TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut, Türkiye’nin, krizden bu denli etkilenmesinin sebeplerinden birinin, KOBİ’lerden kaynaklandığını ifade etti.
Türkiye’nin, uluslararası pazarlardaki rekabet avantajını yükseltebilmesi için KOBİ’lerin, bilişime ulaşabilmelerinin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Tekbulut, çıkartılacak paketin; pazardaki durgunluğu açma ve Türkiye’nin inovasyon kapasitesini hızlı bir şekilde yenileme amaçlarını taşıması gerektiğine dikkat çekti. Tekbulut sorularımıza şu cevapları verdi;
turk-internet.com; Devletin, KDV indirimiyle ilgili neler söyleyeceksiniz?
Tuğrul Tekbulut; Piyasaları canlandırmak için yapılan KDV indiriminin, bilişim sektörünü de içermesi bizim için memnuniyet verici. Biz, bu haftaki yönetim kurulumuzda bununla ilgili bir talep deklarasyonu yayınlamayı düşünüyorduk. Biz, daha bunu yayınlamadan çıkmış olması son derece memnuniyet verici. Fakat, burada dikkat çekmek istediğim bazı hususlar var. Piyasalarda, talep yetersizliğine bağlı olarak ciddi bir durgunluk var. Otomotiv, beyaz eşya, emlak piyasalarında da benzer avantajlar sağlandı. Devlet, kendi alacaklarından biraz feragat ederek, nihai kullanıcıları alıma teşvik ediyor. Bu güzel, çünkü, hiç dönmeyen bir çarkın bir getirisi de söz konusu olamaz. Sonuç olarak, belki daha az bir vergi ile bir mutlak değer yaratılmış oluyor.
Bilişim sektöründe, talepte çok ciddi bir düşüş olmuştu; ciddi bir stok birikmişti. Bu düzenlemeyle bu stokların eritilmesinin önü açılmış oldu. Türkiye’nin, hızla eğitilmesi gereken genç bir nüfusu var. Bu kitlenin, bilişime erişiminin, zorlaşması Türkiye’nin inovasyon kapasitesini zayıflatır ve bir yerde de geleceğinden fedakarlık etmesi anlamına gelir.
Bu, nüfus yaş ortalaması bizden daha yaşlı olan ülkelere nazaran daha önemli, çünkü bizim nüfusumuzu modern çağın gereklerine göre eğitme gibi bir zorunluluğumuz var. Bu, çerçevede ben bilişimin, salt bir donanımın satın alınmasından ibaret bir şeymiş gibi algılanmasını yanlış buluyorum. Temsilcisi olduğum yazılım sektörünün, bu konuda unutulmuş olması umut kırıcı. Bunun, tamamıyla sektörün bilinmemesinden; kapasitesinin tam olarak anlaşılamamasından kaynaklandığını düşünüyorum.
Bu, yazılım hizmetlerinin, hala Türkiye için bir iş ve istihdam sağlayan ve rekabet ile inovasyon avantajlarını getiren bir sanayi dalı olduğunun anlaşılamadığını gösteriyor.
Çünkü, bilgisayar bizim ithal ettiğimiz bir ürün, halbuki yazılımda Türkiye’de bir üretim kapasitemiz var. Ve biz bu üretim kapasitemizle belli bir istihdam sağlıyoruz.
Ben, kendi işimden biliyorum, talep yüzde 50’den fazla düştü. Biz, şu anda en fazla etkilenen sektörlerden biriyiz. Bizim, bu denli etkilenmemizin sebeplerinden biri de KOBİ’lerin, etkilenmelerinden kaynaklanıyor.
O zaman, şu düşünülmelidir; Türkiye’nin, rekabet avantajını yükseltecek şeylerden biri KOBİ’lerin, de bilişime ulaşabilmelerinin sağlanmasıdır. Bu, sadece bizim değil, başka derneklerin de görüşlerini içeriyor.
turk-internet.com; Peki ne yapılmalı?
Tuğrul Tekbulut; Yapılabilecek çeşitli şeyler var. Örneğin, bilişim edinilmesinde KOBİ’lere krediler sağlanabilir.
Bu tür projeleri biz KOSGEB gibi kuruluşlara zaman zaman sunuyoruz. Danışmanlık hizmetleri almalarını sağlamamız lazım, çünkü, Türkiye, eğer krizi fırsata çevirecekse krizden yenilenerek çıkması lazım. Krizden çıkıp, yeniden iş bakıyorsak bilin ki daha ucuza fiyat verdiğimiz için iş bulabiliyoruz demektir.
Yani, bu kriz süreci içinde, başka bir şirket, başka bir ekonomi olarak yenilenmek durumundayız. Hükümetin, yapması gereken de işletmeleri bu konuda en kısa zamanda sıçratabilecek tedbirleri aldırmak.
Biz, 2008 Haziranında yaptığımız bir işi, aynı malzemeyle, aynı iş süreçleriyle gerçekleştirerek 2010 yılında açılacak bir dünyada iş alamayız. Böyle bir şansımız yok. Onun için inovasyon yapmak zorundayız ve bunun da en önemli araçlarından biri de bilişimdir. Batıda da yapılmaya çalışılan bu.
Obama’nın, paketini inceliyoruz. Obama, KOBİ’lerin bilişime ulaşması için örneğin amortismanın gider yazılmasını uyguluyor. Daha ilk sene içerisinde yüzde yüzünü amorti ediyorsunuz. Böylelikle insanlar yatırımı rahatlıkla yapabiliyorlar. Teknoloji olarak yenilenenlim ki verimliliğimiz artsın. Amerikan KOBİ’lerinin önünün açılması için bilişim yatırımlarının olduğu gibi 1 yıllığına, 5 yıllığına gider yazılmasını sağlayın diyorlar. Buna, Türk KOBİ’lerinin daha çok ihtiyacı var.
turk-internet.com; Neden?
Tuğrul Tekbulut; Çünkü, biz her türlü haksız rekabetle karşı karşıyayız. AB içinde yardım olmadan Türk KOBİ’lerini gümrük birliğine açmışız. Bugün, karşımıza korkunç bir Çin rekabeti çıkmış durumda. Bunlara karşı serbest Pazar ekonomisi içerisinde cevap vermeye çalışıyoruz.
İnsanımız, becerikli, inatçı ama bunları biraz da başka açılardan teçhiz etmemiz lazım. Bilişim, bunların en önemlilerinden biri. Bilişimi edinebilecekleri teşvikin sağlanması lazım. Biz bir Bangladeş değiliz.
Ya o kadar fakirleşeceğiz ve asgari ücret düzeyini düşürdükten sonra ancak vatandaşlarımıza iş bulacağız. Böyle bir Türkiye mi istiyoruz?
Böyle bir Türkiye ile rekabet edeceksek etmeyelim. Biz, asgari ücretin 1000 TL olduğu, insanların bilişim teknolojilerinden yararlandığı bir ortam arzuluyoruz.
Bence önemli olan çıkartılacak paketin; pazardaki durgunluğu açma ve Türkiye’nin inovasyon kapasitesini hızlı bir şekilde yenileme amaçlarını taşımasıdır.
Bunlardan çok uzak olduğunu görüyoruz. Yazılımın hiç desteklenmemesi ve hatta adının dahi geçmemesi, bu sektöre 25 yılını vermiş birisi olarak beni üzüyor.
turk-internet.com; Peki bu söyledikleriniz bilinmiyor mu?
Tuğrul Tekbulut; Bence burada bir kaç kabahat var; bilişim sektörü kendisini doğru anlatamıyor, diğerleri de anlamıyor. Çünkü, bilişim sektörü kendisini soyut düzeyde anlatıyor. Bizim, otomobil, buzdolabı gibi somut şeyler üretmememizin de bunda payı var.
Bu nedenle anlaşılması çok zor bir şey üretiyoruz. Bu nedenle de mistik bir perdenin içerisine bürünüyoruz. Bundan da sektörün bizzat kendisi sorumludur. Biz, politikacılarla konuşmaya başladığımızda ‘bilişim’ diyoruz, onlar ise 30 sene sonraya ötelenecek bir konuymuş gibi bakıyorlar. Maliyetleri ve faydası başka ülkelerde çok rahatlıkla gözlemlenmiş, ve artık öğrenilmesi gereken bir şeyden bahsediyoruz.
Netice itibariyle biz kabahatliyiz, karşımızdaki insanlar da bunu anlamıyorlar. Bunları anlatabilmemiz için TÜBİSAD gibi kuruluşlara daha çok görev düşüyor. Daha yapılacak çok iş var ama vakit geçiyor. Ülkemiz zaman kaybediyor. Bu şekilde değerlendirilmesinde fayda görüyorum.



Kaynak : 