Doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen karmaşık bir gelişimsel farklılık olan otizmin son yıllarda görülme oranı büyük bir hızla artıyor ve günümüzde her 68 çocuktan birisi otizm riski ile doğuyor. Din, dil, ırk, sosyal statü ayırt etmeyen otizmin tek ilacı ise, erken tanı ve eğitim.
Erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile haftada en az 30 saat kendi ihtiyaçları doğrultusunda bireyselleştirilmiş eğitim alan otizmli çocukların yaklaşık yarısında, otizmin belirtileri kontrol altına alınabiliyor, büyük bir gelişim kaydediliyor ve ergenlik çağına geldiklerinde diğer akranlarından farkı kalmayabiliyor.
Ülkemizdeki 350.000 otizmli çocuktan biri olan Cem Sezgin, erken tanı ve eğitimin otizmli bir bireyin hayatında nasıl bir fark yaratabileceğinin de en güzel örneklerinden biri oldu. Bugün 18 yaşında olan Cem, Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Okulu’nda aldığı eğitimle okuma-yazma, okuduğunu anlama, matematik becerileri, sosyal ve toplumsal uyum becerilerinde büyük ilerlemeler kaydetti. Eğitimin ilk yıllarında gösterdiği problem davranışlar sebebiyle devam etmekte zorlandığı kaynaştırma eğitimine tekrar geri döndü, 8. sınıfta müzik yeteneğini keşfeden öğretmenin yönlendirmesi sayesinde eğitimine güzel sanatlar lisesi müzik bölümü öğrencisi olarak devam etti. Bateri ve piyano çalabilen Cem, aynı zamanda bir kargo şirketinde haftanın belirli günleri çalışmaktadır.
2015 yılında milli takıma seçilerek milli sporcu olma şansını yakalayan Cem Sezgin, 8 – 14 Haziran 2016 tarihinde ise INAS Loano Avrupa Özel Sporcular Yarışmasında 4*100 Bayrak yarışında bronz madalya için kürsüye çıkmış ve otizmli gençlerin neler başarabileceğinin en güzel örneği oldu.
Türkiye’de Her 10 Kişiden 7’si Otizmi Duymamış!
GFK Türkiye desteğiyle Tohum Otizm Vakfı için yapılan “Türkiye’deki Bireylerin Otizm Algısı ve Bilgi Düzeyi” araştırmasında, Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinin 15 ilinde 1.237 kişi ile yüz yüze görüşülerek Türkiye’nin otizm farkındalık karnesi çıkarıldı.
Doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen bir gelişimsel farklılık olan otizmi, araştırmaya katılanların yalnızca %29’u duyduklarını ifade etti. Otizmi duyduğunu belirtenlerin %14’ünün ise otizmi duymalarına rağmen hakkında herhangi bir fikirleri yok. Otizmi duyduğu belirtenlerin %93’ü ise otizmin belirtilerini bilmiyor.
Bilinen tek çare, erken tanı ile yoğun özel eğitim!
Bilimsel araştırmalar, erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtileri kontrol altına alınabildiğini, gelişim sağlanabildiğini, hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmadığını gösteriyor. Ancak araştırmaya katılanlardan otizmi duyanların sadece %18’i tedavi edilebileceğini düşünüyor. Yoğun, sürekli ve özel eğitim otizmin tek tedavisi olmasına rağmen, araştırmaya katılanlar otizmin tedavisinde kullanılan temel yöntemin hastanede tedavi olduğunu belirtiyor.
Otizmin belirtilerine dikkat!
Belirtiler en erken yaşamın ilk 6. ayında fark edilebiliyor. Otizmin başlıca belirtileri arasında; başkalarıyla göz teması kurmamak, gözlerin bir yere takılıp kalması, ismi söylendiğinde bakmamak, sözleri tekrarlamak, parmağıyla ile istediği şeyi gösterememek, akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermemek, sallanmak, çırpınmak, parmak ucunda yürümek, dönen nesnelere karşı aşırı ilgi ve takıntılı davranışlar sayılabiliyor. Aileler çocuklarında aynı yaştaki diğer akranlarından farklı davranışlar ve belirtiler gözlemleniyorsa vakit kaybetmeden otizm konusunda uzman bir psikiyatriste başvurmaları gerekiyor.
Konu ile ilgili açıklama yapan Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Betül Selcen Özer, “Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. 1985 yılında her 2.500 çocuktan birine konan otizm tanısı, günümüzde doğan her 68 çocuktan birisi için konulmakta. Otizmin görülme sıklığından hareketle ülkemizde, 0-18 yaş grubu arasında yaklaşık 352.000 otizmli çocuğumuzun ve gencimizin eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerden faydalanmak için beklediğini biliyoruz. GFK Türkiye’ye ülkemizde otizmin bilinirliği konusunda bize çok önemli veriler sağlayan araştırması için çok teşekkür ediyoruz. Bu araştırmanın sonuçları bir kez daha gösterdi ki otizm farkındalığı konusunda daha çok çalışmalıyız. Erken tanı ve eğitimin otizmin tek çaresi olduğunu her platformda dile getirmeliyiz. Buradan herkesi otizm farkındalığı konusunda sesimiz olmaya, otizmli bireylerin ve ailelerinin yanında olmaya çağırıyorum” dedi.

Kaynak : 