İnsanların, mobil telefonları yanlarında olmadan yaşamayacakları korkusunun (nomofobi) artış gösterdiğini geçtiğimiz aylarda paylaşmıştık. (1) İngiltere’de OnePoll araştırma şirketi tarafından yapılan çalışmaya göre cep telefonu sahiplerinin %66’sı cep telefonları yanlarında olmayınca kendilerini rahatsız hissediyor. Üstelik, 4 yıl öncesine göre kıyasşandığında bu oranın %13 oranında arttığı görülüyor. Benzer bir tespit bugünlerde sosyal medya kullanıcıları için yapılıyor.
Kaliforniya Eyalet Üniversitesi, Psikoloji Bölümü öğretim üyelerinden Profesör Dominguez Hills, “iDisorder” olarak isimlendirdiği sosyal medya bağımlılığının hızlı bir artış gösterdiği tespitini yapıyor. iDisorder, teknoloji bağımlılığı olarak da ifade ediliyor. Sözgelimi, bir toplu taşım aracında etrafımıza baktığımızda bir taraftan kulaklığıyla müzik dinlerken diğer yandan sosyal medya hesabını kontrol eden ya da kısa mesaj yazan bireyleri görüyoruz. Prof. Dr. Hills, tüm bunların, sonrasında; narsisist, takıntılı, dikkatini toplayamayan, hiperaktif, topluma açık yerlerde bulunma korkusu yaşayan bireylerin oluşumuna yol açtığını ifade ediyor.
Aynı üniversitede görev yapan ve “Teknoloji Psikoloğu” olarak isimlendirilen Profesör Larry Rosen, iletişim çılgın bir boyut kazandığı günümüzde kullanıcıların normal olmayan bu durumun farkında olmadıklarını belirtiyor. Ancak Rosen, bu gibi belirtilere sahip kişilerin durumlarının vahim olmadığını, kurtarılabileceklerini söylüyor. Bireylerin odaklarını koruyabildikleri sürece teknoloji eksenindeki sorunları halletmenin mümkün olduğuna işaret eden Prof. Rosen, teknolojinin insanları çıldırtmadığını, sadece kötü eğilimlerini tetiklediğini öneriyor.
iDisorder’a işaret eden davranışlar;
- İşyerinden eve gelir gelmez hemen bilgisayarına girip kendisine gelen bir iletinin olup olmadığına bakmak,
- Facebook’ta, belirli bir süre içerisinde çok sayıda durum güncellemesi yapmak ve bunların başına “ben”, “benim” gibi ayidiyet notları eklemek,
- Sosyal medyada öfke belirtisi gösteren bildirimlerde bulunmak; nisbeten daha az olumlu paylaşım yapmak,
- Takıntılı bir bireyin davranışları arasında sayılıyor.
Kullanıcıların çok hızlı mesaj gönderdiklerine dikkat çeken Prof. Rosen, sonrasında herhangi bir pişmanlığın yaşanmaması için “gönder” butonuna tıklamadan önce iletilerin son bir kez gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyor. Sosyal medyanın, “kendisine aşık” kullanıcılar yaratmanın dışında daha düşünceli davranmayı özendirdiği değerlendirmesini yapan Prof. Rosen, acımasız bir eleştiriye karşı bireylerin sağduyulu karşılık verebilme yetisini sağlamaları gerektiğini kaydediyor.
(1) Araştırmaya Göre Nomofobi (Cep Telefonsuz Kalma Korkusu) Artış Göstermekte

Kaynak : 