Özelleşen Türk Telekom’da personelin durumu konulu haber ve yorumlara Bu konudaki Özel dosyamız içinden ulaşabilirsiniz.
Türk Telekom’un % 55’nin özelleşmesi ve hisse devrinin yapılmasının üzerinden geçen 2 aya yakın süreden beri Türk Telekom’da nakle tabi olan kadrolu, sözleşmeli ve İş mevzuatına tabi kapsam dışı personelin ne olacağı sorusu, çalışanların kafasını meşgul etmeye devam ediyor.
Çalışanlar yıllarını verdikleri bu Şirketten ayrılıp ayrılmama konusunda hayatlarının en önemli kararlarından birisini vermek durumundalar ve bu kararı vermek pek de kolay gelmiyor. Bu haftaya dek, Şirket yönetiminin, şirketi yönetmek için yeterince zaman bulamamış görüntüsü altında, nakle tabi personelle ilgili açıklayıcı bilgiler gelmediği için çalışanların tedirginliği de her geçen gün artmaktaydı. Onlar ya naklen başka kuruma gidecek, orada eski çalışanlara göre çok yüksek maaş alacaklar ve o kurum çalışanları tarafından kendilerine iyi gözle bakılmayacak, birer bankamatik memuru gibi algılanacaklar ya da Şirkette kalmak isteseler de hangi şartlarda kalacaklarını bilmedikleri için tedirgin olacaklardı.
İşte Türk Telekom’da nakle tabi personel bu düşüncelerle bu güne kadar geldi. Salı günü ilki Trabzon’da başlatılan toplantılarla Şirkettin insan kaynakları politikasının ana hatlarının da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı görülüyor.
Dün Adana’da İcra Kurulu üyelerinin katılımı ile yapılan bilgilendirme toplantısında ise Türk Telekom’un gelecekte uygulayacağı İnsan Kaynakları Politikası ile ilgili bana göre sürpriz sayılabilecek açıklamalar yapıldığını görüyoruz. Özellikle, İcra Kurulu Başkanı Paul Doany’nin Şirketin uygulayacağı İnsan Kaynakları politikası konusunda son derece çarpıcı açıklamalarda bulunduğu görülüyor.
Öncelikle insan kaynakları ile ilgili çalışmalarda geç kaldıklarının farkında olduklarını belirterek söze başlayan Paul Doany nakle tabi sözleşmeli ve kapsam dışı personelin Şirkette kalmak veya naklen başka kuruluşlara gitme konusunda bir karar vermenin eşiğinde olduğunu, kendilerinin Türk Telekom’da bir tek personelin gitmesine dahi gönüllerinin razı olmadığını, personelin Türk Telekom gibi büyük bir Şirkete güvenmeleri gerektiğini, buna rağmen kendilerini devlet memuru gibi görenlerin ve devlet memuru ayrıcalığından kopmak istemeyenlerin başka kurumlara gitme yönündeki tercihlerine de saygılı olacaklarını belirti.
Türk Telekom’da kalmak isteyen, ancak iş güvencesi konusunda kaygıları olanlara, iş güvencesi kavramından ne anlaşılması gerektiğini anlatarak devam eden Doany İş güvencesinin üç unsurdan oluştuğuna işaret ederek bu güvencenin olabilmesinin şartlarını aktardı.
Buna göre Doany;
-
İş güvencesinin birinci unsurunun o ülkenin gelişmişlik düzeyi ile ekonomik göstergelerinin olumlu olup olmadığına bağlı olduğunu, ekonomik kriz içinde olup olmadığına, yatırım yapacak yerli ve yabancı sermayenin o ülkeye duyduğu güvene, yatırım yapma isteğine bağlı olduğunu, Türkiye’nin son yılarda ekonomik gelişme konusunda önemli adımlar attığını, ekonomisinin krizden çıkarak olumlu yönde ilerlediğini, ekonomik göstergelerin son derece istikrarlı olduğunu, yabancı sermaye kaynaklarının Türkiye’de yatırım yapmak için bir yarış içinde olduğunu, Oger Telekom’un da bu göstergelere bakarak Türk Telekom ihalesine girdiğini, bu nedenle ülke ekonomisinin iş güvencesi yönünden önemli sinyaller verdiğini belirtti. - İş güvencesinin ikinci unsurunun; insanların çalışmayı düşündüğü Şirketin büyüklüğü ve mali yapısıyla ilgili olduğunu, Şirketin belirli bir büyüklüğü, insan kaynakları yetkinliği, teknolojik gelişme düzeyi ve sağlam bir mali yapısının olmasının istihdam açısından en önemli güvence olduğunu, bu göstergeler iyi ise çalışanların işini kaybetme riskinin az olacağını belirttikten sonra Türk Telekom’un bu gün dünyanın en önemli sabit hat operatörlerinden biri olduğunu, sağlam gelir kaynaklarının bulunduğunu, gelecekte yapacağı yatırımlarla durumunun daha da gelişeceğini ve bulunduğu coğrafyada daha da güçleneceğini, hatta yakın gelecekte bazı Telekomünikasyon şirketlerini satın alarak bünyesine katacağını ve daha da güçlü bir Şirket haline geleceğini, bu derece büyük ve sağlam bir Şirketin iş güvencesinin en önemli dayanağı olduğunu söyledi.
- İş güvencesinin üçüncü unsurunun ise; çalışanların bilgi düzeyi, tecrübeleri, performansları, motivasyonları gibi işlerinde gösterecekleri başarıya dayalı olduğunu, Türk Telekom personelinin bilgili, çalışkan, üretken ve başarılı olduğunu, bu başarılarıyla Türk Telekom’un bu günlere geldiğini, nitekim Şirketin ADSL satışında elde ettiği başarının dünya çapında bir başarı olduğunu, bu başarıyı sağlayanların ise Türk Telekom’un personeli olduğunu bildiklerini ve onlara son derece güvendiklerini, onlarında bu Şirkete güvenmelerinin gerektiğini ve bu nedenle çalışanların iş güvencesi konusunda bu kriterlere göre endişe etmeleri gerek olmadığını ve bu nedenle çalışanların iş değiştirmelerinin anlamlı olmadığını iletti.
Şirkette çalışan ve nakle tabi olan personelin hiçbirisinin Şirketten ayrılmalarına gönüllerinin razı olmadığının altını bir defa daha çizdikten sonra Doany Şirkette kalmaya devam edecekler ve etmeyecek olanlarla ilgili olan sürpriz sayılacak önerilerini açıkladı;
Haberin devamını Türk Telekom’dan Personel’e Süpriz Teklif – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 