Van’da dün meydana gelen deprem, dikkatleri yeniden yapı stoklarının kalitesine çevirdi. Görüşlerine başvurduğumuz İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp, yapı stoğunun olması gereken nitelikleri taşımadığına dikkat çekiyor:
“Sadece Van için değil tüm Türkiye için yapı stoğumuz çok kötü. TÜİK’in araştırmalarına göre yapıların yüzde 40’ı kaçak, yüzde 60’ı da iskansız. Bu da mühendisliğin ciddi ölçüde dikkate alınmadığını gösteriyor. Dolayısıyla bu yapıların sağlıklı olması mümkün değil. 99 yılında meydana gelen depremden sonra yapı stoğu envanterinin çıkartılması ve buna göre güçlendirilmesi gerekli binaların listesinin oluşturulması gerektiği ifade edilmişti. Bu bugün hala geçerliliğini koruyor. O günden bu güne bir şey değişmiş değil. Riskli yapıların yer hareketlerine karşı gösterdikleri reaksiyon ya tamamen yıkım, ya da oturulamayacak derecede hasar şeklinde ortaya çıkıyor.
Doğu Anadolu ve Van’ın bir özelliği de kırsal kesimde yapıların tamamiyle mühendislik bilgisinden uzak bir şekilde yapılmalarıyla ortaya çıkıyor. Kerpiç değil, taş ve topraktan yapılmış yapılar. Bu tür yapıların böylesi bir depremde yıkılmamaları da mümkün değil. Türkiye’nin neresinde olusa olsun, yapı stoğunun bu şekilde gerçekleşmesi durumunda bir yıkıcı sonuçtan kurtulmak mümkün değil.”
turk-internet.com: Yönetmeliklerde bir eksiklik görüyor musunuz?
Serdar Harp: Hayır, yönetmeliklerde değil, ama yasalarda bir takım eksiklikler söz konusu. 2007 yılında bilim insanlarının katılımıyla çıkartılan, afet bölgelerinde yapılacak binalara ait yönetmelik bugün dünya ölçeğindedir. Ama, önemli olan bunun fiiliyata geçirilmesidir. Şu an için en büyük boşluk denetim boşluğudur. Çünkü, bir taraftan eski yapılar sağlıksız yapılar olarak varlıklarını korurken, diğer taraftan yeni yapılan yapılarda ciddi bir denetim eksikliği var. Prosedür ve uygulamalar eskisinden iyi, ama yeterli değil. Eksik ve yanlışların düzeltilmesi gerekiyor. Bu yapılmadığı sürece yeni yapılar da risk taşıyor. Toplu Konut İdaresi TOKİ, kendi yapılarını kendisi projelendiriyor, kendisi üretiyor. Bunların bir resmi denetimi yok.
turk-internet.com: Sizce rasyonel bir denetim nasıl yapılmalı?
Serdar Harp: Denetim, her şeyden önce kamu yararına yapılan bir iştir. İster devlet, özel sektör eliyle yapılsın bu bir amme hizmetidir. O zaman bu firmaların bağımsız olabilmeleri gerekiyor. Yani bunların kendi başlarına hareket edebilecek bir durumda olmaları gerekiyor. Halen, yapı denetçileri ile mal sahiplerini pazarlık usulü bir araya getiren bir uygulama söz konusu. Bu firmaların işi alıp alamayacakları müteahhitlerin iki dudağının arasında yer alıyor. Mali denetçinizi kendiniz seçemiyorsunuz. Diğer yandan, denetim uzmanlık işi ve bunu yapacak kişilerin bunları belgelendirebiliyor olmaları gerekiyor. Bu ortada yok. Sigorta sistemi ortada yok. Bu da ikincil bir denetim şansını ortadan kaldırıyor. Ancak bu eksikliklerin giderilmesinden sonra daha sağlıklı bir sistem ortaya çıkabilir. Mevzuatın buna göre düzenlenmesi gerekiyor.



Kaynak : 