Bloomberg, YouTube’un en çok dinlenen sağ eğilimli 8 siyasi podcast yayıncısının 876 bölümünün analizini yayınladı. Bu bölümlerin yaklaşık %91’inin siyasi veya ideolojik bir mesaj içeren en az bir sunucu tarafından okunan reklam yayınladığı ve bu reklamların genellikle yalnızca genel sponsorluklara değil, özellikle sağ görüşlü kitlelere yönelik olduğu raporlandı.
Bu reklamların çoğunu sunucu programın bir yerine yerleştiriyor. Yani genel bir reklam arası vermek yerine sunucunun sesi, kimliği ve izleyici güveni kullanılarak, bir mesajı iletmek için kullanılıyor. İçeriğe bakıldığında, yaşam tarzı markaları, siyasi ürün markaları, yatırım teklifleri, ideolojik yönelimli tüketim malları sıralanıyor. Ama hepsi izleyicinin dünya görüşüyle uyumlu bir şekilde çerçevelenmiş durumda.
Bulgular, siyasi ve ideolojik podcast’lerin yalnızca içerik ve etkiyle ilgili olmadığını, artık kimlik ve hedef kitle segmentasyonuna dayanan doğrudan reklamlar aracılığıyla büyük paralar kazanıldığını gösteriyor.
Güvenilir bir ses tarafından yayınlanan, sunucu tarafından okunan bir reklamın, genel görüntülü bir reklamdan tartışmasız daha yüksek ikna gücüne sahip olduğu söylenebilir. Bu durum, ikna, şeffaflık ve etki konusunda soruları gündeme getiriyor.
Neredeyse tüm bölümler siyasi görüşlere sahip reklamlar içeriyorsa, hedef kitlelere görüşlerini pekiştirecek ve yankı odası ekonomisi oluşturacak şekilde pazarlama yapılması riski yüksek. Bu podcast’ler hedef kitlelerini yani sağ görüşlü izleyicilerini tanıdıkları için, reklam etkinliği çok yüksek olarak tanımlanıyor. Bu durum, veri kullanımı, mikro hedefleme ve kampanya finansmanı yönleriyle ilgili soruları gündeme getiriyor.
İçerik ile ücretli ikna arasındaki çizginin belirsizliği göz önüne alındığında, YouTube ve reklam ağlarının bu tür bir sunucu tarafından okunan reklam modelinin daha fazla düzenlemeye yani siyasi reklam şeffaflığı, sponsorluk açıklamaları, kampanya finansmanı kuralları vs tabi olup olmaması gerektiğine dair tartışma yapılıyor.



Kaynak : 