“Geçen yıl internet bütçesi 4.5 – 5 milyon dolar civarındaydı. Bu savaş bizi çok etkilemezse bu yıl, 7-8 diye olur diye öngörüyorum.. Herkes öyle düşünüyor.”
Behiye Karabulut, genç yaşında güzel bir kariyer elde etmiş. 25 yaşında ve Türkiye’nin en çok tanınan portallerinin reklam müdürü. Çocukken, evdeki bilgisayarla tanışmasının ardından başlayan tutkusunu bilgisayar eğitimiyle de beslemiş. Aslında tarih öğretmeni olmak üzere üniversiteye adım atan Karabulut, bu arada bilgisayar eğitimi de almış ve Arma’da öğretmenliğe başlamış.. Onunla da yetinmeyip çıtayı yükseltmiş. Mimar Sinan Üniversitesi’ni bitirdikten hemen sonra, Bilgin grubuna ait olan Turkport’ta işe başlamış.
EBI’nın reklam müdürü Behiye Karabulut, bizi sektörle ilgili bir çok alanda bilgilendirdi ve internet reklamcılığına yakından projektör tuttu.
turk-internet.com : Bize EBI hakkında tanıtıcı çerçevede bilgi verir misiniz?
Behiye Karabulut : EBİ, Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri A. Ş., Mayıs 1996’da İnternet’te faaliyet göstermek üzere kuruldu. İki kurucu ortağı var: Canan Çelebioğlu (hâlen Çelebi Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Çelebi Hava Servisleri A. Ş. Genel Müdürü) ve Mehmet Budak (hâlen EBİ’nin Genel Müdürü). EBI, Türkiye’nin en büyük internet markalarının bir kaçının kurucusu ve yöneticisi. Şirket, idefix.com, itiraf.com ve siberalem.com gibi büyük projelerin yaratıcısı. EBI’nın bu siteleri çok iyi tanınan markalara ve çok büyük reklam mecralarına dönüşmüş durumda.
turk-internet.com : Genel olarak Türkiye’deki internet pazarını değerlendirir misiniz?
Behiye Karabulut : Türkiye’deki internet pazarı henüz tam anlamıyla şekillenmedi. 2002 yılında, krize rağmen oldukça yol kat ettik ve interneti daha iyi anladık. Kısaca şimdiye kadar yaşadığımız yılları, yatırım ve öğrenme yılları olarak değerlendirebiliriz. ISP’lerin, bilgisayarların ucuzlaması, şirketlerin kendilerine web siteleri yaptırmaları, şirketlerin internet ağları ile donatılması hızlı olarak yaşadığımız bir süreç. Ama her şey daha iyiye gidiyor. Öte yandan şu da var: Türkiye’deki internet pazarı çok geçmişe de dayanmıyor zaten. 2000 yılında patlaması ile beraber önemli aşamalarla yoluna devam etti. Fakat, arada yaşanan krizler dolayısıyla – ki bunlardan en önemlisi 11 eylül saldırısı idi – bizim hayal ettiğimiz noktalara gelemedi.. Ben daha önce sabah.com.tr ve Turkport’ta da reklam müdürüydüm.. Türkport’un o şaaşalı çıkışını hatırlıyorum.. O dönem Türkiye’de bu sürecin içine Doğuş grubu, Doğan grubu ve diğer medya kuruluşlarıyla beraber herkes heyecanla girdi ama ne yazık ki daha sonra umulduğu gibi olmadı. Yaşanan ekonomik krizler yeni yeni gelişmeye başlayan interneti vurdu. Arkasından Amerika’daki ikiz kuleler vakası da negatif etkiledi. Dolayısıyla internet şu an, hak ettiği yerlere gelemedi.. Hem reklam pazarı, hem de PS satışı cephesinden bakıldığında da hak ettiği yerlerde değil gerçekten. Benim tahminime göre herhalde internet bütçesi 4.5, 5 milyon Dolar falan oldu. Bu bir gazetenin aylık kotası bile değil.
turk-internet.com : İnternet pazarıyla ilgili değerlendirmeler çerçevesinde önemli bir nokta daha var. Sektör şu an olumlu noktalarda mı, yoksa yine bir sarsılma yaşıyor mu? Örneğin savaş dolayısıyla…
Behiye Karabulut : Şöyle, savaş dolayısıyla korkumuz oldu. Yoksa 2003 yılı çok heyecanlı bir yıl olarak başladı bizim için. Hızlı girdik. Çünkü Sevgililer Günü ve bayram vardı arada. Büyük şirketlerin harcama yapacakları dönemlerdi. Örneğin Turkcell her zamanki gibi bir reklam bombardımanı yaptı ve her yer Turkcell kalpleriyle donattı. Böyle gidecek olsa 2003 için gerçekten iyi başlangıçtı.
turk-internet.com : İnternet reklamcılığını tercih eden müşterilerinizin sayısında bir artış var mı? Bu müşterilerinizin kriterleri nelerdir?
Behiye Karabulut : İnternete reklam veren müşterilerimizin sayısı her geçen gün artıyor ama bizim asıl memnun olduğumuz kitle, interneti devamlı kullanan kitle. Bunların başında Telekom sektörü geliyor. Gerçi “Telekom sektörü” dememek lazım. Buna tamamen Turkcell desek daha doğru olur. Çünkü Aria artık elini ayağını çekti internetten.Bir yıldır hiç kimse Aira’yı internette göremiyor. Geçen yılın başında bu mecraya girdi ama sonra vazgeçti. Bununla beraber otomotiv sektörü geçen yıl oldukça iyi internet kullandı. Bunların başını mesela Ford çekiyor. Ford, reklamda 2000 yılından beri düzenli olarak interneti kullanıyor. Sonra Reno başladı, arkasından Nissan devam ediyor. Bu aralar Opel de interneti kullanıyor. Otomotiv sektörü alabildiğine etkin diyebilirim..
turk-internet.com : Niçin interneti tercih ediyorlar. İnteraktif özelliğinden dolayı mı?
Behiye Karabulut : Hiç şüphesiz internet çok daha interaktif, çok daha rahat ölçülebilen bir mecra. Büyük kampanyalarda çok fazla kullandığında geri dönüş olduğu bir alan. Ama hiç şüphe yok ki bu alana yönelen şirketlerin ileri fikirliliğinden kaynaklanıyor. Yani vizyonu olan, internetten korkmayan, teknolojiye yakın duran insanlar kesinlikle deniyor. Tamamen vizyonla alakalı bir şey.
turk-internet.com : Tercih etmeyenlerin gerekçesi nedir?
Behiye Karabulut : Televizyon, gazete..vb mecralara göre çok daha ucuz bir mecra. İnternet reklam satış şekli ancak yeni yeni oturuyor. Önceleri, sadece sabit bannerlar vardı. Zaman içerisinde doğrusu olarak, CMP ve online raporlama sistemine geçildi. Pek çok yeni reklam aracı, çok sayıda site ve portal oluşturuldu. Medya planlamacıları, interneti pek bilmedikleri ayrıca internet bütçeleri çok düşük olduğu için, bu mecraya pek girmek istemediler. Özellikle ajanslar zaten çok yoğun oldukları ve bütçelerinde küçük olması sebebi ile müşterilerini internet konusunda pek bilgilendirmediler. Bunun yanında şirketlerin, birer web sitesinin olmaması reklam yapmamaları için ayrıca sebepti. Bence, hedef kitlesi internet ile uyuşan, reklam harcamaları da yapan bir şirketin, internete reklam vermemesinin henüz net sebepleri yok. Er-geç internetle yüzleşmek zorunda kalacaklar. Çünkü internet hızlı büyüyor ve ağızdan ağıza da yayılıyor.(word of mouth) İnternet, teknolojinin yeni çağın medyası…Artık bilgisayarlar sadece internet için satın alınıyor. Tüm eğitimli kesim internette…
turk-internet.com : Fakat pek çok firma da televizyon ve gazeteye milyonlarca dolar harcamasına rağmen hala internette en küçük bir meblağ bile harcamış değiller.
Behiye Karabulut : Biraz önce de söyledim, çok yeni bir mecra . Söz konusu firmalar yenilikten ürküyorlar. TV bütçelerinde milyon dolarlar döndürüyorlarsa, emek harcıyorlarsa, internette 20 bin dolar, 40 bin dolar için bu kadar emek harcamak istemiyorlar. Bazıları da şimdiye kadar hiç denemedikleri için neyle karşılayacaklarını bilmiyorlar. Geri dönüş nedir, floating nedir, banner nedir bilmiyorlar. Dolayısıyla da internetten bunun takibi nasıl olur bilmiyorlar.. Şimdiye kadar hep korktular. Bunun yanı sıra, Türkiye’deki büyük şirketlerin büyük bir bölümünün web siteleri de hala mevcut değil ne yazık ki.
turk-internet.com : İnternette kulaktan kulağa yayılarak tüketiciye ulaşma potansiyeli nedir. Bu yol, bir sitenin yayılma, duyulma hızını etkiliyor?
Behiye Karabulut : Bizim için bu yol çok geçerli. Biz sitelerimizin ilk aşamasında tanıtım için çok fazla reklam yapmadık, bu anlamda bir bütçe ayırmadık. Ne itiraf.com için ne de siberalem.com için. Ama herkes bunu ağızdan ağıza, kulaktan kulağa yaydı. “İtiraf.com diye bir site varmış, duydun mu?” şeklinde müthiş bir söz sirkülasyonu oldu..
turk-internet.com : Fakat bir çok sitede bannerlarınız görülüyor..
Behiye Karabulut : Ama onların hepsi satış ortağı. Bizim hiç bir zaman reklam bütçemiz olmadı. Bizim her tarafta bannerlarımızı görürsünüz… Ama bunların hepsi satış ortakları. Çünkü biz iyi para kazandırıyoruz. sabah.com.tr’de de, haberturk’te de bannerlarımız vardır. Örneğin siberalem paralı bir site ve iyi para kazandıyor. Paralı bir site olduğu için biz karımızın yüzde 50’sini ortaklarımıza veriyoruz. Dolayısıyla herkes memnun kalıyor ve her tarafta bannerlarımıza rastlamak mümkün oluyor.
turk-internet.com : İnternetin 2003 cirosu ne olacak sizce?
Behiye Karabulut : Geçen yıl 4.5, 5 diyorsak. Bu savaş bizi çok etkilemezse 7-8 diye olur diye öngörüyorum. Bir büyüme öngörüyorum. Herkes öyle düşünüyor. Bir tek bu savaş bizi çok korkutuyor. Onun dışında büyüme hiç şüphesiz olacaktır. Irak Savaşı etkilemezse 2003 yılının çok daha iyi olacağını düşünüyoruz.
turk-internet.com : EBI sitelerinin 2003 reklam pastası ne olacak peki? Tahmini bütçe redir?
Behiye Karabulut : EBİ’nin şu anda reklam alan üç tane sitesi var; idefix.com, siberalem.com ve itiraf.com.. Bu üç siteye biz geçen yıl aktif olarak reklam aldık.. Ve reklam pastasının yüzde onunu aldık diyebiliriz.. Bu yıl ise yüzde 20’yi, 25’i hedefliyoruz.
turk-internet.com : 2003’ten yeni müşteriler açısından beklentileriniz neler?
Behiye Karabulut : Reklam veren mevcut müşterilerimizle şüphesiz devam edeceğiz. Çünkü onlar bizden memnun kaldılar. Ve bizimle yaptıkları projeleri beğendiler. Biz varolan müşterilerimizle devam ederken öte yandan, enerjimizin bir çoğunu da yeni müşterilere de kanalize etmek istiyoruz.
turk-internet.com : Hangi mecraya yöneleceksiniz mesela? Hangi alandan olacak bu yeni müşterileriniz?
Behiye Karabulut : Açıkça biz bütün sektörleri deniyoruz. Geçen yıl da bütün sektörleri denedik..Onları yine ziyaret ediyoruz ve anlatıyoruz. Bu yıl da otomotiv, telekom ve bankalarla beraber daha çok gıda-içecek sektörünü çekmeye çalışacağız
turk-internet.com : Kaç portaliniz var? Bunların ziyaretçi sayısı nedir ve günde ne kadar sayfa açılıyor?
Behiye Karabulut : Dört tane. www.efsaneler.com adlı sitemiz daha çok gençlere yönelik. Şunun altını çizmek isterim. Bizim portallerimiz Türkiye’nin en kalabalık portalleri… www.ideefixe.com, ülkemizin en büyük kültür ürünleri sitesi olduğu gibi, en büyük kültür ürünleri satış noktası aynı zamanda. 150.000 üyesi ve 50.000 müşterisi bulunmaktadır. Bu sayı günlük olarak ölçüldüğünde, 25 bin. İdeefixe.com ise günde 150.000 kere açılmaktadır. www.itiraf.com da son derece popüler sitelerimizden. Siteyi günde 65.000 kişi ziyaret ediyor. Hergün siteye sadece 6 yeni sayfa eklenmesine karşın ortalama 270.000 sayfalık büyük bir trafik oluşuyor.
www.siberalem.com her geçen gün müthiş bir ilgiyle tıklanıyor. Bu ilgi gittikçe çoğalıyor. Türkiye’nin en büyük komüniti sitesi. Günde tam 75.000 kişi ziyaret ediyor ve ine günde 2.000.000 sayfası açılıyor. www.efsaneler.com adlı sitemizde, “inanılmaz ama gerçek” başlığı altında yüzlerce hikaye yayınlanıyor. İçeriği çok ilginç ve eğlenceli…Her gün ortalama 1.500 farklı kişiye 20.000 sayfa gösteriliyor
turk-internet.com : Kurumsal siteleriniz var mı?
Evet, bunlarla birlikte kurumsal web siteleri de üretiyoruz. İş Bankası için hazırladığımız finans portali bunlardan biri. www.isteyatirim.com, Microsoft tarafından 2001 yılında “Finans sektöründe yılın çözümü” ödülünü de aldı. HP için tasarlanıp uygulanmış olan IT portali www.hepbizz.com, www.
celebi.com, www.bridgestone.com.tr, www.siemensevaletleri.com, www.ortaanadolu.com, www.ups.com.tr, www.karsan.com.tr, www.obezite.org, www.ifr-productions.com, www.bils.com ve www.optimum-tr.com sitelerimiz de kurumsal.
turk-internet.com : İnternet haberciliğiyle gazete haberciliğini karşılaştırır mısınız?
Behiye Karabulut : Ben açıkça direk internetin içinde olduğumdan mı bilemem ama interneti hiç bir şeyle kıyaslamak istemiyorum. Çünkü internette TV’de sağladığınız görsellik, radyo reklamında sağladığınız ses ve efekt, gazete reklamında hayata geçirdiğiniz ince ayrıntı ve detay.. bunların hepsi internet reklamında bulmak mümkün. Çünkü aynı anda üstelik satın da alabiliyorsunuz. Dolayısıyla ben açıkça geleceğin mecrası olarak görüyorum. Ama, yukarıda da söylediğim gibi bu Türkiye’deki bilgisayar kullanımıyla doğrudan alakalı. İnsanların internet kullanmasına da paralel giden bir artış. Bunlar çoğaldıkça internete reklamı da hiç şüphesiz buna paralel olarak büyüyecektir.
turk-internet.com : İstediğiniz hedef kitleye, istediğiniz zaman aralıklarıyla, istediğiniz görselleri kullanarak ulaşabiliyorsunuz. Peki, internet reklamlarını diğer mecralardan ayıran en büyük özellik anında geri dönüş mü
Behiye Karabulut : Anında geri dönüşü alabildiğiniz gibi, bunu bilgisayarınızdan izliyor, istediğiniz an görsellerinize müdahale edip, ucuz maliyetle hemen kendinize yeni reklam araçları yaratabiliyorsunuz. Hedef kitlenizi bilgiye boğuyorsunuz ve hatta malınızı anında satıyorsunuz… Ama ne yazık ki 65 milyon nüfuslu ülkemizde hala bilgisayar sahipliliği çok düşük. Diğer mecraların ulaştığı kitlelere oranla, çok daha küçük fakat bilinçli bir kitleye ulaşıyorsunuz. Oysa Türkiye’de herkesin bir bilgisayarı olsa ve herkes internet kullansa … Sonuç itibariyle, internet aracılığı ile Türkiye’deki her kesime ulaşamıyorsunuz ama ulaşılabilen kitlenin sınırları çok net çizilmiş durumda. İşte biz de, eğitimli, parası olan, kentli..vb hedef kitlesi olan şirketlere sesleniyoruz ve biraz önce de altını çizdiğimiz gibi bu şirketlerin internete reklam vermemesini pek anlayamıyoruz.
turk-internet.com : Karşılıkılı banner alışverişiniz var mı?
Behiye Karabulut : Evet, siberalem ve idefix için bunu çok sık yapıyoruz. Satış ortaklığı şeklinde de oluyor.
turk-internet.com : İnternet hangi mecraların alternatifi olarak gösteriliyor.
Behiye Karabulut : Bence her türlü mecranın alternatifi. Çünkü bizim yaptığımız özel kampanyalarda gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda da gördük ki, anında geri dönüş, anında istediğiniz kadar detaylı bilgi ve anında hedef kitle… Yani bunların online müşterisi takip ediliyor. Ve hiçbir mecrada bunu bulmak mümkün değil.
turk-internet.com : Bilişim alanına nasıl yöneldiniz?
Behiye Karabulut : Çocukluğumdan bu yana, ağabeyimle beraber teknolojiye aşırı meraklıydık. O zaman Türkiye’de insanlar internet’in “İ”sini bile bilmezken biz evdeki PS’ye aşık olmuştuk. Üniversite 2’de iken Şişli’de Arma’nın kursuna gittim. Ve o kurstan öğretmen olarak çıktım. Sertifikamı aldım. Oradaki aktif başarımı ve konudaki heyecanımı gördükleri için hocalık teklif ettiler. Ekstra bir eğitim daha alarak kursa öğretmen oldum. Akşamları aynı kursta bilgisayar öğretmenliği yaptım. Bütün bunlar bugünler için çok güzel bir temel oluşturdu..



Kaynak : 