Bu makalenin ilk bölümünü Katma Değerli Servis Numaralandırma Muamması Sürüyor – 1 ve ikinci bölümünü Sohbet Hatları Servis Sağlayıcılar, Ara Bağlantı Fiyatının Düşürülmesinden Rahatsız – 2 ve üçüncü bölümünü de Katma Değerli Servislerin Numaraları Düzenlenmeli mi? – 3 başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Sohbet Hatları ile Abone İlişkisi Nasıl Düzenlenecek?
BTK bugünlerde sistemin abone ile ilişkisini tartışıyor. BTK içinde 2 farklı görüş olduğu, birincisinde TBMM kararının, abonenin numarayı ilk alışında (ve mevcut abonelerin hepsinde şu anda) sohbet hatlarına ulaşımın kapatılması gerektiği şeklinde.
İkinci görüş ise, abonelerin bu kapatmayı, ücretsiz bir SMS ile kendisinin talep etmesi şeklinde. Sektör de bu ikinci görüşü destekliyor ve bunu şu şekilde açıklıyor;
Sabit telefonda, 900’lü hatlar için bu tür bir sistem getirildi ama ev abonesi bugünkü teknoloji ile farklı şekilde bir sistem de öngörebilir. Diğer yandan mobil telefonlar kişiye özel ve kendi haberi olmadan bu tür bir kullanım mümkün değil.
Engellemeler numaraların ait olduğu operatörlerce (IVR operatörü) yapılıyor. Sektör bugünkü rakamlarla 2008-2009 yılında, telefonunun sohbet hatlarına kapatılmasını isteyen abone sayısını 567 kişi olarak veriyor. Yani 67 milyon abonede %0,009 kişi servisin kapatılması talebinde bulunmuş.
Biz bunlara yeni numara bloku ile oluşturalım. İlk alışta açık olsun. Kolay kapatma sistemi getirilsin. Mesela ücretsiz bir numaraya “KAPAT” sms atabilir. 0800’lü ücretsiz bir numarayı arar ve 1kere çaldırıp kapatır (ev telefonu) gibi.Operatörler arasında ortaklaşa bir işbirliği ile soruna ilişkin muhakkak kolay işleyen bu veya benzeri pek çok yöntem geliştirilebilir. Ama bunun yolu tüm sistemi işleyişi var olan duruma bakılmaksızın yeniden düzenlemek doğtu olmayacaktır.
IVR operatörleri, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve BTK Başkanı Tayfun Acarer’in 3G imtiyaz töreninde, 1 mayısta yapmış oldukları konuşmalarını da göstererek, kaç kere katma değerli servis demiş olduklarına işaret ediyorlar ve şunları belirtiyorlar :
1 mayıs 2009’da bir törenle açılan 3G döneminde ve alınan 2 milyara yakın lisans parası içinde, bizim sektörün de önemli bir gelir katkısı var. 3G ile daha da çeşitlenecek olan katma degerli servisler ile bu gelir rakamları daha da artacak olan bir gelir. Bu konuya acilen bir çözüm gerekli.
Ortaya çıkacak düzenlemenin mevcut ticaretin devamını sağlamak ya da mevcut piyasa gerçeklerini görür bir şekilde olması lazım. BTK da konuya ilişkin bir çalışma ekibi var. Bu çalışma grubu, tüm doneleri topladıktan sonra, bir uygulama metni çıkarmalı ama çıkan metin operatörler ve 3.parti şirketler dahil herkesi bağlayacak. Bu nedenle sadece operatörlerle değil, ürün ve hizmetleri geliştiren bunlar için yatırım yapan,tüm pazarlama faaliyetlerini düzenleyen bizler ile de görüşülmesi daha sağlıklı olmaz mı?
Yapılacak düzenlemeden kaynaklanan muhtelif sorunlar çıkabilir. Vergi, istihdam, gelirin yurt dışına kaçması gibi. Bizim lisansımız yok, bu nedenle BTK bizi muhatap almıyor ama sektörü meydana getiren biziz, kendimizi temsil etmek istiyoruz. Meclisteki abonenin sorununa odaklanmak lazım. Bugünkü teknoloji ile operatörler aramak istemeyen abonelerine herhangi bir servisi mükemmelen engelleyebilirler. Bu düzenlemeyi, mevcut yapıyı bozmayacak şekilde yapmanın önemi büyük.
IVR operatörleri bunu derken de 2 kere kapandığı için psikolojik olarak kara listede gördükleri 900 ve 901’li blokların atanmaması konusunda çok ısrarlı.
BTK’nın düzenlemesi ile 2008 Kasım’dan itibaren servisi kullananların, ilk karşılaştığı şey; ücretlendirmeyi açıklayan bir karşılama anonsu. Buna şöyle bir örnek verelim :
Aradığınız servis ücretlidir. Türk Telekom dan …. YTL, GSM den ise dakikası ….xxx TL/dak’dır, veya ücretlendirme arama sürenize göre kendi tarifeniz üzerinden yapılacaktır.
Sinyal sesinden sonra ücretlendirme başlayacaktır.. 5 sn boşluk.. istemeyen kapatır.
ifadesi yer alıyor ve sinyal sesinden sonra da kapatmaya müsaade etmek amaçlı bir 5 sn boşluk veriliyor. Operatörlere göre değişmekle birlikte, servislerin de çeşitlerine göre 2.5 ila 59 dakika gibi limitlerin olduğu da görülüyor.
Sonuç olarak:
Türkiye daha önce 2 kez 900’lü numara süreci yaşadı ve gerek kullanıcılar gerekse 3.parti firmalar bu durumdan etkilendi, ilgili yerel ticaret durdu, tüm ticaret ve trafik yurtdışına kaydı, döviz kayboldu, iş kontrolsüz yapıldı. Nedeni ise 900’lü numaralara karşı yaratılan alerji. İnsanlar, faturalarında 900’lü bir numara görmektense, cep numarası benzeri bir ayrıntıyı görmeyi tercih ediyor.
Sektör bu yüzden alternatif çözümünü kendi üretti ve 3-4 yıldır çoğunluğun memnun olduğu bir çözüm uygulanıyor. 900’lü numaraların ise daha önceki sefahat nedeniyle tekrarlanmasının hata olacağına inanılıyor. Sektörün uzmanları son olarak şunu belirtiyor :
BTK ısrarla bunu yapmaya çalışırsa sektör büyük zarar görecek ve trafik eskiden olduğu gibi yurtdışına kayacaktır.

Kaynak : 