web analytics
Salı, Haziran 23, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER ARGE - Inovasyon Eğitim

Sessizlik De Bir Yardım Çığlığı

turk-internet.com Pr Haberleri-turk-internet.com Pr Haberleri
4 Mayıs 2026
-Eğitim, Toplum & Sosyoloji
0
Sessizlik De Bir Yardım Çığlığı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, 4 Mayıs Uluslararası Şiddet Mağduru Çocuklar Günü kapsamında şiddet ve zorbalığa maruz kalan çocukların neden çoğu zaman sessiz kaldıkları hakkında açıklamalarda bulundu.

Bazı çocuklar sessiz kalarak kendini korumaya çalışır!

Şiddete maruz kalan bazı çocukların yardım isterken bağırmadığını, kapıyı çarpmadığını, yüksek sesle itiraz etmediğini ifade eden Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü şunu dedi:

“Daha sessiz bir yol seçerler; susmak. O sessizlik, çoğu zaman bir boşluk değil, tam aksine, içi korku, utanç ve çaresizlikle dolu bir alandır.”

Akran şiddetine maruz kalan çocukların bir kısmının kendini savunmaması ya da durumu yetişkinlerle paylaşmamasının, dışarıdan bakıldığında ‘tepkisizlik’ gibi görünse de, aslında bir hayatta kalma stratejisi olduğunu aktaran Ülkü şöyle konuştu:

“Çocuk, tehdit karşısında bedensel ve duygusal olarak kilitlenir. Ne söyleyeceğini bilemez, hareket edemez, sanki sahnenin içinde ama kendisi yokmuş gibi hisseder. Bu durum, güçsüzlükten çok, beynin kendini koruma biçimidir.”

Sessizlik çoğu zaman ipuçlarıyla konuşur!

Çocukların neden anlatmadığına değinen Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, şunları söyledi:

“Bunun arkasında çoğu zaman görünmeyen ama güçlü duygular vardır. ‘Söylersem daha kötüsü olur’ korkusu, ‘ben bir şey yaptım, hak ettim’ gibi içselleştirilmiş suçluluk ya da ‘kimse bana inanmaz’ düşüncesi… Zorbanın aynı sınıfta olması, arkadaş grubunun dağılacağı kaygısı ya da daha önce yardım isteyip sonuç alamamış olmak da çocuğu sessizliğe iter. Böylece çocuk, kendini korumanın yolunu görünmez olmakta bulur.

Oysa sessizlik çoğu zaman ipuçlarıyla konuşur. Okula gitmek istemeyen, ders başarısı aniden düşen, içine kapanan ya da tam tersine öfke patlamaları yaşayan bir çocuk bize bir şey anlatıyordur. Sık sık karın ağrısı ya da baş ağrısı yaşayan, eşyalarını kaybeden, arkadaşlarından uzaklaşan çocukların hikâyesine dikkatle bakmak gerekir. Bazen de ipuçları dijital dünyadadır; telefonunu saklayan, mesajlardan kaçınan bir çocuk, siber zorbalığın hedefi olabilir.”

Çocuk yalnız kalmamalı!

Böyle durumlarda tek bir doğru olmadığına işaret eden Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü şöyle dedi:

“Her durumun dinamiği farklıdır. Ancak çocuklara şu temel yollar öğretilmeli; güvenli değilse ortamdan uzaklaşmak, kalabalığa yönelmek, güvendiği bir yetişkinden yardım istemek ve sınır koyan kısa cümleler kullanmak… ‘Bunu istemiyorum’, ‘dur’, ‘bana dokunma’ gibi net ifadeler, çocuğun kendini ifade etmesini kolaylaştırır. Özellikle siber zorbalıkta, kanıtları silmeden saklamak da önemlidir. En kritik nokta ise şu; çocuk yalnız kalmamalı.”

‘Hayır deme’ ve sınır koyma becerisinin, bir günde öğrenilen bir davranış olmadığına vurgu yapan Ülkü şu açıklamada bulundu:

“Bu beceriler, evde ve okulda tekrar ederek, deneyimleyerek gelişir. Çocuklara duygularını tanıma, rahatsızlık hissettiklerinde bunu fark etme ve ifade etme alanı açılmalı. Küçük yaşlardan itibaren ‘istemiyorsan hayır diyebilirsin’ mesajını duyan bir çocuk, zorbalık karşısında da daha güçlü durabilir. Burada en önemli model yine yetişkinlerdir. Kendi sınırlarını sağlıklı şekilde ifade eden bir ebeveyn, çocuğuna en etkili dersi verir.”

Bir çocuğu korumanın ilk adımı, söyleyemediklerini fark etmektir!

Çocukların yardım isteyebilmesi için yalnızca bireysel değil, toplumsal bir güven alanına ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü şu ifadeye yer verdi:

“Okulların açık kapı politikası benimsemesi, zorbalıkla ilgili net ve uygulanabilir kurallar koyması, çocukların kendilerini ifade edebileceği güvenli alanlar yaratması gerekir.”

Ailelerin ise yargılamadan dinleyen, suçlamadan anlayan bir tutum benimsemesinin hayati önem taşıdığının altını çizen Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:

“‘Sana inanıyorum, bu senin hatan değil ve birlikte çözebiliriz’ cümlesi, bir çocuğun dünyasında sandığımızdan çok daha büyük bir yer açar. Medya da bu süreçte önemli bir rol üstlenir; yardım aramayı zayıflık değil, cesaret olarak gösteren bir dil kullanmak gerekir.

Unutmamak gerekir ki, şiddete uğrayan bir çocuğun sessizliği boşluk değildir. O sessizlik, dikkatle dinlendiğinde bize çok şey anlatır. 4 Mayıs Uluslararası Şiddet Mağduru Çocuklar Günü, yalnızca bir farkındalık günü değil; çocukların duyulmayan seslerini gerçekten duymaya başlamak için bir hatırlatmadır. Çünkü bazen bir çocuğu korumanın ilk adımı, onun söyleyemediklerini fark edebilmektir.”

Etiketler: ÇocuklarGençlikGündemİnci Nur ÜlküNPİstanbulPsikolojiÜsküdar Üniversitesi

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
turk-internet.com Pr Haberleri

turk-internet.com Pr Haberleri

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.