Bu yazı Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu başlıklı dosya kapsamındadır.
Toplantının formatını sorduğumuzda, öğleden önceki ilk bölümünde İcra Kurulu Başkanı Paul Doany’ın konuştuğu, ardından İcra Kurulu Üyesi M.Emin BAŞER’in konuşmasıyla öğleden önceki bölümün tamamlandığı, öğleden sonraki oturumda ise katılımcılara sorularını yöneltmek üzere söz verildiği bilgisini aldık.
İcra Kurulu Başkanı Paul Doany, simültane tercüman kullandığı konuşmasında özetle; çalışanlardan nakil hakkı bulunanların tümüyle Şirketten ayrılmalarını istemediklerini, onlara ihtiyaçlarının olduğunu, ancak, özel şirketlerin yapısının bir sonucu olarak kimsenin kesin bir iş garantisi beklememesinin gerektiğini, kendisinin de Türk Telekom’da Oger’i temsilen ücretli olarak çalıştığını, bu çerçevede kendisinin de iş garantisinin olmadığını söyledi. Doany özel sektörde çalışanların ne kadar iş güvencesi var ise Türk Telekom’da çalışanların da o kadar iş güvencesinin olacağını, organizasyon ve insan kaynakları ile ilgili çalışmaların belli bir aşamaya geldiğini, 6 Ocak Cuma günü Şirkette kalacaklara uygulanacak ücretler ile uygulama esasları konusunda bir paket sunacaklarını belirterek sözlerine devam etti.
Doany paketin ardından Bayram Tatilinde çalışanların kararlarını vermelerini bekleyeceklerini, ayrıca organizasyon yapısı ile ilgili çalışmalar yaptıklarını “operasyonel ve yatırım odaklı Bölge Müdürlükleri şeklinde bir yapılanma” düşünmekle birlikte Bayramdan sonra İl Müdürlüklerinin de görüşünü alarak organizasyon yapısına son şeklini vereceklerini iletti.
İcra Kurulu Üyesi M.Emin Başer’in ise konuşmasında TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda görüşülerek son şekli verilen ve görüşülmek üzere TBMM Genel Kuruluna sevk edilen ve içerisinde Türk Telekom’da nakle tabi personelden isteyenlerin İş sözleşmesi imzalayarak Şirkette kalmalarını, ancak Şirketin veya kendilerinin ileri bir tarihte Şirketten ayrılmasına karar verildiğinde Ocak ayı net maaşı ile diğer Kamu kurum ve kuruluşlarına naklini öngören değişiklikle ilgili Elektronik Haberleşme Yasasına eklenen 69.maddenin yer aldığı tasarı ile ilgili gelişmeleri anlattığı, bu konunun takibi için görevlendirildiğini, tasarının en geç 15 Şubat 2006 tarihinden önce kanunlaşacağını beklediğini, mesaisinin büyük bölümünü buna ayırdığını belirttiği bildiriliyor.
Öğleden sonra yapılan oturumun, kısıtlama olmaksızın katılımcıların sorularının cevaplandırılmasına ayrıldığı bildirildi.
Sorulardan ilkinin “Nasıl bir organizasyon yapısı olacağı” şeklinde geldiği bildiriliyor. Soruya yukarıdaki satırlarda belirtildiği gibi ; operasyonal ve yatırım odaklı Bölge Müdürlükleri şeklinde bir yapılanmaya gidileceği, bir çok küçük ilde İl Müdürlüğünün olmayacağı”, Bayramdan sonra İl Müdürlükleri ile görüşülerek onların düşüncelerinin de alınarak organizasyona son şeklinin verileceği cevabı verildi.
Bir diğer soru üzerine, çalışanlar arasında rotasyon uygulamasının da düşünülebileceği bilgisi verildi.
İş güvencesi ile ilgili konularda soruların yanısıra outsource (Taşeronlaşma) yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru sorulduğu, hatta bir İl Müdürünün de işlerin outsource yöntemiyle daha iyi yapılabileceğini belirttiği bölümde, Emin Başer’in bu isteğe karşı çıkarak outsource yapmayacaklarını söylediği bildiriliyor.
Yönetim tarafından “Başarılı insanlarla çalışmaya devam edeceğiz” mesajının verilmesi üzerine, bir diğer soru; “Sizce Türkiye’de 1,5 milyon ADSL satışı başarı mıdır” şeklinde yöneltildi.
“Evet” cevabının alınmasının ardından “Madem bu bir başarı. Öyleyse neden Bilişim Ağları ile Pazarlama Dairesi Başkanları görevden alındı? Şirket açısından başarının ölçüsünün nedir?” sorusunun yöneltildiği, bu soruya karşılık “Üst yönetimin profesyonellik gerektirdiğini, Şirketin kendince değerlendirme kıstaslarının olduğunu, bazı stratejilerin herkesle ve her yerde paylaşılamayacağı” şeklinde cevap alındığı bildiriliyor.
Bu sorunun devamında başarının kıstası olarak adil bir ödüllendirme sistemi getirileceği, çalışan ve çalışmayanların bu çerçevede ayrılacağı, Türk Telekom’un ülkenin en büyük Şirketlerinden biri olduğu ve çalışanların bu Şirkete güvenmelerinin gerektiği, çalışmalarına ve performansına güvenmeyenlerin, devlet memuru anlayışıyla konuya yaklaşıp bu şekilde düşünenlerin Kurban Bayramından sonra Şirketten ayrılmak üzere dilekçelerini vermeleri tavsiyesinin yapıldığı da ekleniyor.
Bu mesajların altında kanaatimce kendisini geliştirmiş, önemli bir bilgi birikimine sahip, Şirkette çalışmayı arzulayan kişilere “Bizimle devam edin, diğerlerine ise gölge etmeyin” mesajının verildiği anlaşılmaktadır.
Şirketin 6 Ocak Cuma günü açıklayacağını belirttiği İnsan Kaynaklarına ilişkin paket şu anda bir hayli önemli.
Paketin açıklanmasından sonra bir kısım personel paketin içeriğini görüp paketi kendileri açısından yeterli bulup Şirkette kalmaya devam diyecekler, diğer bir kısım ise paketten beklediklerini bulamayıp büyük bir hayal kırıklığı ile Şirketten ayrılmaya karar verecekler.
Bu durumda çalışanların Kurban Bayramı tatili pek rahat geçmeyeceği görülüyor. Önlerindeki paket kafalarını meşgul edecek. Zor bir karar olacak..
Trabzon ve arkasından gelecek toplantılar nakle nakle tabi personelin endişelerini gidermeye yetecek mi?
Buna şimdilik “Evet” demenin mümkün olmadığını düşünüyorum. İcra Kurulunun diğer 3 İlde yapacakları toplantıların ardından daha net yorumlara ulaşılabileceği düşünüyorum. Bekleyip görelim.
Not : Bugünkü Ankara toplantısının da benzer geçeceğini düşünüyorum. Farklı olursa bilgi vereceğim ama olmaz ise bir sonraki yazım “Toplantılarla ilgili kendi yorumlarım” olacak ve bu yazıyı perşembe günü sunacağım.



Kaynak : 