Konusunda uzman, uzun yıllardır hizmet vermiş olan Psikologların yemekte bulunduğu törende konuşan Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Doç. Dr. Serdar Değirmercioğlu; Psikoloji bilimi giderek ilgi duyulan bir alan olmakla beraber, bu mesleğin mensupları hala pek çok sorun yaşamaya devam ediyorlar. Yaşanan sorunların içerisinde en önemli olanı ise Türkiye’de psikologların mesleki haklarını koruyan ve belirleyen bir “MESLEK YASASI” bulunmamasıdır. Bu durum bizleri iş ve yaşamda pek çok zorlukla karşı karşıya getirmektedir. Oysa, özellikle büyük şehirlerde psikologlar ve psikoloji mesleği yaşamımızın vazgeçilmez unsurları haline gelmişlerdir. Okullarda, işyerlerinde, cezaevlerinde, yurtlarda ve aile gibi özel yaşam alanlarının içinde insanları ruhsal açıdan daha sağlıklı olabilmeleri için çalışan psikologların çok geniş bir yelpazede hizmet verdikleri görülmektedir” dedi.
Sözlerine devam eden Sn. Değirmencioğlu, ayrıca, psikologlar, önemli toplumsal olaylarda da üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam ediyorlar. Daha dün Marmara, Afyon depremlerinde insanların imdadına büyük bir azimle koşan ve toplumun takdirini kazanan psikologlar, şimdi de Bingöl depreminde mağdur olan Bingöllülerin yanında olmak için çaba sarf ediyorlar. Kamuya yönelik bu tür gönüllü çalışmaları koordine eden ve genel merkezi Ankara’da bulunan Türk Psikologlar Derneği; İstanbul, İzmir ve Bursa şubeleriyle psikologların tek meslek örgütü olma niteliğini taşıyor.
Avrupa ülkelerinde psikologların çok daha iyi bir yaşam standartları olmakla birlikte, eğitim standartları ve yasal hakları da Türkiye’dekinden çok daha ileride bulunmakta. Türkiye dışında tüm Avrupa ülkelerinde psikologların meslek örgütü sadece dernekler değil, meslek odalarıdır. Türkiye’de meslek odalarının yokluğu ise, psikologların kendi mesleklerini geliştirme ve yasal sınırlarını belirleme olanlarını son derece kısıtlı hale getiriyor. Tüm zorluklara rağmen psikologlar, “hem var, hem yok” muamelesi gördükleri Türkiye’de mensubu oldukları mesleğin sorumluluğunu en iyi şekilde taşıyarak, toplumun kendilerine olan sempatisinin farkında ve ona layık olmaya çalışarak mücadelelerine devam ediyorlar. Ruhsal açıdan daha sağlıklı ve kendiyle barışık bir toplum özlemine beraberce ulaşmak dileğiyle, tüm psikologların psikologlar günü kutlu olsun… diyerek sözlerini noktaladı.



Kaynak : 