Son zamanlarda görüştüğümüz bir çok sektör yetkilisi, tüketici eğilimlerinin bütünleşik hizmetler almaya yöneldiğini ifade ediyor. Sony Ericsson Türkiye Genel Müdürü Soner Cesur da aynı görüşte. Elektronik araçların birbiriyle iç içe geçtiğini belirten Soner Cesur, sosyal ağlara meraklı gençler dolayısıyla önümüzdeki dönemde bu tür cihazlardan çok daha fazlasının piyasada olacağını ifade ediyor. Kriz konusunda doğru strateji oluşturabilen firmaların kazançlı çıkacaklarını belirten Cesur, 3G’nin, bu perspektifte Sony Ericsson ve sektör açısından önemli bir fırsat olduğunu söylüyor.
turk-internet.com : Yabancı menşeli cep telefonu üreticileri arasında Genel Müdür pozisyonundaki tek Türk sizsiniz. Bu, sizin için bir avantaj mı?
Soner Cesur : Bunu şirketimize daha fazla çeviklik kazandıran bir avantaj olarak görüyorum. Türkiye pazarını anlamak konusunda daha hızlı davranma şansı veriyor. Bu topraklarda büyümüş birisi olarak iş ortaklarımızın tepkilerini daha hızlı analiz edip daha hızlı cevaplar verebiliyorum. Türk insanının beğenisine yönelik daha güçlü tahminlerde bulunabiliyorum. Elbette ki, bunlar bir “expat” arkadaşlarımızın yapamayacağı işler değil. Yabancı olmamak sadece, bize daha fazla çeviklik kazandıran, daha hızlı hareket etmemizi sağlayan bir avantaj. Bunun yanında farklı ülkelerdeki tecrübeleri başka bir ülke pazarına adapte etmeye ve farklı bakış açılarının gücüne de son derece inanıyorum.
turk-internet.com : Sony Ericsson olarak son dönemde gerçekleştirdiğiniz yeniden yapılanmadan bahsedebilir misiniz?
Soner Cesur : Sony Ericsson’daki yapılanmayı içeriden dışarıya iki bacaklı bir değişim olarak tanımlayabiliriz. Öncelikle bugüne kadar bir arada yönettiğimiz İsrail ve Azerbaycan pazarlarını bırakıp sadece Türkiye’ye odaklandık ve organizasyonel yapımızı bu doğrultuda değiştirdik.
İkinci aşamada da pazara gidiş modelimizi değiştirdik. Son derece fragmente olan sektörü bayilerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde segmentlere ayırdık ve bu segmentlerdeki güçlü iş ortaklarıyla çalışma kararını verdik. İki aya yayılan, son derece titiz ve yoğun bir çalışmanın sonunda belirlediğimiz iş ortakları, Sony Ericsson ürünlerinin daha fazla tüketici ile buluşması için gerekli altyapıya sahip, alanlarında kendini ispat etmiş, çok güvenilir kurumlar. Bu sektörde bir ilk. Bugüne kadar pazarı bu detayda segmente etmeye çalışan bir üretici olmadı. 2009’da pazarın yeniden şekilleneceğine inanıyor ve Sony Ericsson olarak da bu şekillenmeye hazır olmak istiyoruz.
turk-internet.com : Cep telefonu pazarında, artan mobil olanaklara paralel bir konsept değişikliği görülüyor. Bu konuda Sony Ericsson olarak neler yapıyorsunuz kısaca bilgi verebilir misiniz?
Soner Cesur : Cep telefonu pazarında kimsenin inkar edemeyeceği bir değişiklik yaşanıyor. Artık kullanıcılar sadece müzik sadece görüntü ya da sadece cep telefonu istemiyorlar. Bunların hepsini bir arada istiyorlar. Cep telefonları onlar için iletişim, eğlence ve paylaşım olanaklarının tümünü sağlar hale gelmiş durumda. Bu durum önümüzdeki dönemde 3G’nin Türkiye’de aktif olmasıyla birlikte daha da elle dokunulur şekilde hissedilir hale gelecek.
Herkes bu teknolojiyi hayatının içine daha fazla entegre edecek. Örneğin Japonya’da bugün, insanlar neredeyse tüm iletişim bağlantılarını cep telefonuyla kuruyorlar. Metroda giderken cep telefonundan televizyon seyrediyorlar veya tüm boş vakitlerinde cep telefonlarıyla bir şekilde hayatla bağlantılarını sürdürüyorlar. Türkiye’de de bu noktaya bir geçiş olacağını düşünüyorum.
Sony Ericsson’un bu değişim içerisindeki yerine bakacak olursak şunu söyleyebiliriz. Sony Ericsson olarak teknolojik alt yapısı güçlü pazarlarda çok daha güçlüyüz. Çünkü cihazlarımız bu bütünleşik ihtiyaçların tamamına birebir cevap verebilen ürünler. Kullanıcılar ürünlerimizle bir müzik çalardan dinler gibi müzik dinleyebiliyor, 8 megapikselin üzerinde fotoğraf çekebiliyor ve bunları yine cihazlarındaki teknolojiyi kullanarak çok kolay paylaşabiliyorlar. İnternet ürünlerimizle her noktadan, her an istedikleriyle iletişim halinde olabiliyorlar. Sony Ericsson olarak kullanıcılarımıza sağladığımız en önemli katma değerlerden biri de onların bu ihtiyaçlarına cevap veren çok zengin içerik ve uygulamalarımız. Bu noktadan sonra Türkiye’ye getirdiğimiz ürünlerinde bu yönde kullanım imkanı sağlaması Sony Ericsson’un artık biraz daha, deplasmanda değil de kendi sahasında maça çıkması gibi olacak. Çünkü şu ana kadar hep üst kalibredeki ürünlerimizin özelliklerinin tam olarak kullanılamadığı bir pazarda mücadele ediyorduk. Şimdi sunduğumuz katma değerin kullanılabileceği bir pazar ortamına sahip olacağız. Dolayısıyla 2009 yılında üst segmentteki ürünlere odaklanmaya devam edeceğiz.
Bu röportajın devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 