Bu röportajın ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : 3G, Wi-fi, Wimax, LT, kullanıcı eğilimlerini nasıl etkiliyor? Bu tür erişime sahip kullanıcılar daha çok hangi platformlarla ilgileniyorlar? Bu yönde bizimle paylaşabileceğiniz bir çalışma var mı?
Soner Cesur : Tüketici eğilimleri artık bütünleşik hizmetler almaya yönelik. Her şey birbiriyle iç içe geçiyor. Eskiden insanlar notebook’larını, MP3 çalarlarını ve fotoğraf makinelerini taşırken; bugün, tek bir cihazla bütün bu hizmetleri alabilmek istiyor. En temel kullanıcı ihtiyacı bu. Bundan 10 yıl önce hiç konuşmadığımız gelişmeler bugün hayatımızın bir parçası ve değişim çok hızlı yaşanıyor. Kısa bir süre sonra göreceksiniz ki, bu cihazlar birbiriyle tamamen iç içe geçmiş hale gelecek.
Bu erişime sahip kullanıcı profiline yönelik Türkiye’de bir pazar araştırması bildiğim kadarıyla yok. Ancak, dünyadaki örneklerinden yola çıkarsak; teknolojiyi en çok kullanan grup gençler ve gençlerin de en çok ilgilendiği platformlar sosyal buluşma ağları. Gençler bu tip hizmetleri çoğunlukla sosyal buluşma ağlarında kullanıyor.
turk-internet.com : Sony Ericsson cep telefonu ünitesi olarak sizin bu manada pazar ve ürün stratejiniz nedir?
Soner Cesur : Gelişen teknoloji, sadece iş hayatı için geliştirilen cihazların satışlarında etkili olmayacak. Bu teknolojinin önemi de zaten özellikle buradan kaynaklanıyor. 3G ile konuştuğumuz tüm cihazlar akıllı hale gelecek. Bunun ayrımını yapmak lazım. Bütünleşik bir tecrübe sunan ve herkesin kullanabileceği ürünler ve bu ürünlerin üreticileri önümüzdeki dönemde yaşanacak rekabet ortamında farkını ortaya koyacak.
turk-internet.com : Sony Ericsson, bu yeni konsept çerçevesinde bayi ve satış kanalını nasıl konumlandırıyor olacak? Türkiye, bu manada dünya pazarlarına ne ölçüde paralel?
Soner Cesur : Türkiye’de hat, kontör, cep telefonu satıcısından servis sağlayıcısına kadar 14 bin adet birbirinden bağımsız iş ortağı hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Dünyada ise organize perakendecilik ilerlemiş durumda. Türkiye’de bu durum kendini yavaş yavaş hissettirir hale gelmeye başladı. Türkiye’de pazarı kendi içinde ayırdığımızda; organize perakende ve zincir mağazalar, operatör destekli konvansiyonel kanal ve operatör desteği olmayan konvansiyonel kanal karşımıza çıkıyor. İşin %80’i hale bizim konvansiyonel kanal dediğimiz dağınık yapıdaki kanaldan oluşuyor.
2009, bu konuda çok belirleyici bir kırılım yılı olacak. Bu kırılım beraberinde bir konsolidasyonu getirecek Likidite darboğazından geçtiğimiz bu dönem, önemli bir seleksiyonu da paralelinde getirecek. Bu 14 bin iş ortağının en güçlüleri ayakta kalacak. Bu noktada organize perakendeciler daha da güçlenecek, operatör destekli mağazalar güçlerini sürdürecek ama onun dışında kalan kısımda sadece en iyiler ayakta kalabilecek. Bu noktada ayakta kalmak isteyen bayiler bir operatör desteği almalı ya da bir organize perakendeye doğru açılım içinde olmalı. Çünkü güçlü zincirlerin tüketiciye sundukları bütünleşik avantajlarla mücadele edebilmeleri daha da güçleşecek.
Sony Ericsson olarak bu dönemde bayi ve satış kanalı karlılığına daha çok odaklanacağız. İş ortaklarımıza mümkün olduğunca daha fazla para kazanmalarını sağlayacağız. Çünkü, zaten küçülen ve daralan bir pazarda bir de karlılık erozyonuna uğramaları onların ayakta durmalarını daha da zorlaştıracaktır. Bu sıkışıklık içinde onlara mümkün olan en büyük karlılığı sağlayarak destek olmaya çalışacağız.
turk-internet.com : Küresel kriz, satışlarınızı nasıl etkiliyor?
Soner Cesur : Her kriz kendi içinde fırsatlar barındırıyor. Türkiye’de krizi doğru yönetebilen firmalar önemli bir atılım yakalayabilecek. 3G, bu anlamda sektörümüz ve Sony Ericsson açısından önemli bir fırsat. Bunun satışlarımızı olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyorum.

Kaynak : 