IT konusunda Türkiye dışında şirket sahibi olan Türk girişimci sayısı pek azdır. Ama geçtiğimiz günlerde karşılaştığımız Dr.Sadi Vural bunların içinde en müstesna yerlerden birisine sahip. Çünkü Japonya’da şirket sahibi. Orada IT konusunda olan, hem de halıcı ya da dönerci olarak değil IT üzerine üretici firma sahibi olan bir girişimci. Sadi Vural çok teknolojik bir alanda yani “yüz tanıma teknolojileri” alanında çalışıyor.
Dr.Vural’ın, hem doktorası hem de şirketi yüz tanıma konusunda. Kendisiyle şirketi, Japonya ve kendisi üzerine bir sohbet gerçekleştirdik :
turk-internet.com : Sadi Bey kendinizden bahseder misiniz?
Sadi Vural : İstanbul Üniversitesi Elektronik 1997 mezunuyum. Üniversiteyi bitirdikten sonra master eğitimi için Japonya’ya gitmiştim. Çünkü ingilizce dışında bir dilde eğitim almak istedim. Ayrıca elektronik konusunda çok gelişmiş bir ülke olduğu için tercih ettim. Daha gelişmiş bir ortamda, kendi limitlerimi zorlanmak istedim.
turk-internet.com : Japonya’da nereye gittiniz.
Sadi Vural : 1998 – 2000 yılında Titsumeikan üniversitesinde master’a başladım. Konu, yer altındaki nesnelerin tanımlanmasıydı. Bu madencilikte ya da yer altındaki haritanın çıkarılmasında kullanılıyor. Metro ya da yer altı kazıları (mesela arkeoloji) için lazım oluyor. Bir yandan da çalıştık. NTT firnası ile birlikte ortak geliştirilen bir projeydi.
turk-internet.com : Peki Japonca biliyor muydunuz? Nasıl geliştirdiniz?
Sadi Vural : Japonya’ya burssuz ve parasız gittim. Japon bir kalem arkadaşım vardı. O zaman bir dergiden bulmuştum. Üniversitenin 3cü sınıfında 1 aylık tatile gittim. Merak etmiştim. Oradaki eğitim sistemini görmeye gittim. Birkaç tane üniversite gezdim ve teklif aldım. Gel burada master yap dediler.
Bir yandan Osaka’da McDonalds’da part time çalışmaya başladım. Orada halk içinde çalışırken Japonca’yı öğrenmeye başladım. Diğer kaynak da, yabancı öğrenciler için gönüllü dil öğreten yerler var. Yabancı ev hanımlarına dil öğreten, Japon hükümetinin kurduğu ve Japon dilinin geliştirilmesine önayak olan yerler var. Oralara gittim.
turk-internet.com : Japonca zor mu?
Sadi Vural : Japon yazı karakteri çok zor. Öğrenmek 3 sene aldı. Konuşmalar 6 ay aldı. Şimdi telefonda konuşurken yabancı olduğum anlaşılmıyor.
turk-internet.com : Sonra neler yaptınız?
Sadi Vural : Masterı bitirdikten sonra, Hoya firmasında Sony ile birlikte meşhur Aibo’nun (köpek robot) chip’inin geliştirmesinde (kuyruk sallamasını sağlayan) yani minik mikroişlemciyi geliştirmekte grup halinde çalıştık.
Daha sonra, Toshiba firmasında cep telefonlarının ekran interface’ini geliştiren grup içinde yer aldım. Fujitsu firmasında yine hızlı cep telefonu (FOMA) (Japonya’da tren istasyonlarına girince başka sisteme, yeryüzünde farklı sistemlere bağlanan, çok hızlı 100 MB üstünde data transferi yapabilen telefonlar) yani başka bir deyişle videolu cep telefonları. Biz 7-8 önce yapmıştık.
O cep telefonlarının LCD ekran kısmının yazılımını yapan gruptayım. Bütün bu işlerde Proje bazlı çalıştım. Mesela Aibo 1 yıllık bir projeydi.
Mezun oldıktan sonra da üniversitedeki araştırmalarıma arka planda devam ettim. Kayıtlı olmadan. 3 sene water marking (telif hakları) konusunda araştırma yaptım. Dijital sinemalar için. Daha sonra yüz tanımaya geçtik. Orada yüzün yerlerinin tespiti (face detecting) güvenlik anlamında bir çalışmaydı. Tren istasyonlarında insanlar intihar ediyor (çok çalışıyor), önlemek için. Yüz varsa tren durdurulsun anlamında bir çalışmaydı.
Daha sonra 2005 yılında firma kurdum. Ritsumeikan’daki supervisor hocam ile birlikte. Bu bir IT firmasıydı. Yüz tanıma üzerine. Firma 1,5 yıl içinde büyüdü ve yeni ortaklar alındı. Sonra fikir ayrılığı çıktı; Ben Türkiye ve yurtdışındaki işler konusunda çalışmak, onlar ise önce Japonyada güçlenelim, sonra dışarıya açılalım diye düşünüyorlardı.
Hocanın tanıdığı 5 kişi yönetim kurulundaydı ve oylamaya gidildi ve ben kaybettim. Ek hisse üretildi ve hisselerimin değeri düştü.
Ben de 2007 yılında Ayonix’i kurdum. Şirketi 4 ortaklı açtım. Eski işyerlerinde tanıdığım Japonlar ve 1 doktora yapan arap öğrenci ile birlikte.
Daha sonra yazılımları yazdırdık. Yüz tanıma ile ilgili. Hemen hemen 1,5 yıl sürdü. Bir yandan ARGE yaptık. Diğer firmadan daha farklı bir teknoloji geliştirdik.
2008 sonunda ilk ürünümüzü Malezya’ya kurduk. Özel bir firma “erişim kontrol” yani içeriye binaya giren kişiler üzerine bir kontrol yapıyor. Kişisel kart içine kişisel bilgileri yazıyoruz. O kartın o kişiye ait olup olmadığunı yüz tanıma ile eşleştirme yaptık.
Daha sonra ürün portföyümüzü geliştirdik.
Söyleşinin devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 