Bugün ilginç bir mail aldım. Bir Türk Telekom çalışanı açıkkalplilikle “karmaşık duygular içindeyim” diyordu. Ama karmaşık duygular içinde olan sadece o değil. Geçtiğimiz haftanın başından itibaren yani Resmi Gazetede yayınlanan “satış kararı”ndan sonra, sektördeki herkes birdenbire bir boşluğa düşüverdi. Başka bir deyişle herkesin ayakları suya değdi. Üstelik hem kamu’su hem de özel tarafı.
Bu birkaç yazılık dizide anlatacağım FARKINDALIK henüz sektör dışına yansımadı.Sektör dışındakiler “bilen” ya da “bilmeyen” insanları ile ihalenin yapıldığı 1 temmuzdan bu yana “Türk Malı”, “Nasıl Arab’a satılır?”, “Ermeni destekçisi firmaya mı satılıyor?”, “Türk Şirketleri alamaz mıydı?”, “filan yılda filan milyar $ getirdi, nasıl satılır” gibi aslında olmaması gereken bir platformda tartışıyor, ki bunu rahmetli Uğur Mumcu “bilgisi olmadan fikir beyan etmek” şeklinde tarifliyordu ama telekom sektörü şu anda başka seviyede tartışmaya başladı. Ben işte size bu başka seviyeyi anlatacağım.
Satışın onay kararı Resmi Gazetede yayınlanmasından bu yana yani 1 haftadır, pek çok kişiyle görüşüyorum. 5 yıldır sektörün, hukukçusu, teknik yöneticisi, girişimcisi, Rekabet ve Telekomünikasyon Kurumları gibi bürokrasisi tarafından en çok okunan portali olmak, haberleri büyük bir doğrulukla, tarafsız ve güncel olmak bir avantaj getiriyor. Bir olay olduğunda herkes sizi arıyor. Ya fikrini anlatıyor. Ya da fikrinizi soruyor.
Ben de size bu fikirleri, yani 1 üstteki paragrafta belirttiğim “telekom sektörünün kendisini bulduğu yeni noktayı”, yine sektörün kendi sakinlerinin ağzından –yer yer röportajlarla—aktaracağım. Bu arada bu yazı dizisinin sonraki safhalarında yer almak isteyen olursa, memnuniyetle dinleriz. Ama bu diziyi okuyanlardan ricam, olayı herhangi bir sınıflandırma yapmadan, nüansları anlamaları. Bu bir FARKINDALIK yazısı..
Yarın ki bölümde Özelleştirmede 2 Farklı Kamp bölümünü okuyabilirsiniz.



Kaynak : 