Türkiye’de bankacılık Alman ekolünü benimsediği için, bankalar değişik sektörlere yatırım yaparlar. Yapı Kredi Bankası da bu anlayışın tipik bir örneği olarak, değişik sektörlerde yatırım yapması ile tanınıyor. Gerçekten de gerek doğrudan yatırım, gerekse kredinin geri dönmemesi sonucu sahip olduklarıyla, Yapı Kredi pek çok sektörde hisse sahibi.
Yapı Kredi, Çukurova Gurubu’nun son dönem yatırım yaptığı teknoloji alanındaki bazı şirketlere, yukarıda belirttiğimiz çerçevede hissedar. Bunlar ISS sektörünün –özellikle dial-up kullanıcı sayısıyla– lideri olan SuperOnline (son dönem ISS sektörü yaşam kavgasında olduğundan artık “liderlik” konuları gündemde değil.), Dijital TV yayıncılığının lideri Digitürk ve muhabbet kart satan Atel.
Yapı Kredi Bankası’nın, Çukurova Grubu’nun düştüğü finansal sorun nedeniyle İtalya ortaklı Koç Grubu’na satılması, beraberinde tüm iştirakleri ile birlikte bu 3 teknoloji şirketinin de geleceğini etkiliyor. İştiraklerin ne olacağı konusu yoğun bir şekilde tartışılıyor.
4054 no’lu Rekabet Kurumu kanununun 7.maddesi çercevesinde bu tür birleşmeler ya da devralmaların Rekabet Kurumu incelemesinden geçirilmesi gerekiyor. Alınan bilgiye göre sadece Yapı Kredi Bankası’nın değil, kontrolü-hissesi olan tüm iştiraklerin de Rekabet Kurumu önüne gelmesi gerekiyor.
Rekabet Kurumu, şirket birleşmeleri ya da devir almalarında, sektörde rekabeti etkileyecek bir yoğunlaşma olup olmayacağını inceliyor. İşte bu nedenle bu 3 şirketin Koç’a devri hakkında Telekomünikasyon Kurumu ve ISS şirketlere ilgili görüşlerini soruyor.
Aldığımız bilgiye göre Rekabet Kurumu sektördeki rakip firmalara “Piyasanın yapısı itibariyle, yoğunlaşma doğuracak bir satın alma / devralma piyasayı nasıl etkiler” ya da “hangi teşebbüsü, hangi tesebbüs devir alırsa ya da birleşirse rekabeti sınırlayıcı ya da engelleyici bir yoğunlaşma olur” türü rutin ve AB’ne uygun sualler soruluyor.

Kaynak : 