Salı günü (26 temmuz) açıklama yapan Tele2 CEO’su Lars-Johan Jarnheimer, 2005 yılında gireceklerini açıkladıkları Türk telekomünikasyon pazarına girmekten vazgeçtiklerini bildirdi. Jarnheimer neden olarak Türk Telekom ile anlaşmaya varmanın mümkün olmadığını gösterdi ve Türkiye’nin “müzakerenin en zor olduğu ülkelerden biri olduğunu” da söyledi.
Avrupa’nın en büyük alternatif telekom operatörlerinden birisi olarak gösterilen İsveç şirketi Tele2, mart ayında Türkiye CEO’sunu Veli Tan Kirtiş olarak ilan ederek pazara girmiş ve A lisansı almıştı. Tele2, 25 ülkede 28 milyon kullanıcıya hizmet veriyor.
Şirket daha önce Hırvatistan ve Türkiye pazarlarına giriş ve Fransa’daki pazarlama faaliyetlerini arttırmak amaçlı olarak 100 Milyon Euro’luk bütçe belirlemişti. Türkiye pazarına girişte pazarlama amaçlı ayrılan ve 100 milyon Euro içindeki miktarı bilinmeyen paranın Fransa’daki pazarlama faaliyetleri için harcanması bekleniyor.
Regülasyon Takvime Uygun Gitmedi
Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Tele2 Türkiye yetkilileri, Türkiye girişin durdurulduğu (hold’a alındığı) bilgisini vererek, bu noktaya gelmiş olmasında ana neden “regülasyonun verilen iş planına uygun yürümemesi” dediler.
“Regülasyon’un yavaş gitmesinin anlaşılabilir olacağı ama takvime uygun gitmemesinin, güvensizlik yarattığı ve lokomotif olabilecek ve Türkiye’ye yabancı sermaye getirmeyi bütçesine koyan bir şirketi uzaklaştırdığı”na dikkat çeken yetkililer, bu tür güvensizliğin Türk Ekonomisi açısından olumsuz olduğuna, bunun hem Türk hem de Yabancı şirketlerin sermaye hareketlerini etkilediğine dikkati çekiyorlar.
Bilindiği gibi Türkiye’de regülasyonun yürütülmesinden Telekomünikasyon Kurumu sorumlu. 1 Ocak 2004 itibariyle serbestleşmenin kağıt üzerinde başlamasına karşın, serbestleşme tarif edilmiş olduğu “yarım serbestleşme” takvimine göre de gecikmiş durumda. Türk UMTH şirketleri de aynı sorundan muzdarip.
17 mayıs tarihinde verilmeye başlanan “UMTH” lisansları, önce Türk Telekom ile ara bağlantı fiyatları anlaşmazlığı nedeniyle gecikti. Telekomünikasyon Kurumu da konuya geç müdahil oldu ve eylül ayında karar açıkladı. Ancak TK’nın aldığı kararı ve ara bağlantı fiyatlarını Türk Telekom uygulamadı. Sonuçta Türk Telekom’un koşullarını mecburen kabul eden alternatif telekom şirketleri de en erken 2004 sonbaharda C lisansı seviyesinde servis vermeye başladılar.
Oysa bu firmaların bazıları A lisansı almıştı. Ancak TK’ya verdikleri iş planında B lisans alanlara kasım 2004 ayında servis vermeye başlaması gereken Türk Telekom bunu da halen yapmış değil ve üstelik yapmak için B lisans alan firmaların kendisine ilgili yatırımı yapması için 4.7 milyon 4 vermesini istiyor. Oysa bu meblağ Türk Telekom’un yapması gereken bir yatırım.
Bu arada Türk Telekom aralık ayında, UMTH firmalarına ve bunların bir kısmını oluşturan ISS’lere kiralık hat verilmesini bile durdurmuştu. Mahkemeden karar çıkana kadar da kiralık hat 5 ay kadar verilemedi. Bu da UMTH firmalarının gelirlerini olumsuz yönde etkiledi.
Mart sonunda TK’ya yeni başkan atanması, sektörü bir anlamda heyecanlandırdı. Özellikle çalışkan bir bürokrat olarak tanımlanan Dr.Tayfun Acarer için, eski başkan Arasıl’ın son zamanlarındaki atılımları devam ettireceği umutları vardı ama umutlar boşa çıkmış görünüyor, çünkü bugünlerde alternatif operatörlerden seslerin yeniden yükselmeye başladığı duyuluyor.
Aslında UMTH firmaları bugünlerde önceliği bir başka konuya verdiler. Bu anlattıklarımızın bir boyutu Türk Telekom özelleşmesine uzanıyor. Sektör firmaları 2 hafta kadar önce yaptıkları basın toplantısında serbestleşmenin tamamlanması öncesi özelleştirme yapılırsa, durumun “ÖZEL TEKEL” haline döneceği uyarısında bulunuyorlar. Bugünlerde de bu yönde telekom sivil toplum kuruluşları tarafından yönetilen bir kampanya başladı. Bu kampanyaya www.kampanya.org.tr adresinden görmek ve katılmak mümkün.

Kaynak : 