TÜSİAD, Birleşik Krallık Büyükelçiliği işbirliği ile “Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin G20-B20 Önceliklerini Yatay Kesen Rolü ve Büyüme ile İstihdam Üzerindeki Etkileri” başlıklı bir toplantı düzenledi. Bu toplantıda bilgi teknolojilerinin eğitim, bankacılık/finans, otomotiv, gıda/tarım ve sağlık sektörlerindeki Türkiye’deki durumu konuşuldu.
İş dünyası bilgi ve iletişim teknolojilerini öncelikli konuları arasında tanımlamaya devam etmekte. Öte yandan, dijital ekonomi ve onun alt başlıklarından biri olan bilgi ve iletişim teknolojileri, B20 Türkiye tarafından diğer tüm görev güçlerini (ticaret, altyapı ve yatırım, büyümenin finansmanı, istihdam, yolsuzlukla mücadele, KOBİ’ler ve girişimcilik) yatay kesen bir tema olarak belirlendi.
Toplantıda bilgi ve iletişim teknolojilerinin çeşitli sektörlere etkisi, iş dünyasının bakış açısıyla devletlerin bu alandaki sorumluluğu ve G20/B20’nin bilişim ve iletişim teknolojileri alanındaki durumu tartışıldı.
Toplantının açılış konuşmaları, TÜSİAD Dijital Ekonomi Yuvarlak Masa Başkan Yardımcısı ve Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon Çalışma Grubu Başkanı Erol Bilecik ve Birleşik Krallık Başkonsolos Yardımcısı Rafe Courage tarafından gerçekleştirildi.
Toplantı kapsamında “Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında B20-G20 Etkileşimi / İhtiyaçlar ve Araçlar” konulu bir panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Accenture Finanslar Hizmetlerden Sorumlu Yönetici Ortağı Onur Doğan’ın yaptığı panele EY Yönetici Direktörü Ahmet Hasanbeşeoğlu ve Kalkınma Bakanlığı Planlama Uzmanı Dr. Agah Reha Turan konuşmacı olarak katıldı.
Panelin bir bölümünü aşağıda izleyebilirsiniz.
Panelin ardından “Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Etkin Kullanımından Yararlanacak Sektörler ve Alanlar” konusunda bir tartışma oturumu gerçekleştirildi.
Bu tartışma oturumda değinilen sektörler eğitim, bankacılık/finans, otomotiv, gıda/tarım ve sağlık oldu. Bu alanlardaki bilgi ve iletişim teknolojilerinin durumu konuşuldu. Genel olarak tartışmadan sektörlere göre çıkan sonuçlar şöyleydi.
Eğitim
Türkiye’de kalifiye iş gücü arttırılıp bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüne yönelik derslerin arttırılması gerekiyor. Türkiye eğitim stratejesini değiştirerek eğitime daha çok yatırım yapmalı. Türkiye’deki genç nüfustaki potansiyel çok fazla fakat eğitime yeteri kadar önem verilmezse, Türkiye bu eğitim sistemiyle değişen dünyaya ayak uyduramaz. Matematik, mühendislik ve teknoloji bölümlerine, inovatif eğitime ve analitik düşünceye çok daha fazla önem verilmeli.
Bankacılık/Finans
Türkiye’de bankacılık 2000’li yıllardan itibaren çok güçlü ve hızlı bir dönüşüme girerek internet ve mobil bankacılıkta birçok Avrupa ülkesinin önüne geçti. Dijitalleşen dünya ekonomisiyle birlikte yürümek için, bankacılıktaki dijitalleşme uçtan uca bi süreç olarak görülmeli. Bankacılar müşterilerini tanımalarının yanı sıra aynı zamanda onları sosyal medyadan da takip ederek onların ne istediğini çok iyi anlayarak onlara çok daha özel hizmetler sunmalı. Bankacılıktaki bütün süreçler elden geçmeli ve analiz çok iyi kullanılmalı. Ayrıca parekende tarafından bankacılık ve finans alanlarını çok ciddi şekilde tehdit eden bir dalga gelmekte.
Finansçıların bunun farkında olmaları ve bu dalgaya hazır olmaları gerekiyor. Şunu da unutmamak gerekiyor: “Bankacılık her zaman var olacak ama gelecekte bankalara ihtiyaç olmayacak.”
Otomotiv
Otomotiv sektörü ve bilgi teknolojilerinin entegrasyonu bakımından yani dijital dönüşüm bakımından diğer sektörlere göre çok daha alt sıralarda yer alıyor. Aslında akıllı ulaşım, sürücüsüz arabalar, birbiriyle konuşan araçlar.. vb gibi sektörün potansiyeli çok olsa da sektör ve bilgi teknolojilerinin birlikte yürümesi biraz zaman alacak gibi görünüyor. Dünyada otomotiv sektöründe %12 gibi bir dijital dönüşüm var fakat bu dönüşüm için çok ciddi maliyetler var. Otomotiv sektöründe en fazla dijital dönüşüme girmiş olan alan pazarlama alanı.
Gıda/Tarım
Gıda ve tarım sektörü hasat alındığından itibaren tüketiciye ulaşana kadar geçen bütün süreçleri kapsıyor. Işletmeler hammaddenin alınması aşamasında bilgi teknolojilerini aktif bir şekilde kullanıyor fakat çiftçiler yani sektörün büyük kümesi hala geleneksel tarım yaptığı için burada bilgi teknolojileri hala kullanılmıyor denilebilir. Sektörün dönüşmesi için bilinç ve jenerasyon birinci, ekonomik boyut ise ikinci kilit noktayı oluşturuyor.
Sağlık
Sağlık sektöründe Türkiye e-sağlık, e-nabız, e-reçete gibi yeniliklerle dijital dönüşüme girdi. Fakat regülasyonlar, hasta hakları, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’ndaki sorunlar insanları hala tedirgin ediyor. Sağlıkta hala standardize edilmiş hasta kanunları yok. Aslında sağlık sektörü verinin üretilme hızı açısından bilgi teknolojilerine en yakın sektör olduğu halde, sağlık verilerini toplamak ve bu verilerin entegrasyonundaki sorunlardan dolayı Türkiye’de sağlık sektörünün dijitalleşmesi için gidilecek daha çok yol var.

Kaynak : 