Bu söyleşi Türk Geniş Bant İnternet Pazarında 2010 dosyası kapsamında yayınlanmaktadır.
Genişbant pazarının durumunu, sektördeki firmaların sunduğu hizmet ve ürünleri anlattığımız ve sorunları ortaya koymaya çalıştığımız dosyamızın yeni konuğu Millenicom. 10XX olarak kodlanan ve sektörde B lisans hizmeti olarak bilinen 1045 servisini ilk sunan firmanın Pazarlama Müdürü Serdar Tarhan ile konuştuk :
Türk Internet: Merhabalar Serdar Bey. Öncelikle Millenicom’u biraz tanıtır mısınız bize?
Serdar Tarhan: Esasında Millenicom Alman menşeli bir firma. Fakat büyük sermayesi Türk olan bir firma ve en büyük ortaklarından bir tanesi de Çukurova Holding. 2004 senesinde Almanya’da başlattığımız bu yolculuğu Türkiye’de devam ettirmek üzere pazara giriş yaptık. Almanya pazarında esasında bilinen markalara sahibiz. Bunların arasında Alovatan, Mobil GSM gibi Türkiye pazarında aslında yeni olduğunu düşündüğümüz bazı hizmetleri biz uzun süredir Almanya’da veriyoruz.
Bununla beraber Türkiye’de 2004 senesinde Almanya’da elde ettiğimiz tecrübeyi Türk pazarına sunmak için kurulduk ve bu seneler içerisinde esasında yaşadıklarımıza da bakarsanız oldukça başarılıyız. Bunları kısaca da özetlemek gerekirse ilk olarak arama kart pazarında ilk arama kartını çıkartan firmayız. Hemen arkasından yine Almanya’da ve Avrupa’da çok yaygın olarak kullanılan callshopları Türkiye’de ilk olarak uygulayan firmayız.
Bunlardan sonrada esasında doğru çözümlerle beraber yavaş yavaş kurumsal müşterilere gittiğimiz “A tipi” dediğimiz “Millenicom A tipi ses hizmeti” ve “1045” markamızla da Türkiye pazarında call by call denilen esasında arama sırasında operatör seçim hizmetini ilk veren firmayız. Çok yakın tarihlerde de Doping Adls ürünümüzle beraber geniş bant internet erişiminde de çözüm üretmeye başladık. Millenicom’un Türkiye’deki tarihi kısaca bu şekilde.
Türk Internet: Geniş bant pazarında ne gibi ürünler sunuyorsunuz ve fırsatlar sunuyorsunuz acaba?
Serdar Tarhan: Bunu da çok kısa özetlemeye çalışacağım. Özellikle Millenicom ses pazarından, geniş bant internet erişime doğru dönen bir firma. Burada çok önemli bir özelliğimiz olarak şunu söylemeliyim ses networkümüz üzerinde bugüne kadar hiç data taşımadık.
Bugün mevcut olduğumuz durum içerisinde de ses networkümüz apayrı, data networkümüz apayrı. Dolayısıyla sesin kalitesini kötü etkileyecek data, hiçbir zaman ses networkümüze müdahil olmuyor. Data networkümüz üzerinde hiç ses taşımıyoruz. İkisi birbirinden ayrı iki farklı yapının üzerindeyiz ve bununla beraber özellikle YAPA dediğimiz yerel ağın paylaşımı teknolojisine yatırım yapıyoruz.
Dolayısıyla abonelerimize, kullanıcılarımıza Doping kullanıcılarına mümkün olan en yakın noktadır duruyoruz. Bunun bizim için bir anlamı var. Bir sürat anlamına geliyor. ADSL de şuanda 16 Mbps hızları verebiliyoruz, öngörümüz 24 Mbps’ye çıkabilecek kadar bir altyapıya sahibiz. İkincisi de müşteri hizmetlerinde kalite. %100 kontrol edebildiğimiz bir networke sahip olduğumuz için müşteri hizmetlerinde kalitemiz çok ön plana çıkmış durumda. Bu iki nokta bizim için çok ama çok önemli noktalar.
Pazarın gidişatını nasıl görüyoruz derseniz esasında olması gereken şeylerden bir tanesi ADSL bağlantı hızlarının artması gerekliliği. Biz de bu bağlamda 16 Mbps’yi pazara sunarak, şu anda bunun öncüsü olma yolunda hızla ilerliyoruz. Bununla beraber esasında ADSL ile beraber ses dediğimiz hizmetin de yani bu ikili oyun denilen ADSL ile beraber ses hizmetini de şu anda abonelerimize biz vermekteyiz ki bu da bizim pazarda açıkçası farklılaşacağımız noktalardan bir tanesi.
Gidişat esasında baktığınız zaman üçlü oyuna ve dörtlü oyuna doğru hatta GSM networklerinin de bu ürünlerle beraber tek bir kaynaktan kullanıcıya ve tüketiciye sunuluyor olması yolunda hızla bir ilerleyiş var. Türkiye bu açıdan baktığınız zaman pazarda açıkçası dünyadaki genel trendin biraz gerisinde bunda en önemli noktalardan bir tanesi belki rekabet. Yalın ADSL’in henüz piyasaya çıkmamış olması ve gerçek anlamda rekabetin %100 pazarın bu tarafında sağlanamamış olması. Ama gelişmeler de açıkçası olumlu yönde ilerlediğini gösteriyor.
Türk Internet: Özellikle Doping ADSL yeni bir ürün pazarda. 2009 da nasıl bir yol kat ettiniz ve 2010 için beklentileriniz nelerdir? Ne gibi yatırımlar yapıyorsunuz şuanda biraz açıklayabilir misiniz?
Serdar Tarhan: Esasında Doping’in ortaya çıkma süreci biraz uzun. İlk başta testlerle beraber YAPA dediğimiz yerel ağın paylaşımında kendi santrallerimizle beraber hizmeti nasıl verebileceğimizi uzun süre test ettik. Sonradan hizmetimizin artık pişti dediğimiz noktada da bunu servis etmeye başladık. İlk servisimiz de açıkçası nispeten biraz yavaştı. Çünkü müşteri hizmetlerini de aynı şekilde rakiplerden farklılaştırmak için o tarafa da büyük bir yatırım yapmıştık. O yatırımı da beklediğimiz için çıkışımız biraz yavaş olarak seyretti.
Ama ardından özellikle 2010’un başından itibaren Doping tarafı, hem satış hem de kullanıcıların müşteri memnuniyeti adına büyük bir ivme kazandı. Şu anda aylık yaklaşık 10.000’ler civarında satış rakamlarını hedefliyoruz ve yılsonuna kadar da 100.000 civarında yeni Doping ADSL abonesi alacağız.
Baktığınız zaman aslında Doping’teki teklifimiz insanların ilgisini çekti diyebiliriz. Aynı fiyata iki kat hızı sunduk ve buna ihtiyacı olan çok kullanıcı olduğunu fark ettik. Hızlı olmaya ihtiyacı olan ve bununla beraber de özellikle ekonomiyi düşünen kullanıcılar için de şu anda piyasadaki en ama en ekonomik internet paketini sunmuş durumdayız. O da 12 ay ayda sadece 9,90 TL ödediğiniz bir internet paketimiz var. Bu açıdan baktığımız zaman biz Doping markasıyla bir hızlıları hedefliyoruz, iki ekonomiyle esasında herkesin evinde internet olmasını hedefliyoruz.
Bu söyleşinin devamını Tarhan : 2009’da ADSL Pazarında Öngörümüzün Altında Bir Yavaşlama Oldu – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 