Bu yazının önceki bölümlerini
– Risk Sermayesi – Private Equity
– ‘Private Equity’ Piyasasının Gelişimi – Tarihi
sayfalarından okuyabilirsiniz.
Terimleri yerli yerine oturtmak adına: “Venture Capital” bir “Private Equity” yatırım şekli olduğuna göre bir “VC” fonu ile bir “PE” Fonu arasında ne gibi farklar vardır?
Daha önce de değinildiği üzere bu fonlar yatırım yaptıkları portföy şirketlerine yönetim ve stratejik açıdan önemli gördükleri konularda yardımcı olurlar. Bu iki finansman şekli arasındaki fark çok belirgin olmasa da genellikle “VC” yatırım ortaklıkları portföy şirketlere “PE” fonlarına oranla daha çok yönetimsel yardımlarda bulunmalarıdır.
Bunun belki de başlıca nedeni “VC” in şirketlere daha erken aşamalarda yatırımlarda bulunmasıdır. Yatırım yapıldığında şirket genellikle daha erken bir aşamada olduğu için “general partnerlerin” bilgi birikimine ve deneyimlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Şirketin yaratacağı değerin bir kısmı da “VC” yatırımcıların katkılarıyla oluşturulacaktır. Bu yüzden de çoğunlukla belirli konularda uzmanlaşmış “VC” yatırım ortaklıkları görülmektedir.
“PE” şirketlerinin yatırım yaptığı şirketler genellikle belirli bir büyüklüğe ulaşmış, Pazar-payı bulunan, faaliyet karlılıkları olan ve hızlı büyümekte oldukları için bu yönetimsel desteklere daha az ihtiyaç duyarlar.
“Incubator”in “VC” firmasından farkı nedir?
“Incubator” denen şirketler yatırım yaptıkları şirketlere yönetim ve stratejik yardımlar dışında ofis, ekipman, hukuki destek sağlayıp bu şirketlerin ileride “VC” edinmelerine de destek olurlar. Bazı ‘Incubator’ların aynı zamanda “VC” fonu olanları da vardır.

“Angel” Yatırımcıyı çekirdek finansmanı sağlayan “Venture Capital” den ayıran nedir?
“Angel” yatırımcılar şirketlere VC’den de önce finansman ve danışmanlık sağlayan kişilerdir. “Angel” ortaklıkları bulunmasına rağmen bu ortaklıklar genellikle kurumsallaşmamıştır. “Angel” yatırımcı belirli konularda danışmanlık yapmasına rağmen aktif bir profesyonel yönetici gibi davranmaz ve çoğunlukla kontrol yetkisinden uzaktır. Çoğu “Angel” yatırımlar avukatlar yada muhasebeciler gibi profesyonel olarak aracılık görevi yürütmeyen kişiler tarafından organize edilir.
İyi de bu Başlangıç,Gelişme ve Mezzanine VC de nereden çıktı şimdi?
Zamanla gelişip büyüyen “VC” piyasası uzmanlaşmış “VC” şirketleri yaratmıştır. Bu şirketler sadece yatırım yaptıkları alanlar (örneğin bilişim, Internet…) itibari ile değil, yatırım yaptıkları şirketlerin ‘yaşı’ ile de sınıflandırılırlar.
Başlangıç (seed/start-up) görüldüğü üzere en erken yatırım yapan “VC” grubudur. Bu sınıfta bulunan VC şirketleri portföy firmalarına kuruluş aşamalarındaki uzmanlıkları ile yardımcı olurlar. Her ne kadar daha çok risk almış olsalar da çok erken yatırım yaptıkları için olası bir başarıdan en çok kar eden yatırımcı grubu olurlar genellikle.
Gelişme “VC” (Later-Stage VC) ise daha önce birkaç tur “VC” yatırımı almış şirketlerin gelişimlerine finansman sağlayan şirketlere denir. Bu sınıfta bulunan yatırımcı şirketler daha az yönetimsel yardımlarda bulunurlar, daha önce yatırım yapılmış ve değerlendirilmiş bir şirkete yatırım yaptıklarından daha az risk almış sayılırlar. Getirileri ise azalan risk oranında gerilemektedir. Bunun nedeni satın aldıkları hisse senetlerinin fiyatlarının Başlangıç ‘VC’lere oranla çok daha yüksek olmasındandır.
Mezzanine “VC” ise belirli bir büyüklüğe ulaşmış, faaliyet karı bulunan ve hızlı büyüme amaçlayan şirketlere yatırım yaparlar. 1980’ler de gelişen bu piyasanın yatırım şekli borç ve hisse senedine dönüştürülebilir borç karşılığındadır. Hisse senedine dönüştürülebilir borç oranı fondan fona ve yatırımdan yatırıma değişmektedir. Bu yatırım şekli genellikle sırf kredi vermeden daha çok ama klasik “VC” yatırımında daha az getiri sağlamaktadır.



Kaynak : 