Rekabet Kurulu, Uber Technologies Inc.’in Getir Perakende Lojistik A.Ş.’ye ait çevrim içi yemek siparişi ve teslimatı ile çevrim içi hızlı tüketim malları (market) siparişi ve teslimatı iş kollarının tek kontrolünü devralmasına, Uber’in sunduğu taahhüt paketi çerçevesinde onay verdi. Taahhüt paketinin yapısal unsurları bilinmiyor çünkü kararın gerekçeli metni henüz yayınlanmadı.
Taahhüdün özü: 500 milyon dolarlık yatırım
Kurumdan yapılan açıklamaya göre Uber, işlem kapsamında Türkiye’ye toplam 500 milyon dolar yatırım yapmayı taahhüt etti. Kurum, bu yatırımın yüksek nitelikli istihdamı desteklemesini, yerel mühendislik kabiliyetlerini güçlendirmesini ve ülkenin dijital ile teknoloji altyapısının gelişimine katkı sağlamasını bekliyor.
Devralma, Uber’in Türkiye’deki yemek ve hızlı teslimat pazarındaki üçüncü büyük hamlesi. Süreç şöyle ilerledi:
- Mayıs 2025: Uber, Trendyol’un yemek ve market teslimatı kolu Trendyol Go’nun yüzde 85 hissesini yaklaşık 700 milyon dolara satın aldı.
- Eylül 2024: Getir Perakende Lojistik’in kontrolü, Abu Dhabi merkezli varlık fonu Mubadala Investment Company tarafından dolaylı olarak devralınmıştı. Şubat 2026: Uber, Getir’in Türkiye’deki yemek, market, çarşı ve su teslimatı operasyonlarını Mubadala’dan devralmak üzere anlaştığını duyurdu.
- 19 Haziran 2026: Rekabet Kurulu, bu devralmaya taahhütler çerçevesinde onay verdi.
Ayrıca Uber, ayrı bir süreçte Yemeksepeti’nin sahibi Alman Delivery Hero’yu da satın almak için resmi teklif sundu; hisse başına 33 euroluk teklif yaklaşık 10 milyar euroluk bir değerlemeye karşılık geliyor. Uber halihazırda Delivery Hero’da yüzde 19,5 dolaysız pay ile en büyük hissedar konumunda. Bu işlem tamamlanırsa dosya da Rekabet Kurulu’nun önüne gelecek.
Yalçın Karatepe’nin değerlendirmesi
İktisatçı Yalçın Karatepe, kararı X hesabından (@ykaratepe) sert bir dille eleştirdi. Karatepe’nin başlıca itirazları şöyle özetlenebilir:
- Pazar yapısı endişesi: Online yemek siparişi pazarında zaten yalnızca üç büyük oyuncu (Trendyol Yemek, Yemeksepeti, Getir) varken, Uber’in önce Trendyol’un yemek işini, şimdi de Getir’i devralmasıyla bu sayının ikiye inmesinin “normal bir ülkede kesinlikle izin verilmeyecek” bir gelişme olduğunu savunuyor.
- Taahhüdün niteliğine itiraz: Karatepe’ye göre 500 milyon dolarlık yatırım taahhüdünün Türk rekabet hukuku tarihinde bir ilk olduğunu belirtiyor ve bunun asıl sorunu işaret ettiğini vurguluyor: birleşme ve devralma taahhütlerinin amacı yatırım çekmek değil, işlemin yarattığı rekabetçi endişeyi gidermektir. Ona göre yatırım iyi bir şey olsa da, rekabete verilecek zararı telafi eden bir araç değildir.
- Cevapsız sorular: Karatepe, azalan rekabetten doğabilecek komisyon artışı, görünürlük avantajları, restoran bağımlılığı, kurye çalışma koşulları ve tüketici fiyatları gibi risklerin hangi somut taahhütle giderildiğinin belirsiz olduğunu söylüyor. Komisyon oranları, münhasırlık, algoritmik sıralama, veri kullanımı, kurye ağı ve tüketici fiyatlarına yönelik davranışsal ya da yapısal bir güvencenin bulunup bulunmadığını sorguluyor.
- Delivery Hero – Yemeksepeti bağlantısı: Karatepe, geriye kalan tek rakip Yemeksepeti’nin ana şirketi Delivery Hero’nun da küresel ölçekte Uber’e satılmasının gündemde olduğunu, Rekabet Kurulu’nun bunu bilmemesinin mümkün olmadığını ve bu haliyle açıkça bir tekel oluşumuna izin verildiğini iddia ediyor. (Nitekim Uber’in Delivery Hero’ya yönelik 10 milyar euroluk teklifi kamuoyuna mayıs ayında yansımıştı ve bu işlem gerçekleşirse Rekabet Kurulu’na ayrıca gelecek.)
- Siyasi ve jeopolitik spekülasyon: Karatepe, kararın arkasında ABD ile “yakın ilişkilerin” mi, yoksa Getir’deki yatırımı zarar eden BAE varlık fonu Mubadala’nın etkisinin mi olabileceğini soruyor.
- Çelişki vurgusu: Karatepe, bir yandan beyaz et üreticilerine yönelik sert müdahalelerin (hapis, kayyum atamaları) yapıldığını, öte yandan vatandaşın zaten yüksek komisyonlar ödediği online yemek siparişi pazarının tekelleşmesine izin verildiğini belirterek bunu çelişkili buluyor.



Kaynak : 