Bu yazının önceki bölümü için Tarımda Bilişim Ne Durumda? başlığı altına bakınız.
Tarımsal Bilgi, Tarımsal İletişim ve Yapılanlar:
Bilginin kullanımında yetkinlik gelecek yıllarda ülkelerin sınıflamasında esas olacak, sayısal bölünme gelecekte karşılaşacağımız bir durum. Bilginin kullanımında yetkin bir ülkeler arasında olmamız gerek. Bu bağlamda tarımsal bilgi nedir onu belirleyelim, böylece bu bilgilerin sayısal ortamlarda derlenmesi, işlenmesi, degerlendirilmesi, paylaşılmasi boyutlarıyla bilişime bağlantısını, yani Tarımsal Bilişimi, daha kolay göreceğiz.
Tarımsal Bilgi :
- Teknik tarım bilgileri (bitki, hayvan yetiştirme, çiftçi bilgileri, arazi bilgileri, toprak ıslahı, ormancılık, makine kulanımı v.b. bilgiler)
- Politikalar, uygulama kararları,
- Girdi ve ürün piyasaları, fiatları,
- Yasal düzenlemeler,
- Diğer
Özellikle tarımsal teknik bilgilerin kapsamının genişliği, bilişim araçlarını kullanmadan bu bilgilerin derlenmesi ve her boyutuyla değerlendirilmesinin olanaksızlığını ortaya koymaktadır.
Türkiye’de tarımın durumuna genel bir bakış :
Üretimin %15, istihdamın %39’u tarımda. Toplam 4 milyon cıvarında tarım işletmemiz var ve %22’si 50 dekardan küçük. Miras hukuku nedeniyle işletmeler küçülmektedir.
Tarımsal üretimimizin %25-30’u hayvansal, %70-75’i bitkisel esaslıdır. Ekili, dikili arazinin önemli bir kısmı tahıl ve baklagil üretimine ayrılmıştır; endüstri bitkileri, yağlı tohum, yumrulu bitgilerin üretim alanları yaklaşık 3,5 milyon hektardır.
Toplam ekili, dikili alanımız 28milyon hektardır. Sulu tarım yapabildiğimiz toplam alanımız ise yalnızca 4,5 milyon hektardır ve Akdeniz, Ege bölgesinde yoğunlaşmıştır.
Genetik yapısı güçlendirilmiş, geliştirilmiş tohumlar :
Biyoteknoloji ürünü olarak, pamuk, mısır, kolza ve soyada çarpıcı olarak kendini gösteren yeni çeşitlerin (transgenik) dünyada ekim alanları son 6 yılda sıfırdan 50milyon hektara ulaşmıştır. 2010’lu yıllarda bu tür tohumların, 25milyar US$ olacak tohumculuk piyasasının 2/3’ünü oluşturacağı öne sürülmektedir.
Biyoinformatik”‘in “Biyoteknoloji” ‘nin bir alt bilim dalı ve laboratuar aracı olduğu, her iki kavram (özür dilerim, Türkçe değil bu kavramlar biliyorum. Kendimce Türkçe’lerini de bu yazıda öneremeyeceğim) ve ülkemizin biyoinformatik alanında insan yatırımı olmadığı açıklandı. Çok basite indirgeyerek söylersem, biyoinformatik, genom projeleri ve benzeri konularda biyoteknolojinin verilerini toplama, derleme, inceleme ve yorumlama bilimi olarak bioyongalar (biochip), mini algılayıcılar (microsensor), gen sağaltımı, genetik kod, DNA , RNA,…. gibi kavramlarla çalışır.
Genetik yapısı güçlendirilmiş ya da geliştirilmiş tohumlarla (GMO) ulaşılmak istenen, basit şekilde söylenirse, zararlılara (ot, böcek), bitki hastalıklarına (tarımsal ilaç kullanımını azaltan), kurağa, soğuğa karşı dayanıklı, yem ve gıda kalitesini yükseltecek özellikleri arttırılmış, endüstriyel kullanıma uygunlaştırılmış tohum elde ederek tarımsal üretimde toplam girdiyi azaltmak, üretim ve işleme kayıplarını indirgemek, endüstriyel üretime uygun, beslenme elementleri açısından zenginleştirilmiş ürünler elde etmektir. Bazı ürünlerde bu kazanımların bir veya birkaçı hedeflenmiş olabilir.
Bu ürünlerin tohumluklarının eldesinden, üretilmesi, ürün taşımasına, yem endüstrisinden tüketici mutfağına kadar varan geniş bir yelpazede bilinen geleneksel ürünlerle karışık kullanılması gibi bir olayla karşı karşıyayız.Dolayısı ile tüketicinin yalın veya karışık gıda maddelerine tepkisinde ahlak ve görgü (etik) kavramını öne çıkarmaktadır. Bu boyutta ise olaya “biyogüvenlik” açısından yaklaşmak gerekmektedir.
Ülkemizde bu tür tohum ve ürünler kullanılacaksa, bu konuda ilgili bütün kesimlerin bilgilendirilmesi gerekiyor. Bu boyutuyla da bilişim olanakları öne çıkıyor. Bu tür ürünlerin kullanımının dünyada yaygınlaştığı ve uluslararası ticaretin boyutlarının vardığı noktaları da dikkate alırsak önümüze zor bir soru çıkıyor(benim yorumumdur).
Bu yazının bir sonraki bölümü için Tarımsal Bilişimde Neler Yapılabilir? başlığı altına bakınız.



Kaynak : 