“Yığın ileti” olarak da adlandırılan spama karşı e-postalarımızın “junk” ayarlarıyla mücadele edebiliyoruz. Ya mobil telefonlar? Her geçen gün hacmi biraz daha katlanarak artan spam, bugün çok daha azılı bir şekilde mobil telefonlara saldırıyor.
Araştırma şirketi Ferris Research’ün raporuna göre sadece ABD’de geçtiğimiz yıl içinde 4.5 milyar spam mesajının mobil telefonlara gönderildiği kayıtlara geçiyor. Bu sayı, 2009 yılının 2.2 milyarlık istatistiğiyle karşılaştırıldığında ne denli hızlı bir kirlenmenin olduğu daha iyi anlaşılıyor.
Spamin giderek yaygınlaşması otoriteleri harekete geçiriyor. ABD’de Federal Ticaret Komisyonu FTC, tüketicilerin korunması adına mahkemelerin bile kapılarını çalıyor. Zira, teknoloji sadece tüketici cephesinde değil, spam gönderenlerin cephesinde de gelişiyor. Gelinen noktada kimin spam gönderdiğini tespit etmek daha da zorlaşıyor. Yetkililer, yığın ileti gönderenlerle mücadele edilebilmesi için abonelerin yardımcı olmaları gerektiğini belirtiyor.
Spam gönderenler, operatörlerin bir adım önünde olmak için sürekli yenilikler peşinde koşuyor. Örneğin, izlerinin bulunamaması için iletilerini yüzlerce farklı telefon numarasını kullanarak hedeflerine gönderiyorlar. Müşterilerini, daha doğrusu avlarını yakaladıkları web sitelerini sürekli değiştiriyorlar. Dolayısıyla, kullandıkları bir numara tespit edildiğinde diğerine geçiş yapıyorlar.
Konuyu, Türk mobil operatörlere soruyoruz. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Öğüt, şirketin spam SMS önleme uygulaması sayesinde son 1 yılda yüzde 90’a varan bir ölçüde azalma sağlandığını ifade ediyor. Şirketin, çağrı merkezine gelen şikayet ve ihbarları en hızlı ve doğru şekilde adresleyerek çözüme ulaştırmayı hedeflediğini anlatan Öğüt;
“Toplu SMS sistemlerimizde geliştirdiğimiz altyapı ile müşterilerimizi spam SMS’lerden korumak için ciddi önlemler aldık. Sadece kurumsal müşterilerimiz toplu SMS servisimizi kullanabiliyor ve gönderici kimliği olarak firma isimleri ya da kendilerine tescil edilmiş marka isimlerinden farklı bir kimlikle SMS gönderimi yapamıyorlar”
diyor. Bir SIM kartı üzerinden çok kısa bir süre içerisinde yüzlerce SMS atılmasının, bunun bir “insan” tarafından değil, “makine” tarafından gönderildiğine işaret ettiğini anlatan Öğüt, zamanla engellendiğini gören spam atanların, doğal olarak buna karşı yöntemler geliştirdiklerini, ancak kendilerinin de takipte olduğunu kaydediyor.
Turkcell grubundan yapılan açıklamada, toplu SMS’lerin, doğru kullanıldığında ekonomiyi canlandırıcı etkisi olan ve özellikle KOBİ’lerin rekabette öne çıkmasına katkı sağlarken abonelerin bilgiye ulaşmasını kolaylaştıran bir kaynak olduğuna dikkat çekiliyor.
Turkcell açıklamasında, Deloitte tarafından hazırlanan Global Mobil Tüketici Araştırması’nın, Türkiye’deki kullanıcıların toplu SMS’lere önemli oranda olumlu tepki verdiklerini hatırlatıyor. Bunun, şirketin, reklam içerikli kısa mesajların, günlük hayatta kullanışlı bilgi ve fırsatlara ulaşabilme olanağını da beraberinde getirdiği görüşünü desteklediğini ifade eden Turkcell, açıklamasını;
“Araştırmaya göre reklamı yapılan ürün/hizmeti satın alma bakımından Türkiye, %25’lik oranla tüm ülkeler arasında ilk sırayı paylaşıyor. Türkiye’deki kullanıcıların yarıdan çoğu cep telefonlarına özel fırsatlarla ilgili reklamlar gelmesini cazip bulduklarını belirtiyor. “Reklamı görünce ne yaptınız?” sorusuna %50 oranında “Daha fazla bilgi için araştırma yaptım”, yüzde 42 oranında “Verilen bağlantıyı tıkladım” ve %25 oranında “Ürünü/hizmeti satın aldım” yanıtı veriliyor. Yani sanılanın aksine toplu SMS’lerin çoğu insan için rahatsız edici bir unsur olmadığını görüyoruz”
şeklinde sürdürüyor. Toplu SMS’lerde operatör olarak “platform sağlayıcısı” rolünü üstlendiğini açıklayan Turkcell, bu nedenle, firmaların SMS gönderimi yaptıkları telefon numaralarını içeren dataları nasıl temin ettiklerini ya da kimlere gönderim yapıldığının kontrol edilemediğini ifade ediyor. Operasyonu, toplu SMS hizmeti satın alan firmaların kendilerinin yürüttüğünü ve regülatif açıdan söz konusu içerikleri kontrol etme şansının bulunmadığını paylaşan Turkcell, diğer yandan firmaların bu konuda bilinçlenmeleri, mesajın doğru kitleye gönderilmesi konusunda firmaları yönlendirdiklerini açıklıyor.
Toplu SMS dışında, tüketicilerin izin vererek aldığı mobil pazarlama mesajlarının da bulunduğunu ifade eden Turkcell, bunların sadece reklam almaya izin vermiş abonelere, ilgili alanlarına uygun bir şekilde gönderildiğini belirtiyor. Turkcell, bu süreçte gönderim operasyonunun şirket içinde yapıldığını ve telefon bilgileri ya da başka herhangi bir bilginin üçüncü kurum ya da şahıslarla paylaşılmadığını açıklıyor. Turkcell, açıklamasının sonunda herhangi bir mesaj almak istemeyen kullanıcıların bunu nasıl sağlayabileceklerinin ipuçlarını veriyor:
“Mesaj almak istemeyen müşterilerimizin de hem toplu olarak tüm pazarlama mesajlarını, hem de marka bazlı mesajları çok kolay engelleyebilmelerini sağlıyoruz. Reklam içerikli mesajlar Turkcell platformu üzerinden gönderildiği sürece müşterilerimiz, 532 çağrı merkezini arayarak tüm pazarlama mesajlarını reddedebilir veya gelen mesajı 2780’e ileterek o markanın mesajlarını engelleyebilir.”

Kaynak : 