web analytics
Perşembe, Temmuz 23, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Suat Baysan : Tasarımcılar pazar mimarisini, Pazarlamacılar Teknoloji ve ürün mimarisini Öğrenmelidir – 2

Suat Baysan : “Hep derler ki “Pazar çeker, teknoloji iter”. Ama teknoloji” push” olup da, Pazar” pull” olmazsa”, bu model yürümez. Ya da sadece “pazar çeker, ama teknoloji gelmezse” yine yürümez. O zaman sistemi dengelemek lazim. Geliştirme sürecinde Pazar çekişinin % 50’nin üzerinde olmalıdır. Bu denklemden çıkaracağım sonuç ise; iş geliştiricilerin ve pazarlamacıların çok ciddi boyutta teknolojiyi takip etmeleri ve öğrenmeleri gerekiyor.”

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
20 Şubat 2009
- Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu röportajın ilk bölümünü Suat Baysan : 2009 Türkiye’deki Telekom Sektörü için Bir Dönüm Noktası Olacak – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Telekom sektörüne farklı bir bakış aktardığımız Suat Baysan ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimize kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Turk-internet.com : Sizce neden ARGE’ye ilgide bir yükselme var?

Suat Baysan : Yenilikçilikte neden yükselme var. Öncelikle tüketiciler daha bilinçli. Artık satın aldıkları ürünlerin ve özellikle hizmetlerin eskiliği, yeniliği, ürünün sağladığı faydayı kolayca analiz edebiliyorlar. Seçeneklerin çok daha fazla olması da beklentileri hızla yukarı çekmeye devam ediyor.

Yenilikçiliğin teşviki konusunda son dönemde hem devlet tarafında, hem de özel sektörde büyük bir değişim var. Ulaştırma Bakanlığı’nın üçüncü nesil gezgin hizmetler alanında yerli katma değer için şartlar koyması çok önemli bir aşamadır. Ayrıca, telekom işletici firmalarımızın ARGE merkezleri ve şirketleri kurmaları gurur verici bir gelişmedir. Yıllar önce var olan bu sistemin geri dönmüş olmasını başarı ile izliyoruz.

Firmalarımızın neden yenilikçiliğe ve ARGE yöneldiğini düşünürsek ortaya birkaç neden çıkıyor. Birincisi sistem bütünleştirme ile katma değer sağlamak son derece sınırlı. İkincisi sistem bütünleştirme birikimi ile yurt dışına açıklamak oldukça zor. Çünkü her ülkede aynı konuda uzman şirketler bulunabiliyor. Üçüncüsü ise, özgün ürünleri tasarlayan bir şirketin bu sayede bir çok firmaya fırsat yaratması. Sonuç olarak özgün ürünler sadece uluslar arası rekabetçiliği arttırmıyor. Bir çığ gibi bir çok kuruluşa ilave iş imkanı yaratıyor. Ayrıca çok önemle üzerinde durulması gereken bir konuda, müşterilerin ihtiyaçlarının çok daha hızlı ve doğru karşılanması sürecidir. Sadece bütünleştirme yapılıyorsa ve müşteriye sunulan hizmet konusunda bir tasarım değişikliği talebi varsa, ortaya konabilecek tek çözüm değişiklik talebini yurt dışına iletmektir. Elbette bu tip talepler karşısında yurt dışı firmanın yapacağı tek hareket önceliklendirme olacaktır. İşte bu önceliklendirmede sıraya giremezseniz talebinizin uzun zaten yerine getirilemeyeceğini ve müşterinizi kaybetme riski ile karşı karşıya olduğunuzu unutmamalısınız.

Turk-internet.com : Peki sonuca gelelim. Her şey pembe mi yani?

Suat Baysan : Her şey pembe değil. Önemli olan farkındalığın giderek artması. ARGE ve yenilikçiliğe destek giderek artıyor, ancak sürecin çok yavaş işlemesi ve başvuruların çok kapsamlı olması, değerlendirme sürecinin oldukça karmaşık olması sistemi kullanan firmaları sınırlandırıyor. Özellikle KOBİ’ler süreçten ürküyorlar.

Bir diğer konu ise Türkiye’de AR-GE sürecinin yeterince bilinmemesidir. Yenilikçilik ve özgün ürün fikirleri sadece AR-GE bölümlerinde başlamamalıdır. AR-GE için yepyeni bir süreç tarif edilmektedir. Stratejik planlama, iş geliştirme ve pazarlama ARGE sürecinde öncü roller üstlenecek çok önemli fonksiyonlardır. Sisteme bu şekilde yaklaşırsak ortaya çok değerli bir ikili model koyabiliriz.

Her zaman konuşulan “Pazar çeker, teknoloji iter” modeline farklı bir bakış açısı getirmek önemlidir. “Sadece teknoloji itimi olup, pazar çekimi olmazsa”, bu modeli işletmek olanaksızdır. Ya da sadece “pazar çekimi olup da, teknoloji geliştirilemezse” model yine başarılı yürütülemez. Ayrıca, çok önemli bir kavram da “Girdi/çıktı” odaklı AR-GE bölümleridir. “Girdi” odaklı AR-GE bölümleri gelişen teknolojiyi çok iyi takip etmekle birlikte, pazarlama bölümünün talep ettikleri geliştirmeleri zamanında yetiştirmeleri söz konusu değildir. Öte yandan, “Çıktı” odaklı AR-GE bölümleri pazarlama ile çok yakın çalışarak, geliştirme kapasiteleri sayesinde kısa vadede müşteri ihtiyaçlarını süratle karşılayabilmektedir. Ancak, “çıktı” odaklı AR-GE bölümlerinde uzun vadede teknolojiyi takip edememekte ve sonunda ürün geliştirme yetilerini yitirmektedirler.

Bu durumda izlenecek en iyi yol, firmaların ürünlerindeki karmaşıklıkta göz önüne alınarak güçleri dengelemektir. Pazar çekiminin bir geliştirme sürecinde % 50’nin üzerinde olması ve sürecin pazarlama kontrolünde yürütülmesi çok hızlı yeni ürün geliştirilmesi sağlayacaktır. Peki bu durumda teknolojiden kopmamanın yolları neler olabilir? Ortaya konan model iş geliştirme ve pazarlama bölümlerini teknoloji farkındalığı ile birlikte, AR-GE de matrix örgütlenmesi ve üniversite sanayi işbirliğini gerçekleştirmektedir.

Bu süreci dünya haritasına benzetebiliriz. Bütün haritalarda Amerika kıtası solda, Avrupa ve Asya sağdadır, Aynı şekilde bütün sunumlarda AR-GE’yi sola, Pazar ve satışı sağa koyarız. Halbuki, haritada kıtalar yer değişirse dünyanın coğrafyası değişmez. Aynı şekilde ürün geliştirme süreci sunumlarında iş geliştirme, pazarlama ve müşteri yansının sağ tarafında bulunursa ve ARGE solda olursa süreç değişmez, ama anlamı inanılmaz değişir. Aynı kolumuzdaki saatin dönüş istikameti gibi sunumlarda da öncelik sağdan sola doğrudur.

Konuya bu şekilde yaklaşırsak AR-GE projelerinin başlatılmasında önce yeni Müşteri ihtiyacının belirlenmesi yeni ürün mimarisinin tarif edilmesi ve pazar yaklaşımının belirlenmesinin öncelikli olduğudur. Türkiye’de ARGE sürecinde uygulamaya çalıştığımız modelin temel sıkıntı budur.

Mimariyi biraz açalım. Bir ürünle ilgili bütün finansal analizler, Pazar modeli ve ürün ana yapısıdır. Pazar/Ürün birlikteliğinin tanıtıldığı bir sunum sonrasında mimari yapıyı onaylamak, ileride oluşabilecek hatalarda tasarım değişikliklerinin daha kolay çözülebilmesi sağlayacaktır. Bu nedenle elektronik mühendisleri, AR-GE’de mimari kurmayı ve pazarlamacılar da teknolojiyi öğrenmek zorundadırlar.

Turk-internet.com : Eh şimdi gelelim AR-GE Yasası konusuna. Nasıl buldunuz?

Suat Baysan : Ar-Ge Yasası çok çok iyi oldu. Sektör olarak çok memnunuz. Henüz tam olarak uygulamaya geçtiğini söyleyemeyiz ama hızla getirilerinin farkına varmaktayız. Örneğin, yerinde AR-GE henüz tam olarak uygulamaya geçmedi. Teknokentlerde bulunmak avantajlı olarak görülmeye devam ediyor. Genelde, ileri teknoloji ürünlerinin üniversite bünyesinde geliştirilmesinin daha etkin olduğu biliniyor ve tercih ediliyor. Zaman ilerledikçe ve ARGE yaygınlaştıkça değişimi de görmeye başlayacağız.

Bu röportajın devamını Suat Baysan : Çokuluslu Üretici Firmaları Ülkeye Katkı Vermeye Teşvik Etmek Lazım – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Etiketler: Söyleşi - Röportaj
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Çin’deki Bir Üniversitede “Yapay Zekayı Yanıltma” Sınavı Yapıldı
  • 13 Yılda 3 Kurum, Aynı Soru: Türkiye Siber Güvenlikte Gerçekten Daha Güvende mi?
  • İnternet Altyapısı, Sosyal Ağlar ve Oyun Platformları Siber Güvenlik Başkanlığı Denetimine Giriyor
  • Yapay Zeka Halka Arz Patlaması, SBF Döneminden Sonra “Effective Altruism”e İkinci Bir Hayat Verebilir
  • CarbonNature, Yapay Zekâ ve Uydu Verileriyle Doğanın Karbon Değerini Gelire Dönüştürüyor

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.