Tunçmatik, yeni markası Powergie ile güneş enerjisine odaklanıyor. Bugün, Çırağan’da düzenlenen bir basın toplantısıyla Japonya’dan ithal ürünlerini tanıtan Tunçmatik, Türkiye’de eerji kavramına farklı bir boyut getirmeyi planlıyor.
Toplantıda bir konuşma yapan Kyocera şirketinden Yasunori Matsumoto, insanlara ve doğaya karşı taahhütlerinin olduğunu söyledi. Güneş hücreleri ile elektrik üretmek anlamına gelen “Photovoltaic” kelimesinin aynı zamanda ‘güneşli bir geleceği’ ifade ettiğini söyleyen Yasunori Matsumoto, Kyocera olarak dünya ihtiyacının yüzde 18.5’lik bir bölümünü karşıladıklarını söyledi.
Her geçen gün biraz daha pahalılaşan enerji fiyatlarına rağmen talebinin 2020 yılında yüzde 60 oranında artacağını anlatan Matsumoto; “biz, çocuklarımız ve daha sonraki nesiller için de sorumlu olduğumuzu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Çevresel koşulların iyileştirilmesi için bir fırsat olarak nitelendirilen Photovoltaic enerjinin dünyada yoğun olarak kullanıldığı üç bölge bulunuyor; ABD, Avrupa’da Almanya ve Japonya. Almanya’da 2007’de kurulan ve güneşten beslenen 130 bin küçük elektrik üretim sisteminin toplam kapasitesi 1100 MW. Bu güç yaklaşık olarak Keban Barajı’nın kapasitesinde.
Konu ile ilgili olarak turk-internet.com’un sorularını cevaplayan Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer şunları söyledi;
turk-internet.com; Tunçmatik hakkında kısa bilgi verebilir misiniz?
Mehmet Özer; Tunçmatik, 1969’dan beri Türkiye’de enerji konusunda faaliyetlerde bulunan bir şirket. Çalışmalarımız, enerjinin temini, depolanması, dönüştürülmesi konularını kapsıyor. Türkiye’de en çok bilinen kesintisiz güç kaynakları markasıyız. Bunun yanısıra regülatörler, enerji koruma prizleri, piller, şarjörler, inventörler gibi farklı ürün gruplarını da kapsayan geniş bir yelpazeye sahibiz.
turk-internet.com; Neden güneş enerjisi sistemleri?
Mehmet Özer; Çünkü, şu anda dünya enerji kaynaklarına baktığımız zaman gelişmiş uluslar güneş enerjisini çok ciddi bir şekilde kullanıyorlar. Bu çok yükselen bir trend, Ama, Türkiye bu konuda dünyada çok ciddi oranda güneş alan bir ülke olmasına rağmen bu konuda neredeyse sıfır. Afrika ülkelerinden bile daha geri diyebiliriz. Şu anda AB üyelerine baktığımız zaman Türkiye, bu konuda en fazla potansiyele sahip ülke. Almanya’ya göre baktığımız zaman Almanya’daki verime göre 3 katı verim alabiliyoruz. Ama, Almanya’nın, güneşten enerji kapasitesi bizim 4 bin katımız. Yani, Türkiye, hiç de hak etmediği bir yerde bulunuyor.
turk-internet.com; Alıcı kitlenizi kimler oluşturuyor?
Mehmet Özer; Şimdi, bizim hedeflerimize baktığımız zaman konutlar, küçük işyerleri, ticari işletmeler, Alışveriş Merkezleri, kamu binaları, askeri tesisler, ya da daha üst seviyede baktığımız zaman oto-prodüktör güneş çiftlikleri kurulması yani bir çeşit tarlaların güneş panelleriyle kaplanıp buradan enerji üretilmesi. Ve en önemlisi yüzde 100 yeşil, çevreye zararlı olmayan bir enerjiden bahsediyoruz. Bunların hepsi bizim ilgi sahamız.
Bizim ürünlerimiz, genellikle insanların çatı ya da bahçelerine kurup bedava elektrik enerjisi üretebileceği ve ürettiği enerjinin fazlasını devlete satabileceği sistemleri içeriyor.
turk-internet.com; Bu sistemlerin kullanılması için her hangi bir regülasyon gerekiyor mu?
Mehmet Özer; Bu sistemlerde 500 Kw altında her hangi bir lisansa gerek yok. Ancak, enerji üretip oto-prodüktör olarak bu işin ticaretini yapmak için bir lisans gerekiyor.
turk-internet.com; Pazarın büyüklüğü nedir?
Mehmet Özer; Almanya, Türkiyenin 3’te 1’i kadar bir güneşe sahip, Almanya’daki pazar 8 milyar dolar. Yani, buradan Türkiye pazarını siz tahmin edin.
turk-internet.com; Dünyada, her gün daha da artan petrol fiyatları bu ‘yeşil enerjiyi’ nasıl tetikliyor?
Mehmet Özer; Olumlu yönde tetikliyor. Çünkü akaryakıtta yaşanan fiyat artışı git gide güneş enerjisinin ne kadar daha cazip olduğunu ortaya çıkarıyor. Yani, dünyada enerji kaynaklarına baktığımız vakit petrolde yaklaşık 40 yıllık bir rezerv var. Doğal gazda ise 60 yıllık bir rezerv var. Ama güneşe baktığımız zaman o sonsuz bir kaynak. Ve en güzel tarafı petrol ve doğal gaz gibi ücret karşılığı değil, bedava.
turk-internet.com; Peki güneş olmadığı zaman, kışın ne olacak?
Mehmet Özer; Şimdi burada çok güzel bir konuya değindiniz. Bunun, yazla kışla hiç alakası yok. Bunun, aydınlıkla alakası var. Güneş ışınlarıyla alakası var. Konu ısı değil. Dolayısıyla mesela Uludağ’da kayak yapılan bölgeler ışınlar çok yüksek olduğu için ideal bir ortam. Kışın da aynen devam ediyor. Sadece güneşlenme saati önemli. Yani yazın iklimsel olarak 8 saat güneş alan bir yer kışın 5 saat güneş alıyor, ancak onun dışında üretim devam ediyor.



Kaynak : 