Jefferies raporuna göre, Tether’ın 116 ton fiziksel altına sahip olduğu ve geçen çeyrekteki alımlarının küresel altın talebinin yaklaşık %2’sini ve merkez bankalarının alımlarının neredeyse %12’sini oluşturduğu kaydediliyor.
Tether, Ağustos ayından bu yana XAUt arzına yaklaşık 275.000 ons ekledi (XAUt piyasa değeri yaklaşık 2,1 milyar dolar), yatırımcıların beklentilerine göre 2025’te yaklaşık 100 ton daha satın alabilir ve altın tedarik zincirine 300 milyon dolardan fazla yatırım yaptı (Elemental Altus Royalties’in %32 hissesi dahil).
Jefferies, Tether’ın agresif altın birikiminin kısa vadeli altın arzını muhtemelen daralttığını, piyasa duyarlılığını etkilediğini ve şirketin büyük rezerv portföylerini (kısa vadeli Hazine Bonoları, altın, BTC) yönetirken ve USDT basarken/geri alırken giderek daha fazla bir merkez bankası gibi davrandığını söylüyor.
Jefferies’in işaret ettiği bu gelişme aslında tek başına “Tether altın alıyor” haberinden çok daha büyük bir hikâyenin parçası. Bu, stablecoin sisteminin nasıl yeniden tasarlandığını ve Tether’in kendini nasıl bir “yarı-merkez bankası” gibi konumlandırmaya başladığını gösteriyor.
Tether (USDT) klasik olarak “1 USDT = 1 ABD doları karşılığı varlık” anlamına gelir. Ama son hareketle anlaşılan, “bu varlık” artık sadece, ABD tahvilleri, Nakit, Repo işlemlerine bağlı değil. Tether son yıllarda rezervlerini çeşitlendirerek kendini dolar riskinden ve jeopolitik baskılardan korumaya çalışıyor.
Altın bu noktada, dolar karşısında alternatif, enflasyon karşısında güvenli liman ve yaptırıma daha dayanıklı fiziksel varlık haline geliyor. Bu, Tether’in kendini artık “dijital dolar” değil, daha çok dijital rezerv sistemi gibi gördüğünü gösteriyor.
Yani Tether, merkez bankalarına benzer davranışlar gösteriyor. Şöyle ki; son yıllarda Çin Merkez Bankası, Rusya Merkez Bankası, TC Merkez Bankası, Hindistan ve Ortadoğu fonları büyük miktarda altın alıyor. Hepsinin ortak nedeni, dolar merkezli finansal sisteme bağımlılığı azaltmak. Şimdi Tether de aynı şeyi yapıyor, altın alarak rezerv çeşitlendirme yapıyor ve jeopolitik risklere karşı tampon oluşturuyor.
Bu yüzden Jefferies’in “merkez bankaları dışında en büyük altın tutucusu” ifadesi önemli.
Tether uzun süredir, rezervlerin şeffaflığı, gerçek teminat durumu, regülasyon eksikliği nedenleriyle eleştiriliyor. Şimdi altın alımı “Ben sadece spekülatif bir dijital varlık değilim, gerçek fiziksel varlıkla destekleniyorum” mesajı vermiş oluyor.
Tether dünya genelinde yaygın kullanılıyor.Yaptırım altındaki ülkeler, bankacılık erişimi kısıtlı bölgeler, sermaye kontrolü olan ekonomiler tarafından tercih ediliyor. Altın ise, bankacılık sistemine bağlı değil, dijital olarak bloke edilemiyor, fiziksel kontrol avantajı sağlıyor.
Dolayısıyla Tether için altın, ABD finans sistemine tam bağlı olmayan rezerv katmanı.
Tether’in zaten XAUT (Tether Gold) isimli bir ürünü var. Bu altın alımları, XAUT büyümesi için rezerv ve yeni altın bazlı dijital ürünler için zemin, ayrıca “altın + dijital para” hibrit modelinin genişlemesi anlamına da geliyor.
Bu yüzden bazı analistler açıkça şunu söylüyor:
“Tether artık sadece kripto şirketi değil, küresel finans mimarisinde aktör.”
Bu strateji güçlü görünüyor ama riskleri de var. Altının nerede ve nasıl saklandığı konusu şeffaf değil, fiziksel denetim ve doğrulama sınırlı, regülatörler açısından soru işaretleri büyüyor. Tether “gölge merkez bankası” gibi davranırken demokratik denetim yok



Kaynak : 