilgilendirir. Kendisi zarar görebilir ya da görmeyebilir. Ama siz bunları yaparken başka kişinin kimliğine, durumuna, değerlerine zarar verirseniz bu bozukluk olarak değerlendirilmelidir.
Bu “kişiye karşı bir saldırı ve taciz”dir. Bunu da ne yasalar ne de kişiler doğal olarak karşılar ya da karşılamamalıdır.
Bir kişi kendi kimliğini saklayabilir ama saklama ihtiyacı duyarak kendi işini, aile yapısını ve kişiler arası ilişkilerini bozuyor ya da bozma riskine giriyorsa bu davranışta incelenmeye değerdir.
Hayatta hiçbir davranış, uyuşturucu etkisinde değilseniz yada akli dengeniz bozuk değilse boş yere yapılmaz. Bir davranış, ne kadar geçmişten gelen ihtiyacınıza karşılamaya yönelikse, o kadar tehlikeli olmaktadır. İçsel dürtülerinizi, heyecanlarınızı, isteklerinizi, değerlilik duygularınızı tatmin etmek için, bir davranışı yapıyorken durumuzu tehlikeye sokuyorsanız, sonuçlarına da katlanmayı göze almış olursunuz.
Ama kendi istek ve davranışlarınızı tatmin ederken benim sınırlarıma girerek benim bütünlüğüme zarar verir iseniz bunun normal bir davranış olmayacağı düşüncesindeyim.
turk-internet.com : Bu ara çok tartışılan bir konu da, değerlere saldırı. Bazen ifade özgürlüğünü aşan şekilde davranıldığını görüyoruz. Bunu nasıl degerlendiriyorsunuz? Bu bir öfke hareketi midir? Ve kendi değerlerini savunan kişilerin, bazen başkalarının değerlerine aynı hakkı tanımadığını görüyoruz. Bu ironiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Psikiyatrist Dr.İbrahim Bilgen : Hayatta bir kutup varsa muhakkak diğer bir kutup oluşur. Kendinize davranılmasını istediğiniz davranışı, ancak siz karşıya sergilediğinizde karşıdan da alabilirsiniz. Değer ve saygı bir alış veriştir vermeden alamazsınız.
Ben bunu duvara fırlattığınız bir tenis topuna benzetiyorum. Ne kadar hızda fırlatırsanız aynı hızda size geri gelir. Bir kişinin değerlerine olan saldırı, kişinin değerlilik duygusuna olan saldırıdır. Ailesine, kimliğine her şeyine olan saldırıdır. Burada hissedeceğiniz duygu, her zaman hoş olmayan duygular olacaktır. Kişi de, size aynı duyguyu yaşatmak için sizin değerlilik duygularınıza saldıracaktır.
Bu kutuplaşma neticesinde bu kutuplarda yer alan kişilerin arasında ne kadar öfke kontrol sorunu yaşayan insanlar varsa o ortamdaki zarar o kadar fazla olmaktadır. Bunlar çok tehlikeli durumlardır. Kişileri, toplumları çatışmalara sürüklemek istiyorsanız onların önce değer yargılarına saldırı yaptırırsınız. Bu durumda son zamanlarda ibretle izlediğimiz durumları açıklamaktadır.
turk-internet.com : Ve de internet üzerinde nasıl davranılmalıdır? Sosyal networkler (twitter, facebook ya da eksisozluk) bir terapi aracı olabilir mi?
Psikiyatrist Dr.İbrahim Bilgen : Doğru ve etik şekilde kullanılan her aracı nesne, internet sitesi yararlıdır. Ama facebook, twitter bilgi alma aracı olarak kullanılmaktadır. Dünyada internete en fazla zaman ayıran ülkeyiz. Maalesef yapılan çalışmalara göre ülkemizde, email kullanan kişiden daha fazla sayıda facebook ve twitter ile uğraşan kişi var. İşinizi ve sorumluluklarınızı yerine getirdikten sonra bu uğraşlar normaldir.
Ancak daha önce de belirttiğim gibi kişilerin sınırlarına, kişilik haklarına girmediğiniz sürece normal sayılmalıdır. Bu zararlı internet kullanımı azaltmak için, kişilerin boş zamanları azaltılmalıdır. Sonuçta, “boşluk şeytanın oyun bahçesi”dir.
turk-internet.com : Sizi geçtiğimiz günlerde bir TV programında sosyal medya üzerindeki bu tür davranışlara yönelik tartışmalarda izledik. O programda önemli bir konuya parmak bastınız; “Bölünme” Bunu açar mısınız?
Psikiyatrist Dr.İbrahim Bilgen : Bölünmüşlük maalesef hem kişiler hem de toplumlar için çok tehlikelidir.
Bölünmüşlük şu şekilde oluşmaktadır. Her çocuk 2-4 yaş arasında anne ve babasını ikişer kişi gibi algılar. Kendisine bağıran, kızan annesini kötü; kendisini seven, ihtiyaçlarını karşılayan annesini ise iyi olarak adlandırır. Aynı durum çocuk tarafında baba için de geçerlidir. Zamanla anne ve babası ile sağlıklı ilişkiler kuran çocuklar, “ benim annem ve babam bir tane, sadece benim davranışlarıma göre anne ve babamın davranışları değişiyor” diyerek bir füzyon (birleşme) yaşar. Bu birleşme kişinin benliğinde, kimliğinde yani kişiliğinde olur.
Herkesin kaderi maalesef seçilemiyor. Her şeye dikkat etseniz de, her şey düşündüğünüz gibi olmuyor. Biyolojik faktörlerin de, bu durumu etkilediğini bizler biliyoruz. Bu füzyon, gelişmemiş kişilerin benliklerindeki ayrılma, hayatları boyunca kalıyor. Bu kişilerin bir anı, bir anını tutmuyor, öfke kontrol sorunlarına, “ya hep, ya hiç” şeklindeki davranışlara, reddedilmeye duyarlılığa, öfke kontrol sorunlarına daha fazla rastlanıyor. Bu türden kişiler her toplulukta bulunmaktadır.
Bu bölünmüşlükleri toplumsal bölünmüşlüklere sürüklemek çok tehlikeli durumlara neden olabilmektedir. Çok dar boğazdan geçtiğimiz yıllarda bölünmüşlüklerden daha çok birleştiriciliğe ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm için o günkü televizyon programında tarafıma yönlendirilen soruları bu duyarlılıkla yanıtlamaya çalıştım.
turk-internet.com : Ama bazen sosyal medyanın “yönlendirme amaçlı” olarak sanki bir savaş alanı gibi kullanıldığını görüyoruz. Bu konuda neler diyeceksiniz?
Psikiyatrist Dr.İbrahim Bilgen : Subliminal mesajlar, medya, internet modern dünyada propaganda amaçlı olarak dünyanın her yerinde kullanılıyor. Ama daha öncede belirttiğim gibi, ne kadar bölücülükten, kişisel değer yargılarına saldırıdan uzak ve etik kullanılırsa uygun olacağı düşüncesindeyim.
turk-internet.com : Sizce sosyal medyada bu tür mücadeleler nasıl çözülebilir?
Psikiyatrist Dr.İbrahim Bilgen : Çok çözüleceğine açıkçası inanmıyorum. Bu sorunlar bu ortamlarda çözülemez. Bu işler çocuk yetiştirilirken çözülür. Benim iki çocuğum var. Allah herkesin çocuğunu bağışlasın. Ama onları en iyi en sağlıklı, kurallara, etik değerlere, birleştiriciliğe uygun yetiştirirsek böyle topluluklar oluşur. Birleştiricilik aile içerisinde başlamaktadır. Bunu sağlayamıyorsak en azından bölmemeye çalışmalıyız.



Kaynak : 