Dün, İngiliz Independent gazetesinde yayımlanan bir haberde, büyük ilaç şirketlerinin deneylerini yasal boşlukların bulunduğu ve maliyetin düşük olduğu az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere kaydırdıklarını yazdı. Gazeteye göre, ilaç şirketleri araştırmalarını daha çok Hindistan, Çin, Güney Afrika, Brezilya ve Türkiye gibi ülkelerde gerçekleştirilen klinik deneylerle sağlıyor. Bahsi geçen ülkelerde deneklerin çok daha ucuza bu görevleri kabul etmeleri ile yeterince bilince sahip olunmaması tercih nedeni sayılıyor. Olumsuzlukların yaşanması halinde bile şirketler bu ülkelerde herhangi bir sorunla karşılaşmıyor.
Türkiye’de, Ocak 2007 ile Aralık 2010 tarihleri arasında yapılan ilaç deneylerinde kobay olan binlerce kişiden 893’ünün hayatlarını kaybettikleri iddia ediliyor. Türkiye, en fazla can kaybının yaşandığı 11’nci ülke olarak dikkati çekiyor. En fazla ölümlerin yaşandığı ülkeler arasında Güney Kore, Taywan, Brezilya, Çin de yer alıyor. Toplam 178 ülkede 120 bin klinik testlerin yapıldığı tahmin ediliyor. İlaç endüstrisi kuruluşlarının bu yöntemle maliyetlerini yarıdan fazla (%60) düşürdükleri öngörülüyor.
İddialar üzerine Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan kısa açıklamada, gazetede yer verilen iddiaların doğru olmadığı ifade edildi. Açıklamada,
“klinik deneylere katılmak bir hasta hakkıdır ve tamamen gönüllülük esasına göre yapılmaktadır. Türkiye’de yapılan klinik çalışmalar uluslararası mevzuat çerçevesinde yapılmakta ve çok sıkı bir şekilde denetlenmektedir”
denildi. Ancak, Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunan, Türkiye’de klinik deneyler neticesinde ölümlerin görüldüğünü ifade ediyor. Kanser ve benzer ağır hastalık durumlarında sürdürülen araştırmalarda ölüm vakalarının olabileceğini belirten Prof. Dr. Tulunan, böyle bir ölümün nedeninin verilen ilaçtan ya da başka bir sebepten mi olduğunun belirlenmesinin zorluğuna dikkati çekiyor.
Klinik deneylerde uygulanan prosedür hakkında bilgi veren Prof. Dr. Tulunan, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“İki tür araştırma söz konusu: sağlıklı denekler ve hasta denekler üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar. Bir ilaç çalışması 4 evrede tamamlanır. Birinci faz 100-150 kadar sağlıklı gönüllüler üzerinde, klinik farmakologlar tarafından yapılır. Bu evre başarıyla tamamlanırsa ikinci evreye geçilir. Bu da başarıyla tamamlanırsa çok daha geniş kitleler üzerinde araştırmalara devam edilir. Bu, kimi zaman 15 ila 20 bin deneğe kadar ulaşabilir. Bu çerçevede gönüllü deneklerle ‘Olur Formu’ adı verilen bir sözleşme imzalanır. Aynı kapsamda deneklere kullanılacak ilaçların yan etkileri bildirilir ve hasta ölüm dahil her sonucu kabul eder.”



Kaynak : 