25 Ağustos 2002 tarihinde gerçekleştirilmiş olan DMO ihalesi hakkında, ihalenin yapıldığı tarihlerde siz okurlarımıza ihaleni kapsamı, katılan firmalar, araştırmalarımız ve yerli firmalardan aldığımız bilgilerle, DMO yetkililerinin beyanları ve Resmi mercilerin yorumlarını içeren birçok konuyu masaya yatırmıştık, sizlerle paylaşmıştık. (Bkz: Türkiye’nin Kapıları Türk Yazılımlarına Kapalı mı?)
Bu konuda şöyle bir hafızanızı tazelemek, DMO ihalesi ile mercek altına aldığımız konuların zaman içinde başka kurumlarda da yinelendiğini gördük. Bu konu gerçekten ilginç ve sizlerle paylaşmak istiyoruz.
DMO’nin çıkmış olduğu yazılım ve donanım ihalesine şartnamede yeralan bazı kısıtlayıcı maddeler sebebiyle yerli yazılımevleri malesef katılamamıştı. Çünkü ihaleye ait şartname dolaysız SAP ve Oracle ERP yazılımlarını şart koşuyordu. Hoş SAP’nin bile karşılayamadığı maddelerin yeralması sebebiyle SAP’de bu ihalede safdışı bırakılmıştı. Geriye kalan tek yazılımcı firma ise Oracle olmuştu.
Oracle dünyanın en büyük yazılımcı firmalarından birisi, ürünlerinin kötü olduğunu da kimse söyleyemez. Ama bizim vurguladığımız nota, ihalenin adil ve rekabete açık yapılmayışıydı. Ki ihaleler niçin yapılır bir hatırlayın Rekabeti engelleyen ihale, ihale olmaktan çıkmaz mı? Biz ABD’de yaşanan benzeri bir olayın yaşanmaması için bu tür bir yazı yayınladık. Çünkü burada şeffaf ve tüm yazılımevlerinin katılımıyla ihale yapılması gerekirken, şartname engeli kullanılarak, direk bir alım yapılıyor.
DMO’nun ilgili ihalesi hakkında o kadar çok yazılıp çizilmesine ve o kadar çok spekülasyon çıkmasına karşın ihale sonucu henüz belli değil. DMO yetkilileri ise, “bu projeyi gerçekleştirecek kapasitede yerli firmalar olduğundan haberimiz yoktu. O yüzden şartnameyi böyle çıkardık” demenin ötesine gidemediler. DMO yetkilileri Türkiye Cumhuriyetinde bu projeyi gerçekleştirebilecek birçok yazılımevinin var olduğu gerçeğini küçücük bir araştırma ile öğrenebilecekken, bizden öğrendiler. Peki öğrenince ne yaptılar? Bu firmaları da çağırıp görüşmek, programlarını görmek istediler ama ilgili firmalar “ihaleyi iptal etmediğiniz ve yeni şartlarla ihale açmadığınız sürece bu iş yanlış olur. Biz olayın figüranları durumuna düşeriz” diyerek bu davete uymadılar. DMO yetkilileri ise hala bu ihaleyi o ya da bu şekilde sonuçlandırmadılar.
Peki bu ihalenin yurdumuza kazandıracağı ya da kaybettireceği nelerdir? Biraz da bundan bahsedelim. Yaklaşık 2 trilyon Türk Lirası. Bu eğer rekabete açık bir ihale olursa ne kadara biter. Bunu bilmiyoruz. Belki hiç de bilemeyeceğiz.
Bir başka konu ise buna benzer ihalelerin, DMO ihalesinin açmış olduğu yoldan ilerlemeye başlaması. Çorap söküğü gibi geliyor bu ihaleler. DMO ihalesinin ardından çok kısa zaman geçmesine rağmen iki örnek verebiliyoruz.
Dedik ya bu şartnameleri kimin hazırladığı meçhul ama, maddesi maddesine aynı. Fabrika çıkışı gibi. Bursa Büyük Şehir Belediyesinin “Bursa Hafif Raylı Sistem”, “Bakım Yönetimi” adı altında, 12 Eylül 2002 tarihinde gerçekleştirdiği ihaleye ait şartname, DMO ofisi ihalesine ait şartname’nin genetik kopyası sanki. Bu noktada fazla yoruma gerek yok, yorum vergi veren her Türk vatandaşının hakkı.
İkinci örnek ise, Türkiye Elektrik Anonim Şirketinden ayrılarak yeni bir şirket olarak faaliyete başlayan kamu kurumumuza, TETAŞ’a ait. ‘Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş’. olarak hizmet vermeye başlayan TETAŞ. 23 Ekim 2002 tarihinde “Kurumsal Uygulamalar” adı altında ilana çıkan ihale ile donanım, sistem yazılımları, uygulama yazılımları, veri tabanı kullanıcı lisansları, eğitim ve teknik destek hizmetleri satın alınacak. Ama bu hizmet onlara nasıl satılacak? Bu da yerli yazılımevlerinin bulması gereken bir formül. Çünkü çıkılan bu ihalede diğerlerinde olduğu gibi yerli yazılımevleri çoktan safdışı bırakılmış durumda. Şartnameyi okumaya başlar başlamaz, Oracle adı sizi her noktada karşılıyor. Oracle veri tabanı, Oracle kullanıcı lisansları, Oracle Uygulama geliştirme araçları ve adım adım Oracle eğitimleri. O zaman bu işin ihale yönü nerede? Oracle bildiğiniz gibi veri tabanı konusunda çok güçlü ama son bir yıldır IBM DB2 ile fena halde kapışıyor. Bu nedenle ihale örneğin neden IBM’e de açık değil? Neden bir rekabet ortamı yaratılmıyor? Yaratılmıyorsa ihale adı neden konuluyor? Bu bir doğrudan alım.
İhale teknik şartnamesinde ihtiyaçlara bakıyoruz, Muhasebe ve bütçe uygulama yazılımları, cari işlemler, Sabit kıymetler, Nakit yönetimi, Bordro yönetimi başlıkları altında tanımlanıyor. Bu tanımlara bakınca her koşulda insanın aklına şu geliyor her koşulda yerel olmak zorunda diye ama işin maliyetlerin arttırılması ve adreslenmesi konusunda şartnamenin sonlarında bir de bakıyoruz ki Herşey Oracle!!
Neden tek firma neden rekabet açık değil Önemli olan kurumun ihtiyaçlarının karşılanması değil midir? Kurumlar hangi gerekçelerle bu adreslemeleri yapıyor, Şeffaf olmayı ne zaman, nasıl başaracağız
Aynı bakanlığı bağlı başka bir kurum olan TEDAŞ’da 24 Ekim 2002’de de bir yazılım ihalesi var. Fakat her iki şartname arasındaki fark dağlar kadar. TEDAŞ her yazılımevinin ihaleye katılabileceği, rekabete açık ve kendisi için en iyisini birtakım yabancı firmaları adreslemeden isteyebilmiş. Şeffaf bir politika izlenerek, devletin her kurumundan beklenen haklı rekabet ortamını yerli yabancı demeden tüm firmalara sunmuş. Böyle olması da gerekmez mi?
Umuyoruz ki ilerleyen tarihlerde ihale gibi ihale için, doğru, dürüst, şeffaf ve örnek projelerin yaratılması ile bu tür soru işaretlerine yol açan konular ortadan kalkacaktır.
Konuyla ilgili olarak doğal olarak Oracle yetkililerine soru sorduk. Sorularımız;
- 1. Oracle gerçekten ihale şartnamesi hazırlayıp bu devlet kurumlarına mı veriyor?
2. Eğer hazirlamiyor ya da hazırlatmıyorsa, bu şartnamelerde illa Oracle’dan alınmasını zorlayacak şekilde gizli/açık ifadeler olmasını nasıl yorumluyorsunuz? Nasıl yorumlamak lazım? Bu kadar tesadüf olabilir mi?
Aldığımız cevabı aynen yayınlıyoruz;
- Öncelikle tarafiniza gelen iddialari, arastirmaya yonelik
sergilediginiz
> saygin
> > gazetecilik icin tesekkur ederiz. Sanirim tarafiniza ulasan bazi eksik
> yada
> > yanlis ibareler var, mumkun oldugu kadar aciklamaya calisiyim.
> >
> > Oracle Corporation, 25 yili askin bir suredir cesitli urun ve hizmetle
> faaliyet
> > veren ve iliskisel veritabaninin ticari olarak piyasa ilk sunan dunyanin
> ikinci
> > buyuk yazilim firmasidir. 80’i askin ulkede 40.000 uzerinde calisani
> bulunan
> > Oracle, Turkiye’de 13 yildir hizmet vermektedir; Turkiye’de
> > toplam 150 calisani ile, Kamu ve ozel sektorde, savunma sanayinde ,
> Bankacilik
> > ve finans kuruluslarinda , bircok buyuk holding ve kuruluslarini iceren
> 2000’i
> > askin kurumsal kullanicisi bulunmaktadir.
> >
> > Bu surec zarfinda musterilerine vermis oldugu profesyonel hizmetlerinden
> dolayi
> > herhangi bir sikayete maruz kalmamistir. Bunun gostergesi olarakta,
> Dunyadaki
Veritabani pazarinin %56’si, Turkiye’de de %70-75 arasi Oracle urunlerini tercih
> > etmistir.
> > Kamu veya ozel, Kurumlarin Satinalma&Ihale prosedurleri cercevesinde
marka belirtilerek ihtiyac duyulan urun tederik edilebilmektedir, bu durum,
yine sektorumuz icinde isletim sistem, masaustu ofis uygulamalari, network
> araclari vb. urunleri icinde gecerlidir. ”De facto” standartlari olusmus olan urunler icin , sektor bagimsiz benzer bir durum teskil etmektedir,
> > bu hususta ifade edilen gibi ”Oracle’in sartnameyi hazirlatma” gibi
bir
> > islevi yoktur. Bu tamamen kurumlarin kendi secim ve tercihidir.
> >
> > Bununla beraber, mevcut ortaminda Oracle urunlerini kullanan kurumlarin
> ihtiyac
> > duydugu ek urunler icin ya da kullanici lisanlari yukseltimi icin, acik
> olarak
> > urunleri belirtebilmektedir. Mailiniz de ismi gecen kurumlar disinda da
,
> bunun
> > ornekleri hem bizim faaliyet alanimizdaki urunler hemde
> > diger baska firmalarin urunleri icin cesitli orneklere sahiptir .
> >
> > ”Alacaklar Muhasebesi” ibaresi , Oracle uygulamasina has bir ifade
> degildir,
> > ”Temel Muahesebe Sistemine” has bir ibaredir.
> >
> > Bunun disinda da yardimci olabilecegim bir konu olursa memnuniyetle
> > arayabileceginizi belirtir, esenlikler dilerim.
> >



Kaynak : 