web analytics
Salı, Haziran 23, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa BİLİŞİM Siber Güvenlik

Şirketler Neden Katmanlı Güvenliğe Yatırım Yapmalı?

8 Ağustos 2023
-Siber Güvenlik
0
ESET Ortadoğu’daki Web Sitelerini Hedef Alan Saldırılar Keşfetti
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Kötü niyetli aktörler, şirket sistemlerinin belirli bir bölümünü tehlikeye atmaya ve potansiyel olarak sisteme girmeye odaklanabiliyor. Bu durum, saldırı yüzeyi olarak da biliniyor. Saldırı yüzeyi ne kadar büyükse, bir şirket o kadar fazla riske maruz kalıyor. Katmanlı güvenlik çözümleri, yalnızca güçlü bir dış koruma değil, tüm sistemle entegre ve proaktif yaklaşımıyla gelişmiş saldırıları savunan güvenilir bir koruma sağlıyor. Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, çalışan temelli spear phishing ve BEC saldırıların evrimleştiğini ifade ederek, şöyle diyor:

“Kimlik avı saldırıları ardından kötü niyetli kişiler, şirketlerdeki kilit kişilerin kimliğine bürünerek diğer çalışanlardan faydalanır. Bu durum gizli verilerin saldırganlara geçmesine neden olarak birçok işletmenin telafi edemeyeceği önemli mali kayıplara neden olabilir.”

Akkoyunlu şirketlerin katmanlı güvenliğe yatırım yapmalarının önemini paylaşıyor.

Şirketlerin Her Zamankinden Daha Fazla Korunmaya İhtiyacı Var

Şirketlerin dijital hacmi son birkaç yılda çok fazla artış gösteriyor. Bu durum ortalama saldırı yüzeyini artırarak, şirketleri hedef haline getiriyor. Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu’ya göre saldırganların en çok hedef aldığı cihaz ve sistemler şöyle:

  • Dizüstü bilgisayarlar, sunucular ve ofis cihazları gibi uç noktalar ile şirket ağına bağlanan çalışanlar, cep telefonu gibi uzak ve kişisel cihazlar ile sıradan güvenlik ağında tehdit oluşturabiliyor.
  • Office 365, Slack, Zoom ve Google Drive gibi araçları içeren bulut tabanlı hizmetlerin yanı sıra bulut kullanımı da artmaya devam ediyor. Daha küçük şirketlerin hizmetleri ve departmanları düzene sokmak için bulut tabanlı hizmetleri ve iş ortaklarını kullanma olasılığı daha yüksek oluyor.
  • Akıllı ekranlar, buzdolapları, yazıcılar, kameralar gibi Nesnelerin İnterneti (IoT) kullanan cihazlar, internete bağlı olması nedeniyle güvenlik açıkları oluşturuyor.
  • Şirketi siber saldırganlardan korumak söz konusu olduğunda, çalışanlar en zayıf halka oluyor. Bu durum şirket için her bireyin potansiyel risk teşkil etmesi anlamını taşıyor.
  • Evden veya hibrit çalışan personellerin, şirket dışındaki bir ağ aracılığıyla veri paylaşımı yapmaları, artırılmış güvenlik önlemleri gerektiriyor.

Gelişmiş Saldırılar Uç Nokta Güvenliğinden Fazlasını Gerektiriyor

Saldırganların, kuruluşlara saldırmak ve sistem ağına sızmak için kullanabileceği alanlar nedeniyle, işletmeler gelişmiş saldırıların tehdidi altında kalıyor. “Bu tür saldırılar, genellikle popüler bulut tabanlı uygulamalardaki güvenlik açıklarını veya bir şirketin bulut altyapısını hedef alarak hassas verilere ve varlıklara doğrudan ulaşmayı amaçlıyor.” diyen Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bir şirketin verilerini riske atan giriş noktalarını hesaba katmak için önleyici kontroller, proaktif eylemler, tespit ve müdahale stratejilerini içeren katmanlı bir güvenlik oluşturmanın önem taşıdığını söylüyor..

  1. Görünürlük: İşletmedeki önemli verilerin ve mali birikimlerin çevredeki tüm tehlikelere karşı açık olduğunu bilmek, gelişmiş önlemlerin alınmasına yardımcı oluyor.
  2. Tespit Etme: Sistemde meydana gelen yetkisiz kullanıcıları veya kötü niyetli saldırıları doğru bir şekilde tespit etmek için tüm sistem ağını ve herhangi bir bulut altyapısını kapsayan analitik araçlar kullanılmalıdır.
  3. Güçlendirme: Siber saldırılara karşı güçlendirme yapılması, bilinen güvenlik açıklarından yararlanılmasını önlüyor. Güçlendirme aynı zamanda e-posta güvenliği, istenmeyen e-posta filtreleri ve virüsten koruma araçları gibi sistemleri koruyan yama yönetimi, tam disk şifreleme güvenlik denetimlerini ve araçlarını da içeriyor.
  4. Bulut Güvenliği:Bulut sistemini içeren Office 365, One Drive ve Google Apps gibi benzer yazılımları korumak için şirketlerin kendi güvenlik önlemlerini uygulaması gerekiyor. Bunlar bulut tabanlı dosyaların, sunucuların ve servislerin güvenliğini sağlamaya yardımcı olabilecek hedefli güvenlik araçlarıdır.
  5. Yanıt Verme: Olası bir saldırıya nasıl karşılık verildiği, saldırıyı önlemek kadar önem taşıyor. Müdahale araçları bir saldırganın ortadan kaldırılmasına veya verebileceği zararın en aza indirilmesine yardımcı olabiliyor. Buna EDR, XDR gibi araçların yanı sıra yönetilen tespit ve müdahale ya da yönetilen güvenlik sağlayıcıları (MDR) sunan iş ortaklarından alınan müdahale hizmetleri de dahil oluyor.
Etiketler: Alev AkkoyunluBitdefenderGoogle DriveGündemIoT (Nesnelerin Interneti)Laykon BilişimOffice 365Siber GüvenlikSlackZoom Video Communication

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.