3cü yıldır toplanamayan ve bu nedenle de temettü dağıtamayan Turkcell Genel Kurulu’nun yarattığı tıkanıklığın aşmak için, SPK’ya yönetim kurulunu çalıştırabilecek düzeyde yönetim kurulu üyesi atamanın önü açıldı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Merkez Bankası ve Elektrik Piyasası ile ilgili birçok kanunu değiştirecek düzenlemeler içeren torba kanunun 19 maddesi daha TBMM’de kabul edildi. Bu değişikliklerden birisi bahsettiğimiz Turkcell ile ilgili olan[1].
Mecliste kabul edilen maddeye göre Sermaye Piyasası Kurulu, halka açık ortaklıkların yönetim kurullarında, yönetim kurulu üyelerinin tamamının veya bir kısmının görev süresinin dolması veya üyeliklerinin boşalması sebebiyle yönetim kurulu toplantı yeter sayısının sağlanamaması ve görev süresi dolan veya üyeliği boşalan yönetim kurulu üyelerinin yerlerine görev sürelerinin bitimini veya üyeliğin boşalmasını takip eden 30 gün içerisinde yeni yönetim kurulu üyelerini seçmek üzere, genel kurulca yeni üyeler seçilinceye veya başka üyeler atayıncaya kadar görev yapmaları için, yönetim kurulu toplantı yeter sayısını sağlayacak asgari sayıda yönetim kurulu üyesini resen atayacak.
Atanacak üyede, kurulun kurumsal yönetim ilkelerinde sayılan bağımsızlık kriterlerini sağlama şartı aranacak.
Turkcell’de ortakların anlaşamaması nedeniyle genel kurul 3 yıldan beri gerçekleştirilemeyince, SPK, borsadaki Turkcell küçük yatırımcısını korumak için, mart ayında 3 bağımsız yönetim kurulu üyesi atamıştı. Ancak buna rağmen genel kurul yine toplanamadı. Bu arada da yönetim kurulundaki 4 üyenin görev süreleri nisan sonunda dolmuş oldu. Şu anda Turkcell’in yönetim kurulunda sadece SPK’nın atadığı 3 üye var. Karar alınması için 5 üye gerektiği için, kabul edilen madde yürürlülüğe girdiğinde, SPK yeni 2 üye daha atayabilecek.
İyi mi, Kötü mü?
Torba kanun içindeki ilk olarak Turkcell’i etkileyecek olan bu değişiklikle ilgili olarak telekom sektöründe çeşitli yorumlar var. Bunlardan birisi “küçük yatırımcıların hakkı korunacak” yorumu, diğeri ise “Turkcell bağımsızlığını kayıp mı ediyor?” yorumu. Hükümetin Türk Telekom üzerindeki etkisi biliniyor. SPK’nın müdahelesi ise, Turkcell’e bağımsız adı altında AK Partiye yakın üyeler atanması anlamına gelecek. Çünkü daha önce atanan 3 üye eski bakan ve yetkililer bu şekilde seçilmiş durumda. Dolayısıyla ilgili herkes duruma nefesini tutarak bakıyor.
Ancak durumun bu hale gelmesine neden de ortakların anlaşamaması oldu. Konuya yakın bir uzman turk-internet.com’a şunları söyledi :
Çukurova Holding’e karşı birleşen diğer 2 büyük ortak TeliaSonera ve Altimo önce Rusya’daki Megafon’u da içeren bir şirkette Turkcell hisselerini ortak yönetme kararı aldı ve bunu bir basın toplantısıyla duyurdular. Ama bu şirket Megafon’daki diğer ortağın baskısı ve başka nedenlerle olamayınca, bu sefer genel kurulu ibra etmeyerek ya da çoğunluk katılımını sağlamayarak, genel kurulun yapılmamasını sağladılar. Muhtemelen, temettü ödenmesini engelleyerek Çukurova’yı para baskısına sokmayı ya da belki küçük yatırımcının baskısını sağlamayı planladılar. Ama şimdi Turkcell yönetim kurulu SPK’nın atadığı ve atayacağı kişilerin eline geçiyor. Bunun ise ne yaratacağı bilinmiyor. Hep birlikte göreceğiz.
Süreyya Ciliv : İşimiz bu sıkıntıdan etkilenmedi ve etkilenmeyecek
Öte yandan, geçen hafta AA Finans Haberleri Terminali’nin canlı toplantılar dizisi AA Finans Masası’na konuk olan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, genel kurulunu gerçekleştirilememesine konusunda,
“Ben çok isterdim ki Genel Kurullar çok başarılı bir şekilde yapılsın, yerli yabancı, küçük büyük bütün hissedarlarımız dengeli bir şekilde temsil edilsin. Zaten SPK’nın de istediği buydu.
Turkcell takımının diğer tarafları çok başarılı çalışmasına devam ediyor. Yönetim kurulumuz da bence önümüzdeki dönemde güçlü bir şekilde yapılanırsa o zaman Turkcell takımı daha da güçlü olacak.
Bütün ekibimizle gece gündüz işlerimize odaklı çalışıyoruz ve takımın bu odağını kaybetmemesi için de senelerdir emek veriyoruz. İşimiz bu sıkıntıdan etkilenmedi ve etkilenmeyecek”
dedi ve Genel Kurul’un ne zaman toplanacağı konusundaki soruya da şöyle cevap verdi :
“Genel Kurul’un yapılabilmesi için, hissedarların anlaşarak Genel Kurul’da Turkcell’in yüzde 51’ini temsil eden şirketin doğru şekilde temsil edilmesi lazım. Bence sıkıntı oradan geliyor. Turkcell’in yüzde 51’ine bir şirket sahip. O şirketin 3 büyük ortağı var. 3 ortak aralarındaki anlaşmazlık yüzünden yüzde 51 Genel Kurul’da temsil edilmeyince çoğunluk sağlanmadı. Çeşitli sebeplerle önümüzdeki dönemde 3 ortak arasındaki anlaşmazlıkların çözüleceğini ümit ediyorum. O zaman Genel Kurul da yapılır ve tekrar temettü dağıtmaya başlarız.”
Birikmiş temettülerin ödenip ödenmeyeceğine yönelik bir soruya da Ciliv, şöyle cevap verdi:
“Bu süreçte, yönetim ekibi yönetim kuruluna bir tavsiyede bulunuyor, tavsiye değerlendiriliyor ve karara bağlıyor. Sonra Genel Kurul’a soruyor. Temettünün dağıtılmasında son yetkili makam Genel Kuruldur. Genel Kurul’un toplanması ve çoğunluğun kararı çok önemli. O kararı beklememiz gerekiyor. O belli olmadan bir şey söylemek yanlış olabilir.”




Kaynak : 