Kamu yararına çalışan ve bilişim alanındaki en eski sivil toplum örgütü olan Türkiye Bilişim Derneği (TBD), bilişim sektörünün beklentilerini, siyasi parti temsilcileriyle paylaşmak üzere hazırladığı raporu, 17 Şubat 2015’te Genel Merkez’de yaptığı basın toplantısında açıkladı. TBD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Tabak ve Yönetim Kurulu üyelerinin hazır bulunduğu basın toplantısına CHP Genel Başkan Başdanışmanı, İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, HDP Genel Sekreteri Alp Altınörs, e-Parti Genel Başkanı Emrehan Halıcı ve DSP Siyasi Partilerden Sorumlu Başkanı Uğur Güler ve gazeteciler katıldı.
TBD, 48 başlıkta topladığı bilişim sektörünün beklentileri raporuyla, siyasi iradeyi kullanan ve tüm siyasi partiler ile bilişim sektörüyle ilgili politika belirleyen karar alıcılara destekleyici ve yol gösterici olmayı amaçladığını açıkladı. Haziran 2015 seçimleri öncesi TBD, hazırladığı raporla bilişim sektörünün beklentilerini sıralayarak, siyasi partilerin seçim bildirgelerinde sektöre ilişkin bazı önerilerin yer almasını hedefliyor.
Raporda geleceğe dair yapılan her türlü öngörü ve çalışmada, mevcut durumdaki BT kullanım kapsamını önemli şekilde değiştirmediği sürece, Türkiye’nin BT alanında sadece bir tüketici ülke olarak yer almaya devam edeceği öngörülüyor. Bu nedenle BT sektörünün yalnız ekonomik kalkınmanın değil, sosyal kalkınmanın da motoru olduğunun kabul edilmesi isteniyor.
Türkiye’nin bilişim toplumuna dönüşebilmesi, toplumun geniş kesimlerinin BT sektöründeki ürün ve hizmetlerden eşit biçimde yararlanmasıyla mümkün ise, bunun en önemli koşulunun ise, devlet eliyle gerçekleştirilen işlemlerde BT araçlarının yaygın ve elverişli bir şekilde kullanılması olduğunu belirten TBD, “Bilişim Toplumu”na dönüşümde alacak çok yolumuzun, yapılacak çok çalışmanın olduğunu belirtiyor.
TBD yöneticileri, ülkemizin bilgisayar okur-yazarlığını artırmak için çok hızlı hareket etmesi gerektiğine işaret ederken, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki okuma-yazma seferberliği benzeri bir bilgisayar okur-yazarlığı seferberliği başlatılarak toplumumuzun büyük kesiminin bu teknolojileri kullanabilir hale getirilmesi “Bilişim Toplumu” yolunda atılacak en önemli adımlardan biri olacağını belirtiyor. Raporda şunlar belirtiliyor;
Bu rapor, bilişim sektörünün beklentilerini değerlendirmek üzere, kamu yararına çalışan ve bilişim alanındaki en eski sivil toplum örgütü olan Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından hazırlandı. TBD’nin 2014 Değerlendirme Raporu’nu temel alan bu özet raporun amacı, siyasi iradeyi kullanan, bilişim sektörüyle ilgili politika belirleyen karar alıcılara destekleyici ve yol gösterici olmaktır. Burada sıralanan önerilere verilen sıra numaraları öncelik sırasını ifade etmemekte olup tüm öneriler eşit önemde değerlendirilmiştir.
Dünyada büyümeye devam eden bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) sektörü, 2014 yılında 5 trilyon ABD Doları seviyesine ulaşmıştır. Türkiye BİT pazarıysa, 1.2 trilyon ABD Doları büyüklüğündeki Avrupa BİT pazarının yüzde 2’si, 4.1 trilyon ABD Dolarlık küresel pazarın da yüzde 0,75’i oranında pay almaktadır. Küresel Bilişim Teknolojileri (BT) pazarının yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan bilişim hizmetleri ve yazılım sektörlerinin toplamı Türkiye’de dörtte bir oranına bile ulaşamamaktadır.
Kamu Bilgi ve İletişim Teknolojileri Yatırımları Araştırması’na göre, Türkiye’de BİT yatırımlarına 2014 yılında 263 proje için 3 milyar 684 milyon TL ödenek tahsis edilmiştir. BİT yatırımlarının sektörler arası dağılımına bakıldığında, Milli Eğitim Bakanlığı (FATİH Projesi) ve üniversitelere ait yatırımların bulunduğu eğitim sektörü yaklaşık yüzde 44’lük bir payla birinci sırada yer almış, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi önemli e-devlet projeleri yürüten kurumlara ait projelerin yer aldığı diğer kamu hizmetleri sektörü ise yaklaşık yüzde 37’lik bir oranla eğitim sektörünü takip etmiştir. 2014 yılında bilişimin farklı alanlarına yapılan yatırımlar ve kamu harcamalarının istikrarlı bir yapıda devam etmesiyle büyümeye devam ettiği söylenebilir.
2015 yılı sonuna kadar yıllık internet trafiğinde yüzde 92’lik artış öngörülmektedir. Bu artışı tetikleyen iki unsurun tabletler ve akıllı telefonlar gibi mobil cihazların kullanımı ile mobil video içeriği tüketimindeki yaygınlaşma olacağı tahmin edilmektedir. Küresel olarak 2015 itibariyle mobil ağlara kişisel cihazlarla 5,6 milyar bağlantı ve cihazlar arası (Wi-Fi hariç) 1,5 milyar bağlantı olacağı varsayılmaktadır.
Giderek büyüyen BT pazarı sürekli yeni insan kaynağına gereksinim duymaktadır. Ancak sektörü besleyecek olan arz karşılanamadığı için kariyer fırsatları değerlendirilememektedir. Talep açısından bakıldığında da son yılların en önemli yatırım atılımı olacağı düşünülen ve Gebze’de kurulacağı açıklanan Türkiye Bilişim Vadisi’nde 2015 yılı içinde altyapı çalışmalarının süreceği ve Vadi işler hale geldiğinde ise kimi kaynaklara göre 50 bin, kimi kaynaklara göre ise 150 bin Ar-Ge ve bilişim çalışanını barındıracağı söylenmektedir.
Korsan yazılım kullanımında yüzde 10’luk bir düşüşle yüzde 52 düzeyine inilmesinin Türkiye Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’na (GSYİH) etkisinin 839 milyon dolar olacağı hesaplanmaktadır. Ancak kurumsal yazılımların çoğunluğunun ithal olması nedeniyle toplam sahip olma maliyetinin hala yüksek olduğu ve yazılım sektörünün itici gücü olan özgür yazılım kullanımının artmasının olumlu etkilerinin olacağı kesindir.
2014’te Türkiye’de ve dünyada en çok nesnelerin interneti (M2M), endüstriyel internet, büyük veri, akıllı şehirler, bulut bilişim, robotik teknolojiler, biyoteknoloji, giyilebilir teknolojiler, Bitcoin, Android uygulamaları, mobil bankacılık ve 3D yazıcılar konuşulmuştur.
Ekonomik büyüklük olarak dünyanın 19. ekonomisi olan ülkemizin hem nüfusunun hem de ekonomisinin dünya genelindeki payı yüzde 1’in üzerinde olmasına karşın küresel BİT pazarından aldığı payın yüzde 0,75’te kalıyor olması düşündürücüdür.
Geleceğe dair yapılan her türlü öngörü ve çalışmada, mevcut durumdaki BT kullanım kapsamını önemli şekilde değiştirmediği sürece, Türkiye’nin BT alanında sadece bir tüketici ülke olarak yer almaya devam edeceği öngörülmektedir. Bu nedenle BT sektörünün yalnız ekonomik kalkınmanın değil, sosyal kalkınmanın da motoru olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
Bugün bireyin sosyo-ekonomik özelliklerine ilişkin değişkenler itibarıyla farklılık gösteren sayısal bölünme ya da sayısal uçurum BT kullanımının önündeki yapısal engellerin en belirgin sonucudur.
Türkiye’nin bilişim toplumuna dönüşebilmesi, ancak ve ancak, toplumun geniş kesimlerinin BT sektöründeki ürün ve hizmetlerden eşit biçimde yararlanmasıyla mümkündür. Bunun en önemli koşulu ise, devlet eliyle gerçekleştirilen işlemlerde BT araçlarının yaygın ve elverişli bir şekilde kullanılmasıdır.
TBD yaptığı basın toplantısında Türkiye’de 2020’ye kadar bilişimde neler hedeflenmesi gerektiğini şöyle sıraladı:
-
1. Yerli yazılım sanayi kalkınma için kritik alan olarak ilan edilmelidir
- Doğru frekans bandları her operatör için optimum büyüklükte olacak şekilde boşaltılmış olmalıdır.
- Yüklü transmisyon ihtiyacını sağlamada kritik olan fibere erişimin ve uçtan uca fiber yatırımının önünün açılmasına yönelik çalışmalar hızlandırılmalıdır.
- Tüketicinin 4G’ye erişimi için LTE (Long Term Evolution – Uzun Vadeli Evrim) uyumlu akıllı telefonların yaygınlaşması teşvik edilmelidir.
- Baz istasyonlarına ilişkin bugün yaşanan sıkıntılar ve belirsizlikler çözülmelidir:
- Düzenleyici Boşluk ve İmar Ruhsatı: Anayasa Mahkemesi 406 Sayılı Kanunun Ek 35’nci maddesini iptali sonrasında ortaya çıkan baz istasyonlarının kurulum ve işletimine ilişkin sorunlar devam etmekte olup, imar kanunu gereği baz istasyonları için imar ruhsatı şartı getirilmiştir. Ancak, gerek belediyelerin yaptırımları ve gerekse hukuksal süreçlerin devamlılığı nedeniyle, yaşanan mevcut problemlerin sonlanabilmesi için gerekli kanun ve/veya düzenlemeler yapılmalıdır;
- Telsiz kullanım ücretleri: Mevcut düzenlemenin değiştirilerek ve uluslararasıkriterler göz önünde bulundurularak telsiz kullanım ücretlerinin abone sayılarına göre düzenlenmesi sağlanmalıdır.
Yerli yazılım çözümlerinin kamu ihalelerinde yabancı yazılımlarda olduğu gibi ürün olarak kabul edilmesi sağlanmalıdır.
Her ne kadar Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuatta yerli ürünlere bir avantaj tanınmış olsa da kamu kurumlarının yazılım alımında uygulanmadığı görülmektedir. Yerli çözümlere avantaj sağlayan ve rekabeti engellemeyen kurallar uygulanmalıdır.
2. Kamu ihale mevzuatında iyileştirmeler yapılmalıdır
Kamu ihaleleri mevzuatının, bilişim teknolojileri, sabit telefon, yazılım, internet ürün ve hizmetlerine yönelik devlet alımları için uygun olmadığı yönündeki gerek sivil toplum örgütleri, gerek (kimi) idareler ve gerekse çeşitli sektör şirketlerinin eleştiri ve itirazlarının sonuca kavuşmasına yönelik önlemler yaşama geçirilmelidir.
Kamu kurum ve kuruluşları öncelikli olarak yerli yazılım çözümlerini kullanmalıdır. Kamu İhale Kanunu’nda buna ilişkin özel düzenleme yapılmalıdır.
3. Devlet eliyle oluşturulan haksız rekabete son verilmelidir
Devlet kurumları (TÜRKSAT ve TÜBİTAK gibi) ve özel sektör şirketleri arasındaki haksız rekabet engellenmelidir. Özellikle harcama denetimden uzak bir yapıda olan TÜRKSAT’ın temel amaç ve görevleri dışındaki işleri yüklenici olarak devlet kurumlarından ihalesiz almasına son verilmeli ve şeffaf bir yapıda denetlenmesi sağlanmalıdır. Benzer şekilde TÜBİTAK’ın devlet kaynakları ile özel sektöre karşı haksız rekabete girmesi engellenmelidir. TÜRKSAT ve TÜBİTAK eliyle uygulanan devlet tekeli kaldırılmalı, alımlarda tam rekabet koşulları uygulanmalıdır.
4. Yazılım ihracatçısı, teşvik ve desteklerden yararlandırılmalıdır
Ülkemizde dış ticaret mevzuatında yazılımın, ürün ve hizmet kalemi nitelendirmelerinde sorunlar bulunmaktadır. İhracat sırasında denetlenebilir altyapıların olmamasından dolayı yazılım ihracatçısı diğer sektörlerden daha fazla katma değer oluşturmasına karşın destek ve teşviklerden yararlanamamaktadır. Yasal düzenlemelerle bu durum ortadan kaldırılmalı ve yazılım ihracatının desteklenmesi sağlanmalıdır.
5. Vergilendirme mevzuatı yerli bilişim endüstrisini korumalı ve özellikle yerli yazılım endüstrisinin gelişmesine katkı sağlayacak yabancı yatırımların da önünü açacak düzenlemeler yapılmalıdır
Stratejik önemi olan bilişim alanındaki vergiler, yalnız BT sektörünün büyümesini engellemeyip bilişim toplumuna giden yolda Türkiye’yi yavaşlatmaya devam etmektedir. Gerek Hükümet Programı, gerek Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) stratejik planlarında belirtilmiş genişbant kullanımının yaygınlaşması ve vatandaşlara ulaşımının sağlanması çalışmalarının başarılı olabilmesi için sabit genişbant internette olduğu gibi mobil genişbant internet için abonelerden alınan ilk tesis vergilerinin ve BTK tarafından uygulanan ruhsatname ücretlerinin kaldırılması gerekmektedir. Yerli sermayenin güçlenmesini engelleyebilecek vergi uygulamaları yerli yatırımcıları yabancı şirketler karşısında zayıf duruma düşürerek, bu şirketlerimizin küresel oyuncular tarafından kolaylıkla devralınmasının önü açılmaktadır. Ayrıca belediyeler kanununda yer alan ve maliyetleri artıran haberleşme vergisinin kaldırılması sektörün gelişimi için gereklidir.
Halen veri paketleri ve veri kullanımı için alınan yüzde 5 oranındaki Özel İletişim Vergi’sinden elde edilen gelirin, bu verginin sıfırlanması sonucu kullanımdaki artış ile elde edilecek gelirden oldukça düşük olduğu düşünülmektedir.
6. “Açık Kaynak Kod”lu yazılımların kullanımını yaygınlaştırıcı mevzuat geliştirilmelidir
Açık kaynak kodla yapılan çözümlerin yalnız üniversitelerde AR-GE amaçlı işler için değil artık birçok ülkenin stratejik kamu kurumlarındaki uygulamalarda bile kullanıldığı bilinmektedir. Toplam sahip olma maliyeti de gözönüne alındığında Türkiye’deki kamu kurumları için açık kaynak kodlu yazılımların uygun olduğu görülmektedir. Ancak ekosistemin oluşabilmesi ve sürdürülebilirlik gerektiren kurumsal desteği, sağlayacak özel sektör firmalarının, standartlar düzeyinde yapılandırma yönetimi, test ve belgeleme yapmalarını sağlayacak yapıları oluşturmaları için KOSGEB başta olmak üzere konuya özel desteklerin verilmesi yaygınlaşmanın önündeki önemli sorunları çözecektir.
7. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin mevzuat, AB ülkeleri düzeyine çıkartılmalıdır
Patent ve fikri mülkiyet haklarının tanımı, uygulaması ve adil kararlara bağlanması yönünde ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Mevzuatta bilişim ürün ya da hizmetlerinin anlamlı biçimde lisanslanmasına olanak verecek iyileştirmeler yapılmalıdır.
8. Kişisel verilerin korunması sağlanmalıdır
Türkiye’de ilk çalışmaları 1995’te Adalet Bakanlığı bünyesindeki bir komisyon tarafından yapılan ve 2008 yılından beri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kanunlaşmayı bekleyen Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı, Ocak 2015’te TBMM’de tartışmaya açıldı.
Türkiye’nin Avrupa Birliği nezdinde kişisel veriler konusunda “güvenli olmayan üçüncü ülke” statüsünde bulunması Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un çıkarılmasını daha da önemli hale getirmektedir.
Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında tasarının kanunlaşmasıyla “belirli veya kimliği belirlenebilir bir kişiye ilişkin bütün bilgiler”, kişisel veri sayılacaktır. Kişisel verilerin “toplanması, elde edilmesi, kaydedilmesi, düzenlenmesi, depolanması, uyarlanması veya değiştirilmesi, değerlendirilmesi, kullanılması, açıklanması, aktarılması veya elde edilebilir olması, ayrılması veya birleştirilmesi, dondurulması, silinmesi veya yok edilmesi” gibi işlemlerden herhangi biri kişisel verilerin işlenmesi anlamına gelecektir.
9. 5651 sayılı Yasa’da yasaklayıcı değil, geliştirici yeni düzenlemeler yapılmalıdır
“İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” geçtiğimiz dönem içinde birçok kez ele alınmış, ancak yine tüm tarafların kabul edebileceği bir düzenleme şeklinde dönüştürülememiştir. Sözkonusu Yasa ve bağlı mevzuat, bağımsız mahkemelerin işlevlerini re’sen yapan kurumlar oluşturulmadan ve uygulama sürecinde görülen aksaklıklar da değerlendirilerek STK’larla birlikte tekrar düzenlenmelidir.
10. “Bilişim Suçları Yasası” çıkartılmalıdır
Uygulamada yetersiz olan mevzuat geliştirilerek başlıbaşına bir “Bilişim Suçları Yasası” çıkartılmalı, bilişim suçları ile mücadelede daha etkin olunması için yeni stratejiler ve kurumlar oluşturulmalıdır. Kamu ve özellikle banka ve finans kuruluşları olmak üzere özel sektörde farkındalıkların geliştirilmesi ile gerekli yatırımların yapılarak tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.
11. Elektronik haberleşme, bilgi ve iletişim teknolojileri yasaları AB’ye uyumlaştırılmalıdır
Elektronik haberleşme, bilgi ve iletişim teknolojileri yasaları, özellikle yetkilendirme rejimi, karşılıklı bağlanabilirlik, piyasaya giriş, perakende fiyatlar, spektrum yönetimi alanlarında AB’ye uyumlaştırılmalı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile BTK arasındaki görev bölümü açıklığa kavuşturulmalıdır.
Elektronik iletişim alanında edinilen bilgilerin uygulanmasına ve ulusal yasal çerçeveye uyarlanmasına devam edilmelidir. Pazarın tamamen serbestleşmesi için hazırlık yapılmalıdır. Mevcut AB düzenlemeleriyle uyumlu yeni Elektronik İletişim Yasası kabul edilmelidir.
Yeni hizmet verilmesini zorlaştıran yetkilendirme rejimi AB mevzuatı ile uyumlu hale getirilmeli, kısıtlar kaldırılmalı, basit hale getirilip yenilikçiliği teşvik edecek yapıda olmalıdır.
12. Bilişim Bakanlığı kurulmalıdır
Türkiye Büyük Millet Meclisi İnternet ve Bilişim Araştırma Komisyonu’nun açıkladığı “siber güvenlik” taslak raporunda da kurulması önerilen “Ulusal Siber Güvenlik Koordinasyon Kurulu” ve “Ulusal Bilgisayar Olaylarına Müdahale Organizasyonu” oluşturulurken “Bilişim Bakanlığı” ve “Ulusal İnternet Ağı İzleme Sistemi” kurulmamıştır. Sektör olarak Bilişim Bakanlığı’nın kurulmasını beklemekteyiz.
13. TBMM Bilişim Komisyonu kurulmalıdır
2002 ve 2004 yıllarında yapılan Türkiye Bilişim Şûrası’nda alınan tavsiye kararları da dikkate alınarak TBMM Bilişim Komisyonu kurulmalıdır.
14. Türkiye 3. Bilişim Şûrası toplanmalıdır
15. TBMM’deki komisyonlarda STK’lara yer verilmelidir
Yapılacak iç tüzük değişikliği ile TBMM’deki komisyonlarda STK’ların temsiline de olanak sağlanmalıdır.
16. Siber Güvenlik Kurulu’nun hazırladığı Strateji ve Eylem Planı güncellenmelidir
Siber Güvenlik Kurulu’nun hazırladığı Strateji ve Eylem Planı, tüm paydaşların görüşüyle güncellenmelidir.
17. Ulusal Genişbant Ağı Stratejisi hazırlanmalıdır
Kalkınma Bakanlığı’nın Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı Taslak Raporu’nda belirtildiği üzere; uyumlu ulusal genişbant stratejisi hazırlanması kararı çok önemli bir adımdır. Gelişme ve rekabet gücünün artması için ulusal çapta Yeni Nesil Şebeke Kurulumu ve şebekeye erişimi mutlaka sağlanmalıdır. Sabit altyapı konusunda, ülke düzeyinde ele alınacak ulusal bir politikaya, gerekli olduğu yerlerde bir rekabet içerisinde, gerekli görülen yerlerde birlikte yatırım, kamu-özel ortaklığı vb gibi girişimlere destek verilmelidir. Yenilikçilik ve sayısal dönüşüm gibi söylemlerin anlamını yitirmemesi için dünyada uygulanan modellerin incelenerek, öncü ülkelerin geliştirdikleri modellerden dersler çıkarılmalı ve ulusal genişbant hükümet tarafından öncelikli bir politika olarak bütüncül bir çerçevede ele alınmalıdır.
18. Bilişim sektörü, “ulusal stratejik sektör” ilan edilmelidir
19. Fiber altyapı konusundaki mevcut problemler çözülmelidir
Tam IP bir ağ topolojisine sahip olacak 4N’de (4G) yüklü transmisyon ihtiyacını sağlamada kritik olan fibere erişim, mutlak surette bütün operatörler için sağlanmalıdır. Bu kapsamda, 4N’de yüksek veri talebi, kullanıcı alışkanlıklarının artış hızı sebebi ile artan veri trafiği ve kapasitesi ile varolan mobil altyapı düşünüldüğünde fibere olan gereksinim fazlası ile artacaktır. Dolayısıyla fiber altyapıyı artırmaya ve geliştirmeye olanak sağlayacak düzenlemeler gözden geçirilmelidir.
Yatırım yapmak isteyen işletmecilerin önünü açmak da ülkemizdeki fiber ağın gelişimine katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla, Geçiş Hakları Yönetmeliği’nin usul ve esaslarına ğöre operatörleri tesis paylaşımına zorlayan yaklaşım değiştirilmelidir. Bu noktada yatırım yapmak isteyen operatör ancak tesis paylaşımı kendisi açısından ekonomik ve kabul edilebilir ise kendi özgür iradesi ile paylaşıma gidip gitmeyeceğine karar verebilmelidir. Bu noktada,“herhangi bir operatör ekonomik açıdan uygun bulmadığı takdirde sunulan teklifi reddetmekte serbesttir” veya benzeri bir hüküm düzenleyici çerçevede mutlaka yer almalıdır.Hem Sanal Ayrıştırılmış Yerel Erişimi (SAYE) hem de fiziksel erişim (aydınlatılmamış (dark) fiber) önünde engel teşkil eden ve rekabet etmeyi zorlaştıran Kısmi Muafiyet kaldırılmalıdır.
20. Kablo TV şebekesi yeni girişimcilere açılmalıdır
Kablo TV şebekesinin 10.02.2005 tarih ve 05-10/81-30 sayılı Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda alternatif internet servis sağlayıcıların erişimine açılması ya da özel sektöre devredilmesi konusu gündeme alınmalıdır.
21. Türkiye, 4G teknolojisine mevzuat yönünden hazırlanmalıdır
4G sürecinden önce aşağıdaki sıkıntıların çözülmesi gerekmektedir:
22. TÜBİTAK Ar-Ge desteklerinde bilişim projelerine daha çok pay ayrılmalıdır
TÜBİTAK’ın Ar-Ge desteği sağladığı projelerde kendi enstitülerini desteklemesi eğilimi sürmektedir. Ayrıca, üniversite ve sanayi tarafından üretilen projelere TÜBİTAK desteği sağlamada sorunlar yaşanmaktadır. Araştırma projelerinden daha çok geliştirme projelerine destek verilmektedir. Başvuru süreçleri basitleştirilmeli, ödeme süreçleri ise yeniden değerlendirilmelidir.
23. Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi şirketler desteklenmelidir
Evrensel hizmet, Ar-Ge fonlarını kullanarak; ticarileşen Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi şirketleri destekleyecek fonlar, sektöre kullandırılmalı ve girişimcilik desteklenmelidir.
“Yenilikçi Şirket Sertifika”ları çıkarılmalı, bunun yıllık ölçümü yapılmalı ve bu şirketlere çalışmalarında mali ve bürokratik kolaylıklar getirilmelidir.
24. Teknoloji ve kuluçka merkezleri geliştirilmeli, yenilikçilik ve Ar–Ge çalışmaları desteklenmelidir
Türkiye’de yerli BT’nin geliştirilmesi, ithal teknolojiler üzerinde yerli katma değer yaratabilmek ve BT’nin önemli bir ihracat kalemi haline gelebilmesini sağlamak için teknoloji ve kuluçka merkezlerinin geliştirilmesi, yenilikçilik ve Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi, patent sahibi olma ve marka geliştirmenin teşvik edilmesi sağlanmalıdır. Türkiye’de, Ar-Ge ve inovasyon esaslı üretim kültürü oluşturmalıdır.
BT ve iletişim sektörü ülkelerin ekonomilerinde yüksek katma değerli ürün, süreç ve hizmet üretimi için önem teşkil etmektedir. Ülkelerin BT sektörünün gelişmesi için ayırdığı kaynaklar sosyal ve iktisadi yapıyı güçlendirmekte ve güçlü ekonomi olarak geri dönmektedir. Güçlü bir sosyal ve iktisadi yapıyı hedefleyen ülkemizin kısa ve orta vadeli hedeflerine ulaşabilmesi için BT sektörüne sağlanan teşvik ve desteklerin devam etmesi ve etkin biçimde duyurulması gerekmektedir.
25. Türkiye’nin tamamı, “genel teknoloji geliştirme bölgesi” ilan edilmelidir
Teknoparklar özel / uzmanlık teknoparkları olarak sınıflandırılmalıdır. Türkiye’nin tamamı genel teknoloji geliştirme bölgesi olarak ilan edilmeli ve teşvikler bu statüye göre verilmelidir.
26. E-devlet proje ve uygulamaları bütünsel bir yaklaşımla ele alınmalıdır
e-devlet proje ve uygulamaları bütünsel bir yaklaşımla ele alınıp kamuya ait BT yatırım projeleri kurumlar arası koordinasyon ve güvenli elektronik ortamlarda bilgi paylaşımını temel alan bir anlayışla sanallaştırma, bulut bilişim, yeşil bilişim ve mobil uygulama eğilimleri dikkate alınarak yürütülmelidir.
27. E-devlet çalışmaları kapsamında, “Tek Nokta Hizmet Durakları” oluşturulmalıdır
Türkiye’de halen hanelerin yüzde 39’unda internet erişimi bulunmuyor. İnternet erişimi olmayan hane halkına ya da erişim olanağı olduğu halde bilgi işleme araçlarını (bilgisayar, tablet, akıllı telefon vb) kullanma deneyim ve bilgisi kısıtlı olan vatandaşların e-devlet uygulamalarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla “Tek Nokta Hizmet Durakları” uygulanabilir. Bu amaçla kamu kurumları ile yerel yönetimlerin birlikte çalışabilirliği ve vatandaşa hizmet sunumları sağlanmalıdır.
28. On sekiz yaşını dolduran her vatandaşa ücretsiz, nitelikli “Elektronik İmza” verilmelidir.
18 yaşını dolduran her vatandaşa en az beş yıl süreyle ücretsiz olarak elektronik imza verilmelidir. Böylece e-devlet kapısı üzerinden yapılan bütün hizmetlere kolaylıkla erişim sağlanmış olacaktır.
29. Okullarda güncel teknoloji ve altyapı sağlanmalıdır
Sayısal ve yeni medya okur-yazarlığının yanı sıra e-becerileri geliştirmeye yönelik araştırma projeleri ve eğitimler Avrupa’da yaygın olarak yürütülmektedir. Avrupa Sayısal Gündem raporlarına göre eğitimde BİT’e yönelik ulusal politikalar tüm Avrupa ülkelerinde bulunmakta ve genellikle tam öğrenme sürecini kapsamaktadır. Sayısal ve medya okur-yazarlığı da dahil olmak üzere, yalnızca yüksek düzeyde BİT becerilerinin geliştirilmesi yoluyla BİT’in sosyal ve ekonomik potansiyelini en üst düzeye çıkarılması amaçlanmaktadır.
Ülke stratejisi olarak Avrupa’da olduğu gibi eğitime özel stratejiler de dahil olmak üzere, farklı alanlarda BİT’in kullanımını teşvik etmek üzere ulusal stratejiler, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerle birlikte oluşturulmalıdır. Bu stratejiler öğrencilere gerekli BİT becerilerini sağlama amacının yanı sıra (özellikle okur-yazarlık becerileri) öğretmenler için BİT eğitimi vermeyi de amaçlamalıdır. FATİH projesi altyapı ve donanım sağlamanın ötesine geçip eğitime katkı sağlayacak içeriklerin oluşturulduğu bir proje yapısına kavuşturulmalıdır.
30. Yazılım, programlama, veritabanı gibi dersler ilkokuldan itibaren verilmelidir. Çocuk, kadın ve yaşlılar için bilişim eğitimi verilmelidir
Özellikle 2013 ve 2014 yılında Avrupa’da ve ABD’de programlamanın 8-10 yaş civarında başlanacak bir etkinlik olduğu görülmüş ve bu konuda yarışmalar, projeler düzenlenip farkındalık yaratılmış, bilişim eğitimi yaşı da buna uygun olarak aşağı çekilmiştir. Geç kalınmadan pedagogların çizeceği sınırlarla çocuklarımıza bilişim eğitimi vermek zorunlu olmaktadır.
Vatandaşlarımızın ileride hangi mesleğe yönelirse yönelsin BT’den etkin yararlanmaları sağlanmalıdır. Ayrıca kadınlarımızın BT yeteneğinin geliştirilmesi için kurslar açılmalı, Bilişim Sektörü’nde kadın istihdamını artırıcı önlemler alınmalıdır.
31. Çocuk istismarını önlemek için “Yeni Medya Okuryazarlığı” ve bilinçli internet kullanımı eğitimleri verilmelidir
Çocukların internet ortamında istismarlardan korunması için uluslararası ölçektekilere uygun önlemler oluşturulmalı, bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapacağı müfredat düzenlemeleri ile okullarda Yeni Medya Okur-yazarlığı ve bilinçli internet kullanımı eğitimleri verilmelidir.
32. Bilişim sektöründe kadın istihdamını artırıcı önlemler alınmalıdır. Bilişim teknolojileri kullanılarak kadınların iş hayatına ve sosyal yaşama katılması sağlanmalıdır.
33. “Genişband internet” hizmetleri, elektrik, doğalgaz, su gibi her haneye ulaştırılmalıdır
Türkiye’de elektrik, su, doğalgaz gibi temel yaşamsal hizmetlere “Genişband internet” hizmetleri de eklenmelidir. Genişband internet hizmeti temel hak olarak yasalarımızda yerini almalıdır. Türkiye’de genişband yatırımlarına yönelinerek eğitimden sağlığa kadar tüm alanlarda hizmetlerin genişband altyapısında geliştirilmesi ve sunumları sağlanmalıdır. Bu amaçla gerekiyorsa Evrensel Hizmet Fonu kullanılmalıdır.
34. Yaşlılar ve engelliler için uzaktan sağlık hizmeti gerçekleştirilmelidir
Yaşlılarımızın, engelli ve bakıma muhtaç kişilerin evde bakım hizmetlerinde yararlanılmak üzere uzaktan sağlık hizmeti (teletıp) teknolojilerinin geliştirilmesi teşvik edilmeli, sağlık alanında bilişim teknolojilerinden daha fazla yararlanılarak kaynak tasarrufuna gidilmelidir. Çeşitli kuruluşlar tarafından toplanılan kişisel sağlık verilerinin kalitesinin artırılması, standartlaştırılması ve yaşamboyu kullanılabilir hale getirilmesi için gerekli teknolojik yatırımlar yapılmalıdır.
35. Engelliler için yaşam kalitesini artırıcı bilişim uygulamaları desteklenmelidir
Bedensel, görme ve işitme engelliler için yaşam kalitesini artırıcı bilişim uygulamaları desteklenmeli, kamusal uygulamalarda bu konulara ilişkin düzenlemeler yapılmalıdır.
36. Kamu verileri açık olmalıdır
Kamu hizmetlerinin şeffaf, izlenebilir ve sorgulanabilirliğini sağlamak ve kamunun ürettiği bilgilerden katma değerli bilgi ve hizmetler üretilebilmesini temin etmek için kamu verileri açık, ulaşılabilir ve değerlendirilebilir hale getirilmelidir.
37. Sosyal medyanın özgürlükleri geliştirici, demokratik, sosyal ve kültürel hayatımızı zenginleştirici şekilde kullanımı sağlanmalıdır
Türkiye’de sosyal medyanın özgürlükleri geliştirici, demokratik, sosyal ve kültürel hayatımızı zenginleştirici bir şekilde kullanımı sağlanmalı, kamunun sosyal medya araçları üzerinden hizmet sunumlarını teşvik edici çalışmalar yapılmalıdır. Sosyal medyanın zararlı ve yıkıcı etkilerinden korunmak için kısıtlayıcı ve sınırlayıcı olmayan tedbirler geliştirilmelidir.
38. AB Sayısal Gündem 2020 programı daha yakından izlenmeli ve öngörülen hedefler için Türkiye’de gerekli yapılanma sağlamalıdır
TBD Sayısal Gündem 2020 uzmanlık grupları eliyle yürütülen çalışmalar, Avrupa Birliği üyeliği yolundaki ülkemizin bilişim alanında hazır olmasını sağlayacaktır. Digital Türkiye Platformuyla birlikte yürütülen bu çalışmalara gereken siyasi destek sağlanmalıdır. Bu çalışmalar “Ar-Ge ve İnovasyon”, “Birlikte Çalışabilirlik”, “Güven ve Güvenlik”, “Hızlı ve Ultra Hızlı İnternet Erişimi”, “Toplum İçin BT Kazanımları”, “Sayısal Okuryazarlık ve BT Yeteneği” ile “Sayısal Tek Pazar” ana başlığı altında kırk ayrı uzmanlık grubunda 1000’i aşkın uzmanla yürütülmektedir.
39. Bilişim çalışanlarının özlük hakları düzenlenmelidir
Bilişim Teknolojileri alanında nitelikli ürün ve hizmet üretiminin anahtarı olan bilişim çalışanlarının hem kamuda, hem de özel sektördeki özlük haklarına ilişkin iyileştirici düzenlemeler yapılmalıdır. Diploma ve sertifika denkliklerine ilişkin kurallar tanımlanmalıdır.
Bilişim Uzmanlığı Sınıfı Kurulmalı; bu amaçla, iş güçlüğü, iş riski teminindeki güçlük zammı, ek gösterge ve Özel Hizmet Tazminatı istenilen seviyeye getirilmeli ve Bilişimcilerin bu kadroda yer alması sağlanmalıdır.
Bu gerçekleşinceye kadar, personelin Teknik Hizmetler Sınıfında değerlendirilmesi sağlanarak, ücret farklılıkları giderilmeli,ek gösterge, yan ödeme ve Özel Hizmet Tazminatları düzenlenerek uygun hale getirilmelidir.
40. Kamudaki bilgi işlem birimlerinin organizasyondaki yerleri iyileştirilmelidir
Her kurumda tek bir merkezi bilişim birimi olmalıdır ve bu birimler doğrudan en üst yöneticiye bağlı olarak çalışmalıdır.
41. Siber güvenlikte ulusal çözümlere öncelik verilmeli ve teşvik edilmelidir
Siber güvenliğin anahtarı “ulusal çözümler”dir. Siber Savunma Sanayii’nde yerli teknolojilerin geliştirilmesi teşvik edilmelidir. Ulusal güvenliğin önemli unsurlarından biri haline gelen siber güvenliğin sağlanmasının öncelikle kurumlarda ve vatandaşlarda farkındalığın geliştirilmesiyle mümkün olacağı anlaşılırken, standartların ve düzenlemelerin oluşturulması ile bu alanda ulusal çözümlerin geliştirilip, kullanılması kilit nokta olarak görülmektedir.
42. Türkiye’de, e-seçim yapabilecek mevzuat ve altyapı oluşturulmalıdır
Türkiye’de, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) ve Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi (SEÇSİS) sayesinde kolaylıkla elektronik seçim yapılabileceği belirtiliyor. Dünyada bu konudaki başarılı örnekler incelenerekülkemizde de e-seçim gerçekleştirilebilir.
43. “Kültür Toplumu Strateji ve Eylem Planı” hazırlanmalıdır
“Kültür Toplumu Strateji ve Eylem Planı” hazırlanmalı; kültür ve sanat eserlerinin çevrimiçi sunulmaları ya da çevrimiçi üretilmelerinin sağlanmasında telif haklarının korunması başta olmak üzere kolaylaştırıcı ve koruyucu her türlü yasal düzenleme yapılmalıdır. Kamunun elindeki telif hakkı gerektirmeyen her türlü bilgi ve belge, başta Osmanlı belgeleri olmak üzere sayısallaştırılarak araştırmacıların ve bilim insanlarının ve talep eden yurttaşların hizmetine sunulmalıdır.
44. Türkiye, gelecek hedefleri için yenilikçi bilişim alanlarına yönlendirilmelidir
Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması için yılda ortalama yüzde 8,5 büyümesi gerekmektedir. Gelinen bu noktada ve geçerli ekonomik koşullarda artık bu büyüme hedefi olanaklı görünmemektedir. Ancak, robotik, bulut bilişim, nano teknoloji, tele tıp ve yapay zeka gibi alanlara yapılacak yatırımlarla Türkiye, bu alanlarda üretim ve hizmet sunan ülke konumuna gelebilir ve yeni hedefleri olanaklı kılabilir.
Cihazlar arası iletişim (M2M) altyapısının geliştirilmesinin teşvik edilmesi amacıyla makineler arası veri aktarımında alınan “Yeni Tesis Özel İletişim Vergisi”nin kaldırılması gerekmektedir.
M2M pazarının büyümesi ve tüketicinin refahının artması amacıyla etkin rekabet koşullarının artırılması önemlidir. Bu nedenle pazarı büyütecek ve rekabeti artıracak bir düzenleme politikasının sürdürülmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, telsiz ruhsatname ve kullanım vergilerinin kaldırılması da M2M kullanımının önünü açıp uygulamaları yaygınlaştıracaktır.
45. Çağrı merkezlerinde mesleki “standart”a uygunluk getirilmelidir
Çağrı merkezlerinin Avrupa standartlarına uygunluğu çok önemlidir. “Müşteri İletişim Merkezleri Hizmet Belgelendirmesi”, sektördeki firmaların hizmet kalitesini yükseltirken, insana ve doğaya duyarlılık adına önemli kazanımları da beraberinde getirmektedir. Başta devlet kurumlarının, Müşteri İletişim Merkezleri Standardı’na uyum sağlaması teşvik edilmelidir.
46. Yerel yönetimlerde “Akıllı Kent Uygulamaları”nın geliştirilmesi ve kullanılması sağlanmalıdır
47. KOBİ’lerin bilişim teknolojilerinden yararlanmaları için gerekli eğitim ve teşvikler sağlanmalıdır.
Raporun sonuç bölümünde ise şunlar belirtiliyor;
“Bilişim Toplumu”na dönüşümde alacak çok yolumuzun, yapılacak çok çalışmanın olduğu görülmektedir. Ülkemizin bilgisayar okur-yazarlığını artırmak için çok hızlı hareket etmesi gerekmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki okuma-yazma seferberliği gibi bir bilgisayar okur-yazarlığı seferberliği başlatılarak toplumumuzun büyük kesiminin bu teknolojileri kullanabilir hale getirilmesi “Bilişim Toplumu” yolunda atılacak en önemli adımlardan biri olacaktır. Bunula birlikte atılacak önemli bir diğer adım da, kullanıcılara katma değer sağlayacak yararlı içeriklerin geliştirilmesidir.
Türkiye’nin 21. yüzyılda etkin bir dünya gücü olarak var olabilmesi, ancak ve ancak, kendi teknolojilerini üreterek uluslararası rekabet edebilen konumdaki bir bilişim sektörüne sahip olmasıyla mümkündür.
Bunun için devletimizin bilişim sektörünü stratejik sektör olarak tanımlaması, ölçülebilir hedefleri belirlemesi ve yerli bilişim ürünlerinin, yerli bilişim markalarının geliştirilmesine ön ayak olması gerekmektedir. Kendi pazarında söz sahibi olamayan ülkelerin başka pazarlarda söz sahibi olma şansı yoktur. Bu hedeflere ulaşmada tüm STK’lar, üniversiteler ve özel sektör bir bütün olarak kenetlenecek ve devletimize her türlü desteği verecektir.
Avrupa Birliği “Sayısal Gündemi”ne (Digital Agenda) uyumlu şekilde TBD, 2014 yılında Sayısal Gündem 2020 Uzmanlık Grupları’nı aktif olarak yaşama geçirmiştir. Bazı konularda hiç muhatabın bulunmadığı ülkemizde uzmanlık gruplarıyla “Digital Agenda for Europa” oluşumuna paralel olarak uzmanlar yetiştirilecektir.
Halihazırda bu gruplar içinde görev alan 1000’iaşkın bilişim uzmanı ve ülkemizin önde gelen bilim insanları; tamamen gönüllülük esası ile farkındalık yaratma, görüş ve öneriler oluşturma, izleme ve ölçümleme, eğitim ve bilgilendirme faaliyeti yapma, eylem planları oluşturma, yasal düzenlemelerin yapılmasını sağlama ve projeler üretme amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
Türkiye halâ, BİT sektöründe ağırlıklı olarak ithalatçı durumunda olan bir ülkedir. Stratejik Sektör olarak duyurulan yerli yazılım sektörünün desteklenmesi ve Ar-Ge teşviklerinin artırılması gerekmektedir. Rekabetçi BİT polikaları yalnız Ar-Ge teşvikleri ile değil yazılım ihracatının da desteklenmesi ile mümkündür.
Siyasi sahiplenmenin de olduğu bir ortamda bilişim toplumuna dönüşüm için gerekli bütüncül politikaların uygulanması girişimci kültürünün güçlenmesini ve girişim sermayesi oluşumunu da hızlandıracaktır.
Bilişim alanında çalışanların özlük haklarında yapılacak iyileştirmeler ile nitelikli üretimin önü açılacak, ülkemizin ihtiyacı olan “Bilişim Ordusu”nun hızla kurulması sağlanacaktır.
2023 hedefleri kapsamında ilk 10 ekonomik büyüklüğe ulaşması öngörülen ülkemizde görev yapacak hükümetlerin şeffaf ve rekabetçi piyasa koşullarını sağlayacak şekilde Kamu İhale Kanunu’nu gözden geçirmesi, yazılım, servis, hizmet ve telekom sektöründeki vergi yükünü azaltacak önlemleri alması, ifade özgürlüğünü kısıtlayacak ve uluslararası standartlarda olmayan mevzuatın düzeltilmesi öncelikli görevleri arasında olmalıdır.
“Bilişim stratejisi”nin aslında ülkemizin büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğu unutulmamalıdır.

Kaynak : 