Taksim Gezi Parkı’nda yaşanan direnişin kısa sürede bir Occupy hareketine dönüştüğünü yazdığımız haberde vermiştik [1]. Bugün önce Gezi Parkı’na, arkasından Taksim Meydanı’ndaki protestoculara yapılan polis müdahalesinin ardından bir kez daha turk-internet.com olarak yaşananları yerinde izlemeye karar verdik.
Bu noktada belirtmeliyiz ki, yayınladığımız ankete cevap veren bir okurumuz, teknoloji dışı haberlere yer vermememizi talep ediyor. Bu talebi anlayışla karşılıyoruz, zira portalımız özünde (ve en nihayetinde) bir telekom ve bilişim haber portalı. Ancak telekom ve bilişim, sadece “ürün incelemeleri” ve “analiz” haberlerinden ibaret olmayan, içinde bulunduğumuz toplumla ve global gelişmelerle paralel olarak ilerleyen konular. İnternetin yarattığı ya da en azından temel sağladığı, Occupy hareketi, Arap Baharı, WikiLeaks belgeleri ve Anonymous’un eylemleri de bu bağlamda değerlendirilmesi gereken konular. Dolayısıyla bu eylemi de izlemeye ve elimizden geldiğince okurlarımıza iletmeye karar verdik. En azından tarihe not düşmek açısından…
Cuma akşamı 19:00 civari Taksim’e giden metroya binerken “Osmanbey ve Taksim seferleri iptal edilmiştir, yalnızca Mecidiyeköy ve Şişli’ye kadar gidiyoruz” uyarısıyla karşılaştık. Neyse ki bindiğimiz metro treninde “Osmanbey ve Taksim seferlerinin yeniden başladığı, Kabataş ve Şişhane seferlerinin de normal bir biçimde gerçekleştirileceği” anonsu yapıldı.
Taksim durağına ulaştığımızda, biber gazı henüz istasyondaki merdivenlerde bizi karşıladı. Yürüyen bantların olduğu orta bölümde insanlar biran önce temiz havaya ulaşmak için koşuşmaya başlamışlardı. Meydana çıktığımızda ise, polisin Taksim Meydanı’na çıkan tüm yolları tuttuğunu ve özellikle İstiklal Caddesi olmak üzere Taksim Meydanı’na doğru yürüyen tüm kalabalık gruplara biber gazı ve tazyikli suyla müdahale ettiğini gördük.
Taksim Meydanı – 1 – Noete.com – Vimeo.
İşin ilginç yanı, ortada bir çatışma halinin olmamasıydı. Polis, neredeyse istisnasız bir biçimde, 7-8 kişiden fazla olan ve Taksim Meydanı’na doğru yürüyen her gruba müdahale ediyordu. Bu ortamda herkes Taksim Meydanı’na ulaşmaya çalışırken, bizim şans eseri hiçbir zorlukla karşılaşmadan meydanda olmamız ise oldukça enteresandı.
Taksim Meydanı – 2 – Noete.com – Vimeo.
Meydan’da beklerken, istisnasız her 5-10 dakikada bir yanımızdan Ambulans geçtiğini gördük. Biber gazından fenalaşan insanlar ambulansla taşınırken bizim gibi meydana çıkabilmiş olan az sayıda insan da zaman zaman sadece alkışlayarak veya bağırarak polisi protesto ediyordu. Polisin hiç tahammülü olmaması ve bırakın taş veya şişe atmayı, sadece kendisini alkışla protesto eden insanlara bile gaz bombası atması, üstelik bu bombaları yere doğru değil, hedef gözeterek insanların üzerine doğru ateşlemeleri şaşırtıcı ve son derece kötü görüntülerdi.
Taksim Meydanı – 3 – Noete.com – Vimeo.
Meydanda geçirdiğimiz yaklaşık 2,5 saatin ardından, biber gazının da etkisini iyice arttırmasından ötürü (zira İstiklal Caddesi’ne sıkılan gaz rüzgar nedeniyle sürekli meydana geliyordu) Taksim Meydanı’ndan ayrılmaya karar verdik. Meydana çıkan tüm yollar polis tarafından tutulduğu için herhangi bir taşıt kullanmak yerine yürüyerek Beşiktaş’a inmeye karar verdik. Günün sonunda, edindiğimiz izlenim, polisin orantısız güç kullanmasına rağmen göstericilerin kararlılığında en ufak bir değişme olmadığı ve Arap Baharı benzeri bir havanın ülkemizde yaşanıyor olduğu yönündeydi. Yani yabancı basında da belirtildiği üzere bu bir “Türk Baharı”.
Taksim Meydanı – 4 – Noete.com – Vimeo.
Son bir not olarak, bu haberi yayına hazırladığımız saatlerde polis Taksim Meydanı’ndan çekilmiş ve Gezi Parkı’nda biber gazıyla müdahalesini sürdürüyordu.
[1]- Gezi Parkı’nda Çığ Gibi Büyüyen Eylem, Occupy Hareketine Dönüşmüş Durumda




Kaynak : 